‘FAŞİZM’ olarak etiketlenmiş yazılar

DENEMELER -4 (AHMET AĞI)

Salı, 29 Haziran 2010

 

- Acı, bilinçle doğru orantılıdır.

- Sübjektivizmin varlığı, objektif bir olgudur.

- İnsanlarla arandaki mesafe, seni sırtından vuramayacakları kadar olsun.

- Bugünü yarının provası olarak yaşayanlar, hiçbir zaman bugünü yaşayamazlar.

- Ayıp, yasak, günah üçgeninde yaşayan insan için aşk yok, düş yok, umut yoktur.

- ‘İyi’ ya da ‘kötü’ dediğimiz şey, aslında ihtiyaçlar nedeniyle kaçınılmaz olandır.

- Ödül ya da ceza beklemeden, sadece ‘iyi’ olduğu için eylemde bulunan insan, en muteber insandır. ‘İyi insan’ın ortaya çıkmasıyla, bu insanı hedefleyen ahlak, hukuk ve teolojiye de gerek kalmaz.

- Başkasını oynamak, kendin olmaktan daha zordur.

- Tanrıyı oynayan, herkesi günahkar görür.

- Tanrı, insanın koyun gibi davranmasını isteseydi, insanı yaratmasına gerek kalmazdı.

- Hayat şöyle ya da böyle bir oyundur, mevzu senin nasıl oynadığındır.

- Kendi yanlışlarınızı, başkalarının doğruları haline getirmeye çalışmayın.

- Hatanın küçük olması, yolaçtığı zararın da küçük olacağı anlamına gelmez. Çok küçük önlemlerle, çok büyük felaketlerin önüne geçebilirsiniz.

- İnsan, eksiklikler bütünüdür.

- Herşeyin daha kötüsü, duyarlılığını yitirmektir.

- Ne kadar sahipsen, o kadar bekçisin.

- En büyük israf, yetenektir.

- Yaratıcı zeka, zor anlarda ortaya çıkar.

- Doğrular herkesi, yanlışlar ise söyleyeni bağlar.

- Sonradan görmezlerden değil, sonradan görmelerden sakının!

- Akıllı insan eleştirir, cahil ötekileştirir.

- Bilinç, baskıdan doğar.

- Her son, başka bir sonla sonsuzluğa açılır.

- Her özgürlüğü belirleyen bir kader vardır.

- Dualite ontolojik değilse, herşey bütününün bir parçasıdır.

- ‘Vahdet-i vücud’, tanrının ‘kuantum’ halidir.

- İnsan, tanrının taklitçisidir.

- Önemli olan seni dünyaya getirmeleri değil, nasıl bir ‘dünya’ verdikleridir.

- Bilgelerin ortak özelliği, aynı gerçeği farklı dile getirmeleridir.

- ‘Aydın insan’, kendi literatürünün karşılığını farklı terminolojilerde de kurabilen kişidir.

- Dev hacimli ‘küçük eserler’  ile küçük hacimli ‘dev eser’ler arasındaki fark, dilin gücündedir.

- Kitaplar doğrularıyla olduğu kadar, yanlışlarıyla da çok daha öğretici olabilir.

- ‘Kitap okumak’ herşey değildir ama hiç okumayan da yozlaşır.

- ‘Okumak’, sadece iki kapak arasında puntolarla dizilmiş yazıları okumak değil, yazılan herşeyin de kaynağı olan insanı, doğayı, evreni okumaktır.

- Bugün neyi okursanız yarın onu yazarsınız. Neyi ne kadar kadar iyi okursanız -genetik kodlar dahil - o kadar yeniden yazarsınız.

- Olgularla kuşatıldığımız halde, olguların dışında bir anlam aramak boşunadır. ‘Dil’ de olgusaldır ve ‘olgusal olmayan’ı ifade edemez.

- Ölüm de bir varoluş biçimidir.

- Ölüm bu denli gizemli olmasaydı, hayata bu kadar bağlanmazdık.

- ‘İyi insan’, karşısına çıkan herkese ve herşeye hakettiği değeri veren kendi haddini de bilendir.

- “Bir faydan yoksa, zarar da verme”.

- İdealleri olmayan bir insan için, hayat alışkanlıklardan ibarettir.

- Kendin olmayı başardığın sürece, başkalarıyla dost olabilirsin.

- Zaman, herşeyin üzerinde bir sarkaçtır.

- Başkasını sevmeyebilirsin ama ne alçaltıcı ne de kötü muamelede bulunamazsın, hatta sesini bile yükseltemezsin.

- Hayatımızın büyük bir kısmı alışkanlıklar ve bağımlılıklardan ibarettir. Kendi fikirlerimiz sandığımız pekçok düşünce de böyledir. Ancak ezberimizi bozan durumlarla karşılaştığımızda önce savunmaya geçer sonra da sorgulamaya başlarız.

../..

- Bir kum tanesinin dahi sırrı çözülmemişken, herşey ayan beyan ortadaymış gibi birilerine iman edenler, ‘koyun’ olmanın ötesine geçememiş olanlardır.

- İnsanı dünyaya tanrının bıraktığına inanılıyorsa, bu bile orada kalması için değil kendisine gelmesi içindir.

- ‘Dünya’, insanoğlunun sadece yaşamını idame ettirdiği ya da cezasını çektiği bir ‘cehennem’ değil, ‘yeni dünyalar’ bulması için bir başlangıçtır.

- ‘Karanlık güçler’, önce ‘bela’ çıkarıyor sonra da ”bunu ancak biz çözeriz” diyerek, her daim çaresizliğe karşı yeni bir umut görüntüsüyle ortaya çıkmaktadır. Aldıkları her vekalet, hep daha fazlasını almalarına meşruiyyet sağlarken, pek çok insan da bunlara gönülden inanıp, şükran duygularıyla herşeylerini verecek kadar teslim olmaktadır.

- Zavallı insan! günahı içinde kıvranırken, kurtarıcısına karşı sonsuz minnet ve şükran duygularıyla teslim olmuştur…

- Dünyanın ‘cehennem’, tanrının ise ‘cezalandırıcı’ olması, kendi varoluş nedenleri için oluşturdukları bir mittir. Böylece, ‘tanrı için işkence’ dahi mübah hale gelir. Meşruiyyetini ‘ilk günah’tan alan tanrı fikri, insanı ‘kul köle’ etmenin en kolay yoludur.

- Tanrı insani kültürün, insan dünyanın, dünya… gerçeğin bir parçası; söylenebilir olan herşey, gerçeğin bir parçasıdır kendisi değil.

- Hiçbir şey gerçeğin ötesine geçemez ve gerçekle kıyaslandığında, ’dünyalı tanrılar’ bile cüce kalır.

- Gerçek; herşeyi kuşatan, sonsuz çeşitlilikte, sonsuz biçimlere dönüşebilen ve söylenen herşeyin de fazlasıyla ötesinde olandır.

-İnsanlar çoğunlukla, “tanrının kavramsal gerçekliği” ile “gerçeğin tanrısallığını” aynı şey sandıklarından başkalarını yargılama hakkını da sadece kendilerinde görüyorlar.

- Ateistlerin reddettiği, sonuç itibariyle ifadesini insanda bulan tanrı anlayışlarıdır. Yoksa gerçeğin tanrısal niteliklere sahip oluşunu reddetmek için akıl ve izandan yoksun olmak gerekir.

- Din, insanın tanımladığı tanrının yaptırım gücüne dayanarak, sosyal hayatı düzenleyen kurallardır. Sonuçta da kültürün bir parçasıdır. Ateizm ise aslında dinin bir reddidir, dinin ortaya koymuş olduğu tanımlanmış tanrının reddidir.

- Aslolan gerçektir. Gerçek, herkesin ve herşeyin bir parçası olduğu halde tamamı hakkında kimsenin de bir şey bilmediği, sürekli keşfettiğimiz ve fakat yorumlarımızın da ötesine geçemediğimizdir.

../..

- İnsan, korkuların en dehşetlisiyle baskılanıyor ve anlamaya çalıştığında da aforoz edilip, işkencenin her türlüsüne maruz kalıyorsa ne böyle bir ‘din’ ne de böyle bir ‘tanrı inancı’ olamaz.

“İnsana acımayan bir tanrı”, tanrı değil olsa olsa insanın insanı köleleştirmesi için yarattığı bir ‘canavar’dır.

Ortaçağdan kalma ceza ve işkencelerle insanı yakan, öldüren, patlatan bir tanrı inancı ancak sapkın olanlara hizmet eder. Maalesef pekçok insan da böyle bir inanca, şöyle ya da böyle hizmet etmektedir. Azgelişmiş toplumlarda kötü niyetli kişilerin, toplumu istedikleri gibi yönlendirmeleri de bir o kadar kolay olmaktadır.

../..

- Herkes kendi çıkarlarını korumayı, ‘insan hakları’ gibi gördüğünden kavga ve savaşların sonu gelmiyor. Oysa insan haklarını korumak, herkesin çıkarınadır. İkisini birbirinden ayırdetmenin yolu ise ‘insan hakları’ eğitimine çocuk yaşta başlanmasıyla mümkündür.

- İki tür alçalmadan daha iyisine şükretmek, sadece çaresizliğin bir ifadesidir.

- Birilerine duvar çektiğinizde, evet onlar içeri giremez ama siz de dışarı çıkamazsınız.

- Sizi rahatsız edecek diye herşeyden uzak durmanın bedeli, sizi mutlu edecek şeylerden de mahrum kalmaktır.

- Toplumların gelişimi; bilgi ve sermaye birikimiyle olur. Bilgi birikiminin temelinde ‘dogmalar’, sermaye birikiminin temelinde ise ’sömürü’ vardır. Arzulanan “refah toplumu” için bazı olumsuzlukların göze alınması gerekiyor. Bedel ödeme de ise alt gelir grupları, herzaman en başta gelmektedir.

- Demokrasi geliştikçe, sermaye tabana yayılır.

- Demokrasilerdeki en önemli ekonomik kriterler; yoksulluk sınırının üstünde, tekelleşme sınırınınsa altında kalmaktır.

- Demokrasilerin geliştiği açık toplumlarda devlet, bireylerin hizmetinde olup, kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayan tüm unsurları da ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Aynı yapı içinde, kimi kurum ve kuruluşların hoşuna gitmese bile bireylerin seslerini en fazla duyurabildiği sistemdir. Örgütlülük açısından da Sivil Toplum Örgütleri, yönetim süreçlerinin her aşamasında vardır.

Buna karşılık kapalı toplumlarda devlet, bireylerden önce gelir ve idarecilerin gerekli görmesi halinde (devletin ve milletin yüksek menfaatleri icabı!) kişilerin aleyhine temyizi olmayan kararlar alabilir. Devletin, bireylerin üzerinde oluşu ve idarecilerinin de fazladan imtiyaz sahibi olması; totaliter, faşist bir yönetim anlayışıdır.

- Ulaşım ve iletişim arttıkça, küreselleşme de artar.

21. YÜZYILI BELİRLEYEN UNSURLAR:

· Küresel sermaye; artık dünyaya siyasilerden çok küresel sermaye yön vermektedir. Sermaye büyüdükçe, pazarı da o denli belirliyor. Pazar, tüm dünyadır.

· Liberal ekonomi / pazar ekonomisi; girişimcilerin devletden nemalanmasının yerini, herkesin parasını, pazarda rekabet ederek kazanması almıştır.

 

· Uluslarüstü yapılar; ulus devletlerin yerini ‘AB’ gibi uluslarüstü yapılar almakta ve dünya birliklere doğru gitmektedir. “Birleşmiş Milletler”in daha etkin olduğu, sınırların kalktığı ‘dünya devleti’ne doğru yol almaktayız.

 

· İnternet; küresel iletişim. Dünyada herkesin her şeyden haberdar olmasıyla “dünya kamuoyu” hergeçen gün ağırlığını daha hızlı ve etkin bir biçimde göstermektedir. Herkesin öğrenmek zorunda kaldığı ‘İngilizce’ ise dünya dili olma yolunda hızla ilerlemektedir.

 

· Çevre; tüm dünyamızdır ve onu dikkate almadan yapılan her şey sonunda bizim varlığımızı da tehdit eder hale gelmektedir (küresel ısınma, iklim değişiklikleri vs.). Uluslar arası çevre örgütleri dünya çapında etkin kuruluşlar haline gelmiştir.

 

· Sivil Toplum Örgütleri; “özgür birey, örgütlü toplum” anlayışı içinde, STK’ların görüşünü almayan hiçbir yaklaşımın da uygulanma şansı yoktur.

 

· Demokrasi; daha çok insan yönetim süreçlerinde yer almak istiyor. Demokrasilerin gelişimiyle beraber sistem de ‘mutlu azınlık’ kültüründen, ‘mutlu çoğunluk’ kültürüne doğru gelişmektedir.

 

· İnsan hakları, temel haklar ve özgürlükler; “insan hakları” bilincinin gelişmesiyle totaliter rejimler tasfiye olurken, demokrasilerin gelişimi yönünde kişi hak ve özgürlükleri de genişlemektedir.

 

Küresel uygulamalar bizleri, her geçen gün

“dünyanın evimiz, tüm insanlığın da ailemiz” olduğu yönünde evrimleştirmektedir.

 

- Zamanın ruhunu, tarihsel ve toplumsal koşulların değişimini dikkate almayan ideolojik ve dini uygulamalar, bizleri her seferinde özgürlüklerin kısıtlandığı baskıcı yönetimlere götürmektedir.

 

 

 

 

 

 

ÖZLÜ SÖZLER - ANONİM

Çarşamba, 31 Mart 2010

ÖZLÜ SÖZLER -ANONİM


 

- Yüreğiyle düşünen olmalısın, hayatı anlamlandırmak zor değil, zor olan; sevmek ve üretmek.

*

- Çok uzun yaşarsan, sevdiklerinin seni birer birer terkettiğini görürsün!

*

 

- Çocukların kalplerindeki tanrı, onların anneleridir.

*

- Mutluluk isteyenlerin değil, hakedenlerindir.

*

- Hayal etmek, bilgiden daha önemlidir. Bugün gerçek olanların hepsi, geçmişte en az bir kere hayal edilmişti.

*

- ‘İnsan beyni’ bizim anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, onu anlayamayacak kadar da ‘aptal’ olmamız gerekirdi.

*

- Mazeret terazisinin, tartamayacağı günah yoktur.

*

- İktidar gelin gibidir, kendine ortak istemez.

*

- Deveye sormuşlar, “boynun niye eğri?” diye, o da “nerem doğru ki?” demiş.

*

- Kurda sormuşlar, “boynun niye kalın?” diye, o da “kendi işimi kendim görürüm de ondan!” demiş.

*

- Gezen kurt, yatan kurttan daha iyidir.

*

- Ağacı kurt, insanı dert yer.

*

- Boş torbaya kısrak gelmez.

*

- İte bak, yattığı yere bak!

*

- İti an, çomağı hazırla!

*

- İyi adam, lafının üzerine gelirmiş!

*

- Eşşeğin sevmediği ot, burnunun dibinde bitermiş!

*

- Bir boklu dana, bütün sürüyü boklamaya yeter.

*

- Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa!

*

- İşini bilmeyen çavuşlar, sıçar bokunu avuçlar.

*

- Yüz verdik Ali’ye, sıçtı geldi halıya!

*

- Elalem deliye hasret, biz akıllıya!

*

- İnsanoğlu çiğ süt emmiş kimse bilmez fendini, her kime iyilik yaptıysan ondan sakın kendini.

*

- Her dağın kendine göre karı vardır.

*

- Benim ağzım sıkıdır, sadece camiyle kahvenin ortasında konuşurum!

*

- Ben herkese inanırım, sadece içindeki şeytana güvenmem!

*

- En yalnız insan, kendisiyle geçinemeyendir.

*

- Bilgi kutsal, yorum hürdür.

*

- Hatırda kalmaz, satırda kalır.

*

- Eden kurtulur, diyen tutulur.

*

- Bir adamı en çok, ya düğünde ya cenazede tanırsın!

* 

- Hayatta en çok neyi istersen, o şey olur.

*

- Herkes, istediği kadarını alır.

*

- Herşeyi çözdüğünü sandığın an, yanılırsın.

*

- Her arayan belki bulamayacak ama bulacak olan, mutlaka arayan olacaktır.

*

- Yaşam öyle bir öğretmendir ki; önce sınav yapar sonra ders verir.

*

- İnsanları olaylar değil, olaylara getirdiği yorumlar incitir.

*

- İnsan, en gelişmiş ilkel yaratıktır.

*

- Zor, oyunu bozar.

*

- En iyi savunma, taarruzdur.

*

- İnsan, kaybedeceği şeylere fazla bağlanmamalı.

*

- Uzak olan kardeşten, yakın olan dost daha iyidir.

*

- Bir insanın ölümünden daha kötü olan, iki insanın ölmesidir.

*

- Fazla merhametten maraz doğar.

*

- Herkesin vicdanı, kendi tanrısıdır.

*

- Ahlak; daha çok orta sınıfın uyduğu, çok zengin ve çok yoksulların ise bazen uydukları kurallardır.

*

- Azgelişmiş, yoksul ve yoksun bırakılmış toplumların da kendine özgü bir faşizmi vardır.

*

- Herkes, yargı ‘bağımsız’ olsun diyor ama kimse ‘tarafsız’ olmasını istemiyor.

*

- Doktor hata yaparsa bir kişi, hukukçu hata yaparsa herkes zarar görür.

*

- Terzinin hatasını ütü, ahçının hatasını maydonoz, doktorun hatasını ise toprak örter.

*

- Korkaklar hergün, cesurlar bir kere ölür.

*

- Korkularımız, arzularımızdır.

*

- Korkunun ecele faydası yoktur.

*

- Korkak insan; konuşması gereken yerde susan, susması gereken yerde de konuşandır.

*

- İhtiyaç, korkakları cesaretlendirir.

*

- Dilde bir ejderha gizlidir, kan dökmeden öldürür.

*

- Zihnimin kapıları açıldıkça, yalnızlığım artıyor.

*

- İki kişinin bildiği, ’sır’ değildir.

*

- Nasıl yaşarsan, öyle de ölürsün!

*

- Hayat, kurallarını tanrının koyduğu bir oyundur!

*

- Tanrı akıllıları kendine dost, aptalları ise kul olarak yaratmıştır!

*

- Olaylar insanların dışında gelişir, insanlar sadece olaylar karşısında verdiği tepkilerden sorumludur.

*

- Tanrı düşüncesi, ilkel toplumlarda bilgeliği temsil eder.

*

- Şeyh uçmaz, mürid uçurur.

*

- ‘Ama’dan önceki herşey yalandır.

*

- Bir memleketin sonunu hazırlayan, kabiliyetsiz muktedirler ile kifayetsiz muhterislerdir.

*

- Aptallar söylediklerine, akıllılar söylemediklerine pişman olur.

*

- Zekasını farkeden için en büyük zaaf, şımarmasıdır.

*

- Biz kuşbakışı diyoruz, o kuş gözüyle görmeye çalışıyor!

*

- İyimserler her felaketi bir fırsat, kötümserlerse her fırsatı bir felaket olarak görürler.

*

- Ne kadar geriye bakabilirseniz, o kadar ileriyi görebilirsiniz.

*

- Ekonomi, iktisatçılara bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir.

*

- Onlar paralarını, ben anılarımı biriktirdim.

*

- Tecrübe, yediğin kazıkların toplamıdır!

*

- Aklına satmayı koyanlar, alıncaya kadar ya ürünü değiştiriyor ya bizi.

*

- Sabır acıdır, meyvası tatlıdır.

*

- Beklemek, kavuşmaktan iyidir.

*

- Vuslat ertelendikçe, şehvet artar.

*

- Umut ertelendikçe, yerini işkenceye bırakır.

*

- Nostaljinin fazlası, gelecekten kopmadır.

*

- Karakter olduğun, itibar sandığın şeydir.

*

- Dahilik ile delilik komşudur.

*

- Elinde çekiç olan, her şeyi çivi zannediyor.

*

- Gecenin en karanlık olduğu an, sabaha en yakın olduğu zamandır.

*

- İyi insanın içinde, kötü şey durmaz.

*

- Çileye talibiz, ona bile bırakmıyorlar yaşayalım.

*

- Siyasetçi gelecek seçimleri, devlet adamı ise gelecek nesilleri düşünür.

*

- En başarılı komutan, savaşmadan zafer kazanandır.

*

- Gerçekte herkes ölür ama herkes yaşamaz.

*

- Önemli olan senin Ona (tanrı) inanman değil, Onun sana ne kadar inandığıdır.

*

- Kendisi için iyi olan (koşulsuz iyiyi isteme), başkası için iyi olandan - tanrı için bile olsa- daha değerlidir.

*

- Sizin yüksekliğiniz, bizim eğilmişliğimizdendir.

*

- Üzülmek, pişman olmaktan iyidir.

*

- Hata yapmaktan korkan, doğrusunu öğrenemez.

*

- Hayat çok kısa olabilir ama bu onun çok ilginç ve eğlenceli olmayacağı anlamına gelmez.

*

- Aklına kötü şeyler getirmezsen, kötü şeyler olmaz.

*

- Bugün dünden iyi sadece yarından daha kötüdür.

*

- Söylesem tesir etmiyor, sussam gönlüm razı gelmiyor.

*

- Aslolan, başkasını değil kendini değiştirmektir.

*

- Güce tapan, kana susar.

*

- Kanı kanla değil, suyla yıkarlar.

*

- Şiddet, şiddeti doğurur.

*

- Her şeyin aşırısı, tersini besler.

*

- Her zaman alttan alırsan, altta kalırsın.

*

- Kötülerin kazanması için, iyilerin seyirci kalması gerekir.

*

- Dünyada en güzel şey, olmasını en çok istediğin şeydir.

*

- Tarih, insanın bozduklarıdır.

*

- Tarih, kazananların kaybedenleri yazdığı menkıbelerdir.

*

- Aptallar konuşur, akıllılar dinler.

*

- Öyle insanlar var ki; konuşur, konuşur, konuşur… tâki söyleyecek bir şey buluncaya kadar.

*

- Sevmek, ihtiyaç duyulduğunda bulunman gereken yerde olmaktır.

*

- Aşk, birinin sahip olmak istediği diğerininse köle olmak istemediği ilişkinin adıdır.

*

- Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse!

*

- İnsan, ne kadar reddetse de bir şeylere inanma ihtiyacı duyar.

*

- İnsanlık tarihi, kurallarını tanrının koyduğu medeniyet kurmaca oyunudur.

*

- Tarih, eserlerini iki defa oynarmış; önce trajedi sonra da komedi olarak.

*

- Yarınlar, rahatlarına kıyabilenlerindir.

*

- Sarraf olmayan ne bilsin, zanneder her taş incidir.

*

- Tanrım! Bende düşmanlarımı altedecek cesaret var, sen beni dostlarımdan koru.

*

- Her daim mutlu bir azınlığa hizmet eden, mutsuz bir çoğunluk olmuştur.

*

- Kart kedi, taze sıçandan hoşlanır.

*

- Etme bulursun, inleme ölürsün!

*

- Göz görmeyince gönül katlanırmış.

*

- Sadece olmuşla ölmüşe çare yoktur.

*

- Eğitim; kökleri acı, meyvaları tatlı bir ağaçtır.

*

- Bataklığı kurutmadığınız sürece sivrisinekler olacaktır.

*

- İnsanlarla ilişkin ateşle olduğu gibi olsun! Çok yaklaşma yanarsın, uzaklaşma donarsın.

*

- Uluslararası ilişkilerde haklının gücünden değil, güçlünün haklılığından bahsedilir.

*

- Her millet, layık olduğu şekilde yönetilir.

*

- Zirveye çıkarken yanından geçtiğin insanların yüzüne iyi bak, çünkü dönüşte tekrar karşılaşacaksın!

 

 

ÖZLÜ SÖZLER -3

Perşembe, 18 Şubat 2010

 

 - İnsanlar, olumludan çok olumsuz uyaranlara karşı daha duyarlıdır…Bizi mutlu edecek birkaç şey varken, kendimizi kötü hissettirecek sayısız etkenlere yöneliriz.

        AMOS TVERSKY

 - Sadakat, insanı hergün doğru karar vermek zahmetinden kurtarır.

       THOMAS WATSON

 - Disiplin, kişinin kendisini cezalandırmasıdır.

       M. FOUCOULT

- Kendimizden bir şey üretememek, ne büyük zavallılıktır.

      PİCO DELLA MİRANDOLA

 - Gerçek bir taş kadar sert, bir gonca kadar yumuşaktır.

GANDİ 

- Hiçbir şey, gerçeğin ötesine geçemez.

GENERAL MacARTUR

 - İnsan, bir eksiklikler varlığıdır.

   HERDER

 - İnsan gündüzleri çalışıp didinir, geceleriyse acı içinde kıvranır.

HESEİDOS

- Bazı değerler ve bazı yaşam biçimleri birbirinden ne daha iyi ne daha kötüdür. Olsa olsa farklı şekillerde her biri yine kendi içinde değerli ve kendi içinde anlamlı yaşam biçimleridir.

 - Farklılık ve çeşitliliklerin hoşgörüldüğü bir toplum olmak yeterli değildir. Aynı zamanda bu çeşitliliklerin onaylandığı ve özendirildiği toplumlarda insanlar dolu dolu yaşayabilsin.

     İSAİAH BERLİN

 - Hayatın temelinde, ‘acı’ vardır.

- İbadetler, nafile tekrarlardan ibarettir. Sadece ‘gerçek’ var.

- Sonsuz olan, sonlu olana indirgenemez.

- İnsanların acıları, maddeye ve fikirlere olan bağlılıklarından kaynaklanır.

- En basiti başarmaktır, en zor olan. 

   BUDHA

 - Komiserin manivelası, devrim. Dava, alt yapıyı değiştirmek, üst yapı kendiliğinden değişir.

- Yogi içinse kurtuluş, içimizde. Aksiyon bir tuzak, komiserle yogi uzlaşamaz.

    ARTUR KOESTLER

  HİLMİ ZİYA ÜLKEN:

  “Kendini başka varlıklara irca ederek açıklamak, insanı mahiyetine aykırı bir tarz da düşünmek demektir..Varolanı kendisinin dışında, totolojiye bağlı bir şarta/töze bağladığımızda, onu bütünüyle bu töze indirgeyebilmek için zorunlu olarak bir kozalite ilişkisi geliştirmek durumunda kalıyoruz..

  Mikro düzeyde ise cisim, parçacıklar bütünü olarak görüldüğünden parça-bütün ilişkisi kurulmaya çalışılmaktadır..

 Yeni diyalektik materyalistlerden bazıları, bu esrarlı ve kör maddeden hür insan kişiliğine kadar yükselmenin güçlüklerini fark ettikleri için, elemanter ilk maddede dahi bir ruh ve bilinç unsurunun bulunduğunu ve bu kuvvenin gelişmesinden yüksek realitelerin doğduğunu kabule mecbur kalmışlardır”.

…/…

  - Doğanın dili, matematiktir.

   PİTAGORAS 

 - Yeterince ileri olan herhangi bir teknoloji, sihirden ayırtedilemez.

C. CLARKE

 - Sonsuzlukta her şey, başlangıçtır.

   ELİAS CANETTİ

 - Büyük patlamadan sonraki yarım saniye kimin umurunda!..Asıl çıldırtıcı olan, patlamadan yarım saniye öncesi…

 FAY WELDON

 ATALET / EYLEMSİZLİK YASALARI ve MERKEZKAÇ:

 Eylemsizlik Yasası:

- Uzayda duran bir cisim, harekete geçirilmediği sürece, devinimsiz olarak durur. Hareket halindeki bir cisim de, durdurulmadığı sürece devinime devam eder.

 - Kütleler merkezkaç kuvveti nedeniyle birbirlerini hem çekerler hem de iterler.

NEWTON

———

 - İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.

NEWTON

 

 TERMODİNAMİĞİN YASALARI:

 1.”Enerjinin korunumu yasası”; evrende enerji ne artar ne de eksilir. Birşey varken yok, yokken de varolmaz.

2.”Entropi (bozulma) yasası”; bir cisim, sadece bir kez en yüksek durumunda kalır ve akabinde entropiler başlar.

———

 

 - Bir tapınağın olması, kendine tapınmaktan daha iyidir.

 - İmanın yarısı, şüphedir.

- Musiki; aşığın aşkını, fasığın fıskını artırır. 

 GAZZALİ

 - Hayallerini kendi gücüyle gerçekleştireceğine inanan insan;  şevklidir, inançlıdır ve yaşama sevinci vardır.

 - Kişinin gelecekteki umudu, onun şimdiki gücünün kaynağıdır.

- İnsan, her zaman kendisinden daha güçlü bir bütünün parçası olmak ister.

  DOĞAN CÜCELOĞLU

 - Yaşam ne geçmişte ne de gelecektedir, sadece yaşandığı anda gizlidir.

      TEZER ÖZLÜ

 - Kimse kendisine ayırdığı zamandan daha fazlasını, başkasına ayırmaz.

- İnsan, önüne çıkan herkes ve her şeyle iyi geçinmeli.

- Değişik bilinç durumlarını yaşamakta fayda var.

          EBUBEKİR KURBAN

 ZİG ZİGLAR:

- Herkes evliliğe gözleri açık girer ancak gözlerini kısarsa devam eder.

- Önce gözünün nuru olur sonra gözüne batan bir nokta.

- Aşkını gösteremeyen, aşık değildir.

- Kimin haklı olduğu değil, neyin doğru olduğudur önemli olan.

- Önemli olan birlikte yaşayabileceğimiz biriyle değil, onsuz yaşayamayacağımız biriyle evlenmektir.

- Seks, tanrının fikridir. Yalnız ve mutsuz Adem için Havva’yı yaratmıştır.

- Seksin amacı, yalnızca haz duymak değildir, eşlerin birbirine bağlanıp tek vücut olmalarıdır.

- Haz peşinde koşanlar, sonunda mutluluklarını yitirirler.

                                  …/…

- Sendeki güzellik on para etmez, bendeki bu aşk olmasa…

AŞIK VEYSEL

- Evde biftek varken, hamburger yemeye dışarı çıkmam.

         PAUL NEWMAN

- Mutlu olmak için değil, birbirimizi mutlu etmek için evleniriz.

          ROY SMİTH

Mutluluk koşulların değil, tercihlerimizin bir sonucudur”.

“Yarından korkma, dünden utanma”.

            DORİS SWANN

 - Marxizm, toplumumuzun gerçeklerine uydurulacak yerde, toplumumuzu kafamızdaki yarım yırtık yani aptallığımızın marxizmine uydurmak istemişizdir…Memleketimizde, 50 yıllık marxizm çabalamalarının içine düşürüldüğü durum, marxizmi tersine çevirdiğimizden ileri gelir…Değişen şartlara göre değişen tedbirler gerekir. Dogmatizm, değişen durumların karşısına eski gerçeklere göre alınmış tedbirlerle çıkmaktır. Dünyada değişmez gerçek yoktur…Batılı toplumlara benzemeyen doğulu toplumlarda durum daha da çapraşık sayılmalı, kesinliklerden, genellemelerden büsbütün kaçınılmalıdır. Bir durumun değiştirilebilmesi için onun genel gerçeklerini bilmek hiçbir işe yaramaz, özelliklerinden yola çıkılmadıkça hiçbir durum işe yaramaz.

- Her ülkenin sosyalistleri, kendi yollarını kendileri bulmak daha açıkçası, kendi sosyalizmlerini kendileri yaratmak zorundadırlar.

  KEMAL TAHİR

- “…Şartlar ne kadar elverişsiz olursa olsun, günün birinde devrimin gerçekleşeceğine inanıyorum da. İş, devrimden sonraki hayatın, insana gereksindiği mutluluğu verip veremeyeceğine geldi mi aklım karışıyor. Neden dersen, toplumun ve doğanın çelişkileri üstüne tutmuş koskoca bir sistem ve felsefe koymuşuz da birey olarak insanın iç çelişkilerini hiç hesaba katmamışız. Senin insan dediğin, kendini doğru ve haklı bir davaya adamış, kalıptan çıkma bir yaratık değil ki! Baştan ayağa karşıtlıklarla dolu bir varlık. Aynı zamanda iğrenç ve saygıdeğer, aşağılık ve yüce, ödlek ve cesur! Bunu demekle zannetme ki, insanı soyut ve değişmez bir kavram olarak alıp, şartlar ne kadar değişirse değişsin, o aynı kalacaktır demek istiyorum. Hayır o da değişiyor, değişiyor ama değişmesi kötüden iyiye, bilgisizden bilgiliye, vahşiden medeniye sürekli yükselen bir eğri çizmiyor. Çizdiği daha çok; iyiyle kötü, günahlarıyla sevap arasında aralıksız bir zikzak. Ayrıca, iyilik ve kötülük kavramları, koşullara göre değişen kavramlar”.

ATİLLA İLHAN “BIÇAĞIN UCU”

 - Türkiye’de sağ soldur, sol da sağdır.

- Kurtuluş savaşı, emperyalizme karşı kazanılmış bir savaş değildir. 

        İDRİS KÜÇÜKÖMER

 - Sol; ilericidir, enternasyonaldir, devrimcidir, hümanisttir. Bizde ise kendisi gibi düşünmeyene, yaşamayana tahammül edemeyen, ‘faşist solcular’ var.

 - Türkiye’nin koskoca bir tarihten, Osmanlıdan koparılarak sadece 80 yıllık bir Cumhuriyet tarihine mahkum edilmesi, herşeyden önce bu ülke insanına haksızlıktır.

- İnsanın istemediği birşeyi yapmaya zorlanmaması, kimseden birşey istiyor durumda olmaması, insana huzur veren dünyadaki en güzel duygu.

  SİNAN ÇETİN

 - İdeoloji, kendine göre bir mantığı ve tutarlılığı olan, belli bir toplum içinde tarihi bir görevi bulunan, bir tasavvurlar (imajlar, mitler, ve fikirler) bütünüdür.

 

 - Ayrıca ideoloji; maddi yaşamı din, ahlak ve bir anlamda da felsefe düşüncesiyle açıklayan tasarımlara ilişkindir. Kısaca ideoloji, bilim öncesi düşüncedir. Bilim düşüncesi ise tarihi ve toplumu, maddi yaşamın temel koşullarına göre açıklamaktır.

ALTHUSSER  (Hilmi Yavuz -Kültür Üzerine”) 

  —————

- Çok uzun anlatmak gerekti ve biz sadece ima ile geçtik

 - Bir göl bir güle düşerse, göl değil de gül bulanır

 Acının vergisini verdik, gülün haracını ödedik

 Şimdi hüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra  

     HİLMİ YAVUZ

- Farkındalık, önce ayrıcalığa sonra acıya dönüşür.

- Dilinde olanın, yaşamında yoktur.

- Neden ne kadar şikayet ediyorsanız, o kadar önemsiyorsunuz demektir.

- Dünyanın başına ne bela geliyorsa, dünya görüşü olanlardan geliyor!

- Asıl trajedi, kimse böyle olsun istemezken böyle olmasıdır.

- Dram, yaşayan hariç herkesi zengin eder.

- Alçağın sesi, yüksek çıkar.

- Ruhun tembelliği, dili çalıştırır.

        MEHTAP TERZİOĞLU

  - Manzaranın güzelliği, onun hüznünde saklıdır

 AHMET RASİM

  - İktidar yozlaştırır, mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır.

                               LORD ACTON                                        

  - Küçük işlerle uğraşanlar, çoğu zaman büyük işleri göremeyecek hale gelirler.

  B.FRANKLİN

 - İnsanın hayatta yaptığı üç önemli şey vardır:

Doğmak, yaşamak ve ölmek. Doğumundan habersizdir, ölmeyi ızdırap haline getirir, yaşamayı ise unutur.

   JEAN DE LA BRUYERE

  - Futbol, basit bir oyundur. Zor olan, basit oynamaktır.

   JOHAN CRUYFF

 - Çanların, kimin için çalıyor olduğunu öğrenmeye çalışma hiç. Onlar senin için çalıyor!

    JOHN DONNE

 - İlham nasıl olsa gelir, asıl mesele onu sepetleyebilmekte.

    BAUDALAİRE

  - Bu kadar cehalet, ancak tahsille mümkün olur.

- Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer de ilgisizdir.

- Türkiye’de aydın geçinenler, doğuya doğru seyreden bir geminin güvertesinde, batı yönünde koşturarak batılılaştıklarını sanırlar. 

       CELAL YALINIZ (SAKALLI CELAL)

 - Yolda kal, yoldaşsız kalma.

- Arayanlar bulamaz, bulanlar da aramaya devam eder.

- Her iş, öncesinde düştür.

CUMA GÜMRÜK

 

  

 

 

 

                              

 

 

ÖZLÜ SÖZLER -5

Salı, 16 Şubat 2010

 

    EMİL AJER

Kral Solomon’un Bunalımı” adlı eserinden:

 - Faşizm; bir duyarsızlaştırmadır.

- Deha, her kusuru bağışlatır.

- Kendimizi düşünmemek için, bir başkasını düşünürüz.

- O kendine benzemez kötü gösterir…O işleri, asıl düşünmesi gereken bir başkası yerine yapardı.

- Kendi benliği hakkında karar verememiş, çevresiyle problemleri olan, tükenmekte olan şeylerle ilgilenen insanların, tedavisi zordur.

- Her şey, daha iyisi bulunmadığı için vardır.

- İnsan her zaman, kendinden daha küçük birine ihtiyaç duyar.

- İnsan sanıldığından daha yaşlı, düşünüldüğünden ise daha gençtir.

- Adlarını bilmezsen, kişisel olmaz, yük hafifler.

- Her şey aslında, hiçbir şeyle aynı şeydir.

                                      —/—

 - Aşk, imkansızın zaferi olduğunda doruğa ulaşır.

- Aşk, insanı teyakkuzda tutmadığı vakit tavsamaya başlamıştır.

- Aşk, sevgiliyi her gördüğünde yeniden doğmak sevincidir.

- Aşk anarşisttir, özgürlük ister.

       BUKET UZUNER

 - Kendine bir hoşça bak. Alemin özü, varlıkların gözbebeği olan insansın!       

     ŞEYH GALİP

 - Yaşlanmaktan değil, yavaşlamaktan korkmalı.

    NİLÜFER GÖLE

 - Durmadan gideceksin, ne varsa bundandır. Bir yerde uzun süre kalma. Gece ile gündüz birbirini nasıl kovalıyorsa, sen de hayattan soğumamak için düşüncelerini onun üzerinde toplamaktan kaçın. Hayat üzerinde düşünmeye başladın mı bil ki, soğursun ondan.

       MAKSİM GORKİ

 - Hayat, küçük ölçeklerde de mükemmel olabilir.

   L. JOHNSON

 - Seni sürekli diğerlerinden farksız kılmaya çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermektir. Bu savaş bir kez başladı mı hiç bitmez.

  E.H.CUMMING

— 

 MURATHAN MUNGAN:

 - Yaşamın büyük paradokslarından biri; benlik bilincinin kaygıya yol açmasıdır. Aşk ve mutlu bir birleşme, sorgulayan ‘yalnız ben’in kaygısını ortadan kaldırıp ‘biz’ duygusuna dönüştürür. Böylece insan kaygıdan kurtulur ancak kendisini yitirir…

- Her birimiz aslında diğeriyle değil; onun bir hayaliyle ilişki kuruyorduk. Ben ona değil, onun benim için temsil ettiği kişiye aşık oldum.

- Ben sende bütün aşklarımı temize çektim.

- Aşk; birlikte yaşanmamış zamanları da / sevgilinin mazisini de ele geçirmek ister.

- Yılların rüzgar gibi geçmesine öfkelenme, gençliğe yakışan tutkuları teslim et geçmişe. Yapacağın etkinliklerin, yapabileceklerini engellemesine izin verme.

- Saklanmanın en iyi yolu, ortada gözönünde olmaktır.

 BANA GERİ VER

 zamanın eli değdi bize

çoktan değişti herşey

aynı değiliz ikimiz de

zaaflarına bir gece

hatalarına bir nilüfer

sevgisizliğine bir kalp verdim

artık geri ver, geri veremezsin aldıklarını

artık geri ver, geri verilmez hiçbir yanılgı

yokluğuma emanet et sen de benden kalanları

Herşeyi al bana geri ver

 bir şansım olsun

başka bir yer başka bir zaman

sensiz ömrüm olsun,

herşeyi al bir şansım olsun

başka yer başka zaman

sensiz ömrüm olsun

sensiz ömrüm olsun…

————–

- ‘Seni seviyorum’ demek, bazen bir vaat bazen de bir vedadır.

- İtiraf; daha suçlu olunan bir şeyi itiraf etmemek, gözden kaçırmak için yapılır.

 DORİAN  LEADER

 - Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki; bir bütün olarak içimize sığmaz, sevdiğimiz insana doğru yayılır. Onda kendisini durduran başlangıç noktasına doğru geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur. İşte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür. Bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.

    MARCEL PROUST

- Yüreğinde hissedersen, mesafe yoktur.

     RICHARD BACH

 - Aslında hiçbir şey, iyi ya da kötü değildir. Her şey düşünce tarzına göre değişir.

- Bir at, bir at verene bir imparatorluk veriyorum. (Otello)

İnsanların çoğu:

Sevmekten korkuyor kaybetmekten korktuğu için,

Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için,

Konuşmaktan korkuyor eleştirilmekten korktuğu için,

Yaşlanmaktan korkuyor gençliğin kıymetini bilmediği için,

Unutulmaktan korkuyor dünyaya iyi birşey vermediği için,

Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.

Durma üz kendini üzebildiğin kadar hatalarını düzeltecekse,

Düşünme hiç şu anını düşüncesizlik garantiliyorsa yarını,

Ve kork ölümden ölesiye, korkun seni ölümsüzleştirecekse…

      SHAKESPEARE

 - Herkes insanlığı değiştirmeye çalışıyor ama hiç kimse kendini değiştirmeyi aklından bile geçirmiyor.

      L.TOLSTOY

- Anlam, anlamlı etkinlikler sonucu oluşur.

- Hayatta 4 şey kaçınılmazdır:

  * Her birimiz ve sevdiklerimiz adına ölümün kaçınılmazlığı,

  * Yaşamımızı kendi irademizle biçimlendirme özgürlüğümüz,

  * Nihai yalnızlığımız,

  * Yaşamın belirgin bir anlamdan yoksun oluşu.

       IRVIN YALOM

 - İki ayrı sonsuz olamaz. Bir noktada ikisi de birbiriyle kesişir. 

ZENON

 - Kesin olan bir şey varsa o da ‘varolma’nın olduğu, hiçliğin ise olmadığı.

 PARMENİDES

 -Dualite; ontolojik değil, epistemolojiktir.

 YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

 Felsefe, soru sormakla başlar.

NUSRET HIZIR

  IOANNA KUÇURADİ:

- Metafizik, bir varlık anlayışıdır.

- Her din bir tanrı anlayışı her tanrı anlayışı da bir varlık anlayışıdır…

- ‘İyi’ ve ‘kötü’ kavramları, indüksiyon (tümevarım) yoluyla yapılmış birer çıkarımdır.

- Bilim  nesne, felsefe ise bir anlam araştırmasıdır.

- Başlangıç soruları felsefeyi ilgilendirmez. Başlangıç sorularına verilen cevaplar, bilgisel olmadığı için bir teoridir. Ancak bunu teorinin bilgisel olan yanıyla karıştırmamak gerekir. ‘Adem ile Havva’ bir teori değil, bir mitostur. Darwin’in ki ise kaynaklara dayalı bir teoridir.

- Filozoflarla çocuklar birbirine benzer, her ikisi de sorularını direkt olarak “bu nedir?” diye sorarlar.

- Çocuklara sadece kendi çıkarlarını korumayı öğrettiğimizden, büyüdüklerinde de kendi çıkarlarını, “insan hakları” zannediyorlar.

   ——————–

- Yaratan hürdür, yargılayan ise esirdir.

ANATOLE FRANCE

 - Hep aç kalacağımızdan korktuğumuz için, aç kaldık.

Bir İran Filminden

- İstesem de dört öğün yiyemem.

‘BABA’ Filminden

- Bir konuda her şeyi, her konu da ise bir şeyler öğrenin.

        Prof. Van DYKE

 - İhtiyaçlar sınırlı, kaynaklar ise sınırsızdır. İhtiraslar, ihtiyaç değildir.

  HAYDAR BAŞ (YTP BAŞKANI)

 -İnsanın öğretmeninin doğa, kitabının insanlık, okulunun yaşam olduğu birgün gelecek mi?

HALİL CİBRAN

- Savaş, büyük bir rant oluşturduğundan, barışı korumak da o denli zor olmakta.

 TAYFUN TALİPOĞLU

————-

 - Mutlu olmak için; ya elindekini kullanacaksın, ya da elindekileri çoğaltacaksın.

Tanrı hepimizi de afededip cennetine alacak

Kötülüğe kötülükle karşılık verirse

Bizden ne farkı kalır?

 Kim senin yasanı çiğnemedi ki, söyle?

Günahsız bir ömrün tadı ne ki, söyle?

Yaptığım kötülüğü, kötülükle ödetirsen Sen,

Sen ile ben arasında ne fark kalır ki, söyle?

                         …

Şarap testimi kırdın tanrım

Zevk yolumu tıkadın tanrım

Nar rengi şarabımı yere çaldın tanrım

Tövbeler olsun, yoksa sarhoş musun tanrım?

                        …

Beni sana getiren yoksulluk muydu

İstekleri basitse kimse yoksul değil.

Dürüstü ve özgürü onurlandırabiliyorsan

Beklediğim onur vermen, başka birşey değil. 

                       …

Cennette cehennem de senin içinde

                       …

Denizde boğulan su damlacığı,

Toprakta eriyen toz zerreciği,

Bu dünyadan geçişimiz nedir ki?

Değersiz bir böcek! Bir göründü bir yokoldu.

                      …

Oyunu oynayan tanrı, bizlerse dama taşı!

İşin doğrusu bu, gerisi laf-ı güzaf

Onun için dünya dama tahtası, bizler birer oyuncak

Bıkar sonunda, salıverir hiçliğin kuyusuna

      ÖMER HAYYAM

 - Sevgi ve bilgi, paylaşılarak büyür.

  EMİNE ŞEN

- Gerçek göçebeler, bir yerden başka bir yere gidenler değil, aksine oldukları yerden kıpırdayamayanlardır. Belli kodlardan kaçarak aynı yerde kalmak için göçebeleşenlerdir.

 GİLLES DELEUZE

 - Hiç bir kitap, ruhumuzu ‘Upanişadlar’ kadar yüceltemez. Hayatımın acılarını onlarla avuttum, ölürken de onlar beni teselli edecek.

- Dünyanın en yoksul insanı, paradan başka hiçbir şeyi olmayandır. 

   ARTUR SCHOPENHAUER

 

 - Huzur, vahdet sırrına erenindir.

  UPANİŞADLAR

 

-Görmek istemeyen kadar, kimse kör değildir.

     İBN-İ SİNA 

 

 -Aydın ile sokak adamının inançları bir olabilir mi? Vedaların dışında, öteki dinlerin büyük hatası, bu gerçeği anlamamış olmalarıdır.

  MAX MÜLLER

 

 - Düşünmeden okumak körletir, okumadan düşünmek yanıltır.

  CLAİRVANY

 

-Yaşamak, gecenin tüm karanlığına rağmen buğulu bir cama güneşi çizebilmektir.

  ÜLKÜ AKVARUP

 

- Görmeden görebilirim ama düşünmeden düşünemem.

  P. VALERY

 

-Tam bağımsızlık, tam barbarlıktır. Çünkü; güçler dengesi gözetilmez.

-Bireysel özgürlük yoksa tam bağımsızlık da yoktur.

-Hem milliyetçi olacaksınız hem de antiemperyalist bu mümkün değil.

- Batı dışı dünya hakkında Marx ve Engels’in düşünceleri bütünüyle emperyalisttir…ABD’nin, Meksika’nın epeyce toprağını ilhak etmesiyle sonuçlanan savaşı Marx kendi cümleleriyle, “tembel ve çaresiz Meksikalılara karşı uygarlaşmanın lehine bir netice” olarak nitelemiş ve desteklemiştir.

Fransa’nın Cezayir’i işgali de “ilerleme ve uygarlık için önemli ve talihli bir olay”dı. Çünkü, “Bedeviler bir haydutlar ulusu” idi.

Marx, İngilizlerin Hindistan’ı işgalini de aynı mantıkla desteklemiştir. Çünkü Hint toplumsal hayatı, Marx’ın tabiriyle “değersiz, durağan ve bitkisel” idi.

 

 RASİM OZAN KÜTAHYALI

  

- Tarihsel ve entellektüel atıklar, sanayi atıklarından daha büyük ve ciddi bir sorun yaratır. Yüzyıllar sürmüş olan saçmalıkların çökeltisinden bizi kim kurtaracak?

JEAN BAUDRİLLARD

*

- Hayat, umutsuzlukdan umut yaratmaktır.

YAŞAR KEMAL

 

 *

 

- Avrupa’da insanlar tesadüfen ölür, biz de ise tesadüfen yaşarlar.

HASAN PULUR

*

 

- Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır.

PEYAMİ SAFA

 

-Batı, monobilok bir yapı değildir. Birçok katmanlardan oluşmaktadır.

Uluslarüstü olarak, Batıdan daha iyi bir model yok. Her şeye rağmen demokratik, özgür ve örgütlü yapıların en çok geliştiği yapılar, Batıda bulunmaktadır.

 AYŞE HÜR

 

-Kiminle savaşıyorsanız, onunla barışırsınız

 ALEV ER

  

-İnsanların çoğunluğu, kendi yeteneklerini abartarak böbürlenirler…Her insan, kazanma şansını olduğundan büyük, kaybetme şansını ise olduğundan küçük görür.

 ADAM SMİTH

 

DENEMELER -2 (AHMET AĞI)

Pazar, 31 Mayıs 2009

 

- Tabular, önyargılardan beslenir.

 

- Sorgulanmayan fikirler, dogmatizmin ötesine geçemez.

 

- Bilgi, kesinliği herkes açısından genel geçer olduğundan müdahaleyi, dogma ise inananları bağladığından müdahalesizliği meşru kılar.

 Ancak bu teoride böyle, gerçekte ise dogmatizm, şovenizme dönüşür ve kendisi gibi olmayana hayat hakkı tanımaz. Bilgi toplumunda ise eylemleri şiddet içermediği sürece, karşıtlarına dahi eşit hak ve özgürlükler talep eder.

 

- Bütün ihtiraslar, güç isteminden doğar.

 

- Kendisi için iyi olan (koşulsuz), başkası için iyi olandan (koşullu) daha muteberdir.

 

- Varlık; sonsuz çeşitlilikte, sonsuz biçimlere dönüşebilen, sürekli bir oluştur.

 

- Tanrı düşüncesi insanlığın gelişim sürecinde, hem en büyük engel hem de ulaşmak istediği en büyük hedef olmuştur.

 

- Bireyin en temel durumu, yalnızlık ve korkudur. Yapıp etmelerinin tümü bu durumu aşmaya yöneliktir.

 

- Başkasını yücelttikçe kendimizi küçültürüz, kendimizi yücelttikçe de komplekslerimiz belirginleşir.

 

- Etik; özgürlüğün bir paylaşımıdır.

- Etiği belirleyen özgürlük bilinci, özgürlüğü belirleyense, varlık bilincidir.

- Erdem dediğimiz şeyse tarafların birbirine eşit/adil davranmasıdır.

- Etik ve özgürlüğün sınırlarını belirleyen; ‘ben’in karşısında ‘sen’in varlığıdır.

 Benin ‘söz - eylem’ özgürlüğünü, senin ‘söz- eylem’ özgürlüğü sınırlayarak belirler.

- Etiğin ve özgürlüğün en temel ilkesi; (hiçbir şeye zarar vermeden) herkese ve herşeye karşı adaletli olmaktır.

 

- Her türlü varlığı indirgeyerek açıklama girişimi, metafiziksel bir yaklaşımdır.

 

- Bilinç ile özdek arasında, mahiyet farkı olsa da birlikteliği olgusal bir gerçekliktir.

 

- Bilgili olmak, ‘bilinçli olmak’ değildir ama bilinçli olan bilgilidir de.

 Önemli olan bilgiye sahip olmak değil, onu uygulayabilmek, değerlendirebilmek ve sentezleyebilmektir.

 

- Her türlü fanatizm, sonunda despotizme dönüşür.

 

- Kutsal bildiklerinizi, ne kadar sorgulayabiliyorsanız o kadar özgürlükçüsünüz demektir.

 Sorgulamayan itaatkar faşizm, özgürlüğü de tehdit eder.

 

- İnsanlar sahip oldukları mülkiyet oranında muhafazakar, sahip olmadıkları oranda da devrimci fikirlere sahiptirler.

  

- Ölüm de bir varoluş biçimidir.

 

- Felsefe, insanın içinde bulunduğu evreni tanıyabildiği kadar kendisidir.

 

- İnsanlık tarihi bir eylem olarak; kendini bilme, tanıma ve geliştirme sürecidir.

 

- İnsanlık tarihi dünya tarihinin, dünya tarihi ise evrensel tarihin bir sonucudur.

 

- Bir doğa varlığı olan insanın bilincinden bahsediyorsak, doğanın da bir tür bilince sahip olduğunu kabul etmemiz gerekir.

 Herşey birer ‘akıllı tasarım’ ürünü olarak, iyi bir usta işi görünmekte. Bu usta kimdir veya nasıl bir şeydir? 

 Tüm dünya, bizden daha gelişmiş bir medeniyette yaşayan bir çocuğun, bilgisayarında oynadığı bir ‘medeniyet kurmaca’ oyunu olabilir mi?

 Pek çok şey mümkün…Kesin olan bu konuda olanaklı bilgilerden sözedebileceğimiz ama ‘şöyledir’ ya da ‘böyledir’ diyemeyeceğimiz.

 

- Bizim samanyolumuz ve dünyamız güneşin bir parçasıysa, güneşin de başka bir ’bing-bang’in sonucu olması muhtemeldir.

 

- İnsan zekası, evrensel oluşu kavramaya yönelik somutlaşmış bir bilinç halidir. İnsanlık tarihi ise insanın kendini ve içinde bulunduğu evreni keşfederek tanıma ve bilme sürecidir. Varolanı kavramsal olarak yeniden kurma, tümüyle kendini bilme ve yeniden üretmektir. 

 

  - Bilmek; değiştirmektir, değiştirmek; özgürlüktür.

 

 - Çelişkiler bizim bilgi kuramlarımızda, gerçekte değil.

 

 - Doğanın yasalı oluşu, bilincin bir göstergesidir.

 

 - Dünya tarihi; üçüncü çağa doğru hızla ilerlemekte.

 Birinci çağ; İnorganik çağ (tez), canlı yaşamının henüz başlamadığı devir. Evrimsel süreçte ulaştığı en üst aşama; kimyasal oluşum (hücrenin yapı taşlarını oluşturan aminoasitler).

 İkinci çağ; organik çağ (antitez). Evrimsel süreçte, kendini en üst aşamada ‘insan’ olarak gerçekleştirmiştir.

 Üçüncü çağ; evrensel çağ (sentez). İnsanın kendisini, ‘ tekno-insanla aşarak, evren varlığına dönüşeceği çağ. Tabi bu aşamaya kadar dünya bir felaketle karşılaşmazsa.

 Her çağ evrimsel olarak, ulaştığı en üst aşamada, kendisini üreterek yeni bir çağı başlatmaktadır. İnsan da ulaşacağı en üst aşamada, kendini yeniden üretecektir.

 

- İnsan eyleminin amacı; mutlak bilgi, mutlak güçtür.

 

- Dünyanın mahvına bile olsa, insanoğlu bilme arzusundan; kendini, dünyayı, evreni… bilmek ve işleyişine müdahale etmekten vazgeçmeyecektir. En azından şimdiye kadar bu böyle oldu. Moral değerler insan egosunu ne kadar dizginlemeye çalışsa da o bir yolunu bulup kendi gelişimine devam etmekte.

 Ayn Rand’ın dediği gibi ‘ego büsbütün kötü olsaydı, iyi olanları izah edemezdik’.

 

 - Yıldızları sadece bir esin kaynağı olarak görmek isteyenlerin yanında, onlara ulaşmak isteyenler de her zaman varolacaktır. 

 

 - İnsanoğlunun yaptıklarıyla dünyayı bir felakete götürdüğü söylenebilir ama unutmamalı ki, insan etkisi olmadan da dünya her an bir felaketle karşılaşıp yok olabilir.

 İnsanlığın bu felaketi beklemek yerine, yazgısını değiştirmeye çalışması çok daha akıllıcadır. Sadece temaşa halinde şükrederek beklemek, miskinlerin işidir.  İnsan ne yapabileceğinin ve ne olabileceğinin sonuna kadar gitmeli. Her şeyin mahvına bile olsa, yazgısını değiştirebilecekse buna değer.

 Madem ki var, başına gelen ve gelebilecek olanların, bir yazgı olup olmadığını anlamak ve değiştirmek adına tüm olanaklarını sonuna kadar zorlayıp, içinde bulunduğu alemi anlamaya ve bilmeye çalışmalıdır.

 

- İnsan neyi bilirse, o kadar müdahil olur.

 

- Kötü olan liberalizm değil, toplumun bilinçsizliği ve bireylerin örgütsüz oluşudur. Liberalizm aslında tam bir sivilizasyon sürecidir. Bireylerin özgürce örgütlenmelerinin önünü açar. Devletin çekildiği alanları, Sivil Toplum Örgütleri almakta, devlet toplumun bütününe yayılmakta, devletin yaptığı işleri STK’lar yapmaktadır. Sosyal denge, tamamiyle ihtiyaç ve taleplere göre STK’lar aracılığı ile sağlanmaktadır. (Siyasi liberalizmin nihai amacı ise, toplumun devlet olduğu aşamadır.)

 Unutmamalı ki, iyi yönetilmeyen devlet de faşizm, sömürü, etnik kimlik gibi konularda her türlü terörden çok daha tehlikeli olabilmektedir.

 

- Kapalı toplumlarda kollektif örgütlenmeler, açık toplumlar da ise bireylerin özgürce girip çıktığı liberal örgütlenmeler vardır. Kapalı toplumlarda millet, devlet içindir ve ordu sadece dışarıya karşı değil, kendi halkına karşı kullanılmak için de vardır.

 Açık toplumlar, kişi hak ve özgürlüklerinin yasal güvence altına alındığı toplumlardır. Yargı bağımsızdır ve herkese açıktır.

 Dinsel cemaatçilik ile ideolojik (kollektivist) cemaatçilik arasında, ritüellerinin dışında hiçbir fark yoktur. Aynı yapısal örgütlenme biçimine sahiptirler.

 Sınıf egemenliği, toplumun diğer sınıfları üzerinde baskı kuran, diktacı bir rejimdir (proleteryanın diktatörlüğü gibi). Sınıfsız toplum ise ütopik bir yaklaşımdır.

 Mülkiyeti kontrol altında tutarak; adil, sömürmeyen, erdemli bir devlet kuralım derken, kendi ellerimizle özgürlüğümüze son veren devasa bir diktatörlük kurmaksa tercih edilecek bir durum değildir.

 Yapılacak olan; sosyal hakların yasal güvence altına alınarak, insan onurunu düşürmeden, sınıflar arasındaki makası makul ölçülerde tutmaktır.

 

- Devlet vatandaşlarının hizmetinde değilse, onlardan aldıklarını adil bir şekilde dağıtmıyorsa, kimin yönettiğinin ne önemi var?

 Aynı sömürüye tabi tutuluyorsan, sömürgeci yerli olsa ne olur, olmasa ne olur…

 

- Vatandaşlarına adil davranmayan bir devletin, herkesten vatandaşlık görevlerini yerine getirmelerini (gerekirse ölmelerini) bekleme hakkı yoktur.

  Aslolan hayattır, insanların huzur ve refahıdır.

 

 - Bir ülkede, yasalarca korunan imtiyazlı sınıf ve kesimler olduğu sürece, orada tam demokrasiden bahsedilemez.

 

- Vatandaşının hak ve hukukunu gözetmeyen, kötü muamele görmesine göz yuman bir devletin, kendisini haklı gösterecek hiçbir sebebi olamaz.

 

- İnsanları ne kadar dışlarsanız, o kadar terörize edersiniz. Aslolan, herkesin sistem içine alınarak, gelişimine yardımcı olmaktır.

 

- Hak ve özgürlüklerimize ilişkin taleplerimiz kadar, onları isteme yöntemimiz de bir o kadar önemlidir.

 Terör örgütleri de  çok masum ve haklı taleplerle yola çıkabilir. Ancak  meşruiyyetlerini yitirmelerine yolaçan, taleplerini elde etme yolunda uyguladıkları yöntemlerdir.

 

- Evrensel, herkes için genel geçer doğrular vardır ancak öncelikler de vardır. Her durum ve koşulda aynı doğruları savunamazsınız.

/

 - Bir ‘ulus devlet’te, halklar arasındaki eşitsizlikleri, ‘insan hakları’ bakımından eşitlemeye çalışırken, bu hakların siyasi açıdan da değerlendirilmesi bir o kadar önemlidir. Aksi halde ‘ulusal özgürlük’, ‘ulusal birlik’ ve ‘entegrasyon’ süreci zarar görebilir.

 

 ’İnsan hakları’ bakımından her alanda talep edilen ’eşitlik’, siyasal olarak değerlendirilmediğinde ayrışma ve bölünmeye yolaçabilir.

 

 - Ulus devletin varlığını sürdürebilmesi için, bütün halkların eşit haklar bakımından olduğu kadar, birlik açısından da katkı vermeleri gerekir. Entegrasyon sürecinin durması, birliği parçalar.

 

 - Ulus devletin de kendine özgü birtakım kuralları vardır:

 Herkesin ‘anadili’ni konuşması, bir temel haktır. Bu dilin yasaklanması ise faşizmdir. Bir ulus devletde herkes anadilini öğrenebilir, konuşabilir, yayın yapabilir. Resmi dilin tek olması hem entegrasyon süreci hem de pragmatik açılardan zorunludur. Resmi dilin öğretilmesiyle beraber “anadilde eğitim” bir haktır. Egemen bir devlette halkların, kendi ana dillerine göre eğitim yapması kuşkusuz ayrışmayı belirgin bir hale getirecektir ancak, insanların bu haktan men edilmesi durumunda da illegal yollardan ayrılıkçı davranışlara zorlanması, yasakçı politikalar nedeniyle olacaktır. 

 

 - Ulus devletin parçalanması, diğer devletlerin varlığını tehdit eder riskler taşıyorsa, bölünmeme yönünde herkes aynı hassasiyeti göstermelidir.  

 Her egemen devletin, kendi güvenliğini tehlikeye sürükleyecek hiçbir oluşuma geçit vermek istememesi onun pek tabii hakkıdır.

 

 - Tek bir ‘etnik kimlik’e dayalı devletlerde ‘ulus devlet’ modeli ideal görülebilir fakat çok kimlikli ülkelerde bu model, halkların siyasal eşitlik talep etmesi halinde, merkezi yönetim buna izin vermeyeceği için sonuçta büyük çatışmalar ve acılar yaşanmasına da neden olabilmektedir.

 

 - ‘Eyalet’ sistemine dayalı ‘federatif’ yapılar ise halklar açısından daha özgürlükçü olmakla birlikte bölünmeye daha açıktır.

 

 - Daha çok sayıda halkın eğemenliği açısından, devlet sayısının çokluğu mantıklı gelebilir ancak bu daha çok küçük devlet demektir. Küçük devletlerin, büyüklerin uydusu olması ya da egemenlik hakkını kötüye kullanmaları halinde, denetimleri de çok büyük sorunları beraberinde getirmektedir.

 

 - Devletler ortaya çıkan durum ve ihtiyaçlara göre, çıkarları doğrultusunda resmi ideolojilerini de yönetim biçimlerini de değiştirebilirler.

 

 - Bazı ülkelerin sadece kendi vatandaşlarına karşı değil, bölgesindeki diğer ülke ve isanlara karşı da tarihten gelen görev ve sorumlulukları vardır. Bu nedenle çeşitli zamanlarda, ülkesinin güvenlik ve refahını da tehlikeye atabilirler. Bu, ‘lider ülke’ olmanın bedelidir.

 

 - Sürekli güvenlik tehdidi altında yaşayan ülkelerde, güvenliğe ayrılan payın çok fazla olması halkın refahını kısıtlayan bir unsurdur.

 

 - Bazı ülkeler birden fazla medeniyetin üyesi olabilir. Bu olağanüstü bir ayrıcalık ve zenginliktir. Bir ulusun hangi medeniyete ait olduğunu sadece dil ve din değil, tarihsel süreçleri de belirler. İki medeniyetlilik, hem o ülke hemde diğer ülkeler bakımından uzlaştırıcı yanıyla bir şanstır.

 

- Bazı ülkelerin jeopolitik konumu, iki medeniyetlilik gibi kendine özgü farklı özellikleri nedeniyle tek eksen yerine, ‘çok eksen’li olmaları  yadırganacak bir durum değildir.

 …

- Yeni oluşan oligarşiye karşı çıkarken, eskisine sarılıp savunmak da yanlışta ısrar etmektir.

 Her oligarşi, diğerlerinin egemenliğine karşı çıkarken, kendisine ise her koşulda teslimiyet ister.

ERİCH FROMM

Pazar, 31 Mayıs 2009

ERİCH FROMM, ‘Özgürlük Korkusu’ndan:

“Kendim için değilsem, kim benim için olacak?

Yalnız kendim içinsem, ben neyim?

Şimdi değilse ne zaman?”

TALMUD’dan Mishnah. Abot

Özgürlük, bireye bağımsızlık ve akılcılık getirmiş, ama bir yandan da onu yalnız, kaygılı ve güçsüz bırakmıştır. Bu yalnızlık, dayanılmazdır ve karşısındaki seçenekler ya bu özgürlüğün yükünden kaçıp yeni bağımlılıklara ve boyun eğişe sığınmak ya da insanın tekliğine ve bireyselliğine dayanan olumlu özgürlüğün tam gerçekleştirilmesine doğru yol almaktır.

Freud’a göre insan, antisosyaldir. Toplum onu evcilleştirmeli, biyolojik dürtülerine bir miktar doyum sağlamalı; ama daha çok temel tepilerini inceltmeli ve denetlemelidir. Bu doğal içgüdülerin toplum tarafından bastırılmasının sonucunda bir mucize ortaya çıkar. Bastırılmış dürtüler, kültürel değerleri olan çabalara dönüşür. Freud, bastırılmaktan uygar davranışa dönüşüme; ‘yüceltme’ adını vermiştir. ‘Bastırma’, yüceltme yetisinden fazlaysa, kişi nörotik olur ve bastırmayı azaltmak gerekir. Dürtülerin doyurulmasıyla, kültür arasında asimetrik bir ilişki vardır. Bastırma arttıkça hem kültür hem de nörotik rahatsızlık artar.

Hayatın yüksek amaçlara, öndere ya da ırksal bir topluluğa feda edilmesi faşizmin doruk noktasıdır.

Ortaçağ toplumu, bireyden özgürlüğünü almıyordu. Çünkü; henüz birey yoktu. İnsan kendini, bir ırkın, halkın, grubun, ailenin, loncanın üyesi olarak genel bir kategori aracılığıyla algılardı.

Rönesansla birlikte birey ve özgürlüğü ortaya çıkmıştır. Özgürlük iki şey getirmiştir; güçlülük duygusunun artması ve aynı zamanda yalnızlığın, kuşkunun ve bunların sonucunda kaygının artması.

Kapalı bir dünyadaki belirlenmiş yerini kaybeden insan, hayatının anlamının yanıtını da kaybeder…Kendi üzerindeki güçler; sermaye ve pazar tarafından tehdit edilmektedir.Artık çevresindeki herkes kendine rakip olabilir, başkalarıyla ilişkileri düşmanca olmuş, yabancılaşmıştır.Artık özgürdür ama yalnız, terk edilmiş ve her yandan tehdit altındadır. Birey yalnız başına dünyaya karşı durmaktadır.

Feurbach, Marx, Stirner ve Nietzsche, tartışmasız biçimde, bireyin kendi gelişmesi ve mutluluğu dışında herhangi bir amaca araç edilmemesi gerektiğini ifade etmişlerdir.

Normal olan kişi, genellikle insan değerleri açısından nörotik olan kişiden daha az sağlıklıdır. Çoğu kez ayak uydurabilmek için, kendi benliğinden vazgeçip kendisinden olması beklendiğini sandığı kişi olmuştur. Oysa nörotik kişi, benlik savaşında bütünüyle boyun eğmeye hazır olmayan kişidir. Bireyselliğini tümüyle yitirmiş normal insandan daha sağlıklıdır. Elbette nörotik olmayıp da, ayak uydurma sürecinde, bireyselliğini yitirmemiş insanlarda vardır.

Birey kendi dışındaki dünyayı, bütünüyle ayrı bir varlık olarak görmeye başladıktan sonra dayanılmaz güçsüzlük ve yalnızlık durumunu yenmesi için, önünde iki yol vardır. Yollardan birini izleyerek olumlu özgürlüğe ulaşır, sevgi ve çalışmayla, duygusal, duyumsal ve zihinsel yeteneklerinin içten ifadesiyle, kendiliğinden dünyayla ilişki kurabilir. Böylece kendi bireysel benliğinin bağımsızlığından ve bütünlüğünden vazgeçmeden, insan, doğa ve kendisiyle bütünleşebilir.

Önündeki diğer yol, geriye dönüp özgürlüğünden vazgeçmek, yalnızlığını yenmek için bireysel benliğiyle dünya arasında oluşan boşluğu ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Bu ikinci yolu izlerse yeniden dünyayla bir bütün olamaz, çünkü ayrılmasının gerçekliği geri döndürülemez. Bu uzatılırsa yaşamayı olanaksız kılacak dayanılmaz bir durumdan kaçıştır… ilke olarak bütün nörotik süreçlerde rastlanan bir çözümdür. Dayanılmaz bir kaygıyı yatıştırır ve panikten kaçınarak yaşamaya olanak verir ama temeldeki sorunu çözmez ve bedeli genellikle otomatik ya da zorlayıcı etkinliklerden oluşan bir hayattır.

Bir başka kişi üzerinde tam bir egemenlik kurmaktan alınan tat, sadist dürtünün özüdür.

İktidar hırsı, güçten değil zayıflıktan kaynaklanır. Bireysel benliğin tek başına ayakta durup hayatını devam ettirmekten aciz olduğunun anlatımıdır.

Otoriter kişi için kurban, ne kadar çaresizse o kadar saldırma isteği uyandırır.

Hayat dürtüsü ne kadar çok engellenirse, yıkma dürtüsü o kadar güçlenir. Hayat ne kadar çok gerçekleşirse, yıkıcılılığın gücü de o kadar azalır. Yıkıcılık, yaşamamış hayatın sonucudur.

Kendi benliğinden vazgeçip robot gibi yaşayan, çevresindeki milyonlarca robota tıpatıp benzeyen kişi, artık yalnız ve kaygılı olmak durumunda değildir. Ama ödediği bedel ağırdır; benliğin yitirilmesidir.

Hitler’e göre Yahudilerin, Fransız Afrikalı birlikleri Ren’e getirmesinin amacı, zorunlu olarak ortaya çıkacak ırkların karışımıyla beyaz ırkı yok etmek ve böylece efendi konumuna kendilerinin oturmak istemesiyle suçlar.

Kilise otoritesinin yerini; ‘devlet otoritesi’, devlet otoritesinin yerini; ‘vicdan’, vicdanın yerini de günümüzde genel uyum araçları olarak, ’sağduyu’ ve ‘kamuoyu’ otoriteleri almıştır. Eski açık otorite biçimlerinden kendimizi kurtardığımızdan, yeni bir otoritenin kurbanı olduğumuzu görememekteyiz. Kendi kararlarını veren bireyler olduğumuz yanılgısı içinde yaşayan, robotlar haline dönüştük.

İnsanın özgür olup da yalnız olmayabileceğine, eleştirel olup da kuşkularla dolu olmayabileceğine, bağımsız olup da insanlıkla bütünleşebileceğine inanıyoruz. Bu özgürlüğe insan, benliğini gerçekleştirerek, kendisi olarak ulaşabilir.

Faşizmin sunduğu en yüce erdem, özveridir.

Günümüzde insana en çok acı veren; yoksulluk değil, büyük bir çarkın küçük bir dişlisi olmak, bir robot olmak, hayatının boş ve anlamsız hale gelmesidir.

…/…

 


  • watt
  • liverpool
  • freida pinto zac posen
  • c span yesterdayc span zelaya
  • connecticut department of labor
  • search in vi
  • potter
  • hp support helpline
  • new england patriots 1996 roster
  • new england patriots wiki
  • search tumblr
  • cessna
  • mongoose
  • connecticut limo
  • search engines and flash
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • vince young jay cutler
  • new england patriots 4
  • fastest
  • cspan hosts
  • mtv music awards
  • battleship ipad
  • bengals 80's
  • la ink price list
  • gypsy
  • vince young uncle rico
  • chad ochocinco yesterday
  • bcbg
  • hp support 6310hp support 7200
  • franchise
  • advise
  • freida pinto dev
  • c span youtube obama
  • dis tester
  • melanie
  • connecticut 104.1
  • bangles eternal flame mp3bengals forum
  • hp support 6930p
  • johanson
  • cspan question timecspan radio
  • chicago bears 96
  • bengals 09
  • hp support englandhp support forum
  • bengals forum
  • search engines of the world
  • la ink ink
  • tea party zombies download
  • bea binene
  • new england patriots kim kardashian
  • cricut
  • mtv true life
  • connecticut renaissance faire
  • battleship aurora
  • disconnect
  • bea input output
  • sensei
  • miata
  • battleship aurora
  • chicago bears tattoos
  • search 78search 800 numbers
  • la ink 03x05
  • search 3 bodybuilding other index
  • randy moss wallpaper
  • growing
  • cellphones
  • bea goldfishberg
  • chad ochocinco quotes video
  • closed
  • okidata
  • zara phillips royal wedding picture
  • hp support 2133
  • tea party obama
  • greg olsen puzzles
  • connecticut quarter error
  • bengals kids jersey
  • la ink upcoming episodes
  • greg olsen vikingsgreg olsen wife
  • hp support center
  • violins
  • stardust
  • chicago bears posters
  • chad ochocinco sisterchad ochocinco twitter
  • battleship 3d game
  • randy moss college
  • bengals undraftedbengals vs steelers
  • caffeine
  • olde
  • new england patriots 84
  • connecticut secretary of state
  • cola
  • mtv oddities
  • seaview
  • accessaries
  • bengals football
  • chicago bears training camp
  • chicago bears donation request
  • search 2.0
  • hp support chat
  • handles
  • amtrak
  • bea spells a lot
  • chicago bears 08 record
  • dist 91
  • bea exhibitors
  • chad ochocinco traded
  • bengals cheerleaders tryouts 2011
  • shoulder
  • hearings
  • connecticut post
  • connecticut 7 day weather forecast
  • la ink 3rd season
  • bea 2011 map
  • connecticut law tribune
  • tea party young people
  • vascular
  • tea party medicare
  • c span ii
  • chicago bears 4th phase
  • function
  • bea verdi
  • randy moss bio
  • la ink games online
  • battleship lexington
  • dis n dat band
  • bea oracle
  • tea party birthday
  • vince young football camp
  • chad ochocinco celebrationschad ochocinco dating
  • lightning
  • vince young wiki
  • vince young redskins
  • vince young rumors
  • zara phillips kids
  • mtv 30 years
  • search dog foundation
  • chad ochocinco 15
  • hp support 6500a plus
  • programmer
  • randy moss yahoo stats
  • bengals hard knocks episode 1
  • new england patriots needs
  • lily
  • randy moss football cards
  • search engines visibility
  • c span kozol
  • vince young to eagles
  • la ink corey
  • corrupt
  • virtue
  • trophies
  • operated
  • la ink youtube pixie
  • greg olsen mormon
  • every
  • hp support error 1005
  • vince young 2008
  • pure
  • search with image
  • mtv website
  • chicago bears number 17
  • bea 460 bosch
  • chad ochocinco to detroit
  • wonderful
  • bea test
  • search vim
  • rama
  • search comcast net
  • bengals 09 record
  • new england patriots rumors
  • damascus
  • search engines for jobs
  • hp support quick test pro
  • clasp
  • bea rims
  • new england patriots 65
  • new england patriots 3 4
  • chad ochocinco stats
  • partners
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • freida pinto jeansfreida pinto kissing
  • programing
  • hiker
  • search engines non tracking
  • search 990 filings
  • hp support assistant review
  • cspan streaming
  • bengals xxiii
  • chad ochocinco xpchad ochocinco youtube
  • vince young z
  • chad ochocinco and cheryl burke