‘tecrübe’ olarak etiketlenmiş yazılar

ÖZLÜ SÖZLER - ANONİM

Çarşamba, 31 Mart 2010

ÖZLÜ SÖZLER -ANONİM


 

- Yüreğiyle düşünen olmalısın, hayatı anlamlandırmak zor değil, zor olan; sevmek ve üretmek.

*

- Çok uzun yaşarsan, sevdiklerinin seni birer birer terkettiğini görürsün!

*

 

- Çocukların kalplerindeki tanrı, onların anneleridir.

*

- Mutluluk isteyenlerin değil, hakedenlerindir.

*

- Hayal etmek, bilgiden daha önemlidir. Bugün gerçek olanların hepsi, geçmişte en az bir kere hayal edilmişti.

*

- ‘İnsan beyni’ bizim anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı, onu anlayamayacak kadar da ‘aptal’ olmamız gerekirdi.

*

- Mazeret terazisinin, tartamayacağı günah yoktur.

*

- İktidar gelin gibidir, kendine ortak istemez.

*

- Deveye sormuşlar, “boynun niye eğri?” diye, o da “nerem doğru ki?” demiş.

*

- Kurda sormuşlar, “boynun niye kalın?” diye, o da “kendi işimi kendim görürüm de ondan!” demiş.

*

- Gezen kurt, yatan kurttan daha iyidir.

*

- Ağacı kurt, insanı dert yer.

*

- Boş torbaya kısrak gelmez.

*

- İte bak, yattığı yere bak!

*

- İti an, çomağı hazırla!

*

- İyi adam, lafının üzerine gelirmiş!

*

- Eşşeğin sevmediği ot, burnunun dibinde bitermiş!

*

- Bir boklu dana, bütün sürüyü boklamaya yeter.

*

- Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa!

*

- İşini bilmeyen çavuşlar, sıçar bokunu avuçlar.

*

- Yüz verdik Ali’ye, sıçtı geldi halıya!

*

- Elalem deliye hasret, biz akıllıya!

*

- İnsanoğlu çiğ süt emmiş kimse bilmez fendini, her kime iyilik yaptıysan ondan sakın kendini.

*

- Her dağın kendine göre karı vardır.

*

- Benim ağzım sıkıdır, sadece camiyle kahvenin ortasında konuşurum!

*

- Ben herkese inanırım, sadece içindeki şeytana güvenmem!

*

- En yalnız insan, kendisiyle geçinemeyendir.

*

- Bilgi kutsal, yorum hürdür.

*

- Hatırda kalmaz, satırda kalır.

*

- Eden kurtulur, diyen tutulur.

*

- Bir adamı en çok, ya düğünde ya cenazede tanırsın!

* 

- Hayatta en çok neyi istersen, o şey olur.

*

- Herkes, istediği kadarını alır.

*

- Herşeyi çözdüğünü sandığın an, yanılırsın.

*

- Her arayan belki bulamayacak ama bulacak olan, mutlaka arayan olacaktır.

*

- Yaşam öyle bir öğretmendir ki; önce sınav yapar sonra ders verir.

*

- İnsanları olaylar değil, olaylara getirdiği yorumlar incitir.

*

- İnsan, en gelişmiş ilkel yaratıktır.

*

- Zor, oyunu bozar.

*

- En iyi savunma, taarruzdur.

*

- İnsan, kaybedeceği şeylere fazla bağlanmamalı.

*

- Uzak olan kardeşten, yakın olan dost daha iyidir.

*

- Bir insanın ölümünden daha kötü olan, iki insanın ölmesidir.

*

- Fazla merhametten maraz doğar.

*

- Herkesin vicdanı, kendi tanrısıdır.

*

- Ahlak; daha çok orta sınıfın uyduğu, çok zengin ve çok yoksulların ise bazen uydukları kurallardır.

*

- Azgelişmiş, yoksul ve yoksun bırakılmış toplumların da kendine özgü bir faşizmi vardır.

*

- Herkes, yargı ‘bağımsız’ olsun diyor ama kimse ‘tarafsız’ olmasını istemiyor.

*

- Doktor hata yaparsa bir kişi, hukukçu hata yaparsa herkes zarar görür.

*

- Terzinin hatasını ütü, ahçının hatasını maydonoz, doktorun hatasını ise toprak örter.

*

- Korkaklar hergün, cesurlar bir kere ölür.

*

- Korkularımız, arzularımızdır.

*

- Korkunun ecele faydası yoktur.

*

- Korkak insan; konuşması gereken yerde susan, susması gereken yerde de konuşandır.

*

- İhtiyaç, korkakları cesaretlendirir.

*

- Dilde bir ejderha gizlidir, kan dökmeden öldürür.

*

- Zihnimin kapıları açıldıkça, yalnızlığım artıyor.

*

- İki kişinin bildiği, ’sır’ değildir.

*

- Nasıl yaşarsan, öyle de ölürsün!

*

- Hayat, kurallarını tanrının koyduğu bir oyundur!

*

- Tanrı akıllıları kendine dost, aptalları ise kul olarak yaratmıştır!

*

- Olaylar insanların dışında gelişir, insanlar sadece olaylar karşısında verdiği tepkilerden sorumludur.

*

- Tanrı düşüncesi, ilkel toplumlarda bilgeliği temsil eder.

*

- Şeyh uçmaz, mürid uçurur.

*

- ‘Ama’dan önceki herşey yalandır.

*

- Bir memleketin sonunu hazırlayan, kabiliyetsiz muktedirler ile kifayetsiz muhterislerdir.

*

- Aptallar söylediklerine, akıllılar söylemediklerine pişman olur.

*

- Zekasını farkeden için en büyük zaaf, şımarmasıdır.

*

- Biz kuşbakışı diyoruz, o kuş gözüyle görmeye çalışıyor!

*

- İyimserler her felaketi bir fırsat, kötümserlerse her fırsatı bir felaket olarak görürler.

*

- Ne kadar geriye bakabilirseniz, o kadar ileriyi görebilirsiniz.

*

- Ekonomi, iktisatçılara bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir.

*

- Onlar paralarını, ben anılarımı biriktirdim.

*

- Tecrübe, yediğin kazıkların toplamıdır!

*

- Aklına satmayı koyanlar, alıncaya kadar ya ürünü değiştiriyor ya bizi.

*

- Sabır acıdır, meyvası tatlıdır.

*

- Beklemek, kavuşmaktan iyidir.

*

- Vuslat ertelendikçe, şehvet artar.

*

- Umut ertelendikçe, yerini işkenceye bırakır.

*

- Nostaljinin fazlası, gelecekten kopmadır.

*

- Karakter olduğun, itibar sandığın şeydir.

*

- Dahilik ile delilik komşudur.

*

- Elinde çekiç olan, her şeyi çivi zannediyor.

*

- Gecenin en karanlık olduğu an, sabaha en yakın olduğu zamandır.

*

- İyi insanın içinde, kötü şey durmaz.

*

- Çileye talibiz, ona bile bırakmıyorlar yaşayalım.

*

- Siyasetçi gelecek seçimleri, devlet adamı ise gelecek nesilleri düşünür.

*

- En başarılı komutan, savaşmadan zafer kazanandır.

*

- Gerçekte herkes ölür ama herkes yaşamaz.

*

- Önemli olan senin Ona (tanrı) inanman değil, Onun sana ne kadar inandığıdır.

*

- Kendisi için iyi olan (koşulsuz iyiyi isteme), başkası için iyi olandan - tanrı için bile olsa- daha değerlidir.

*

- Sizin yüksekliğiniz, bizim eğilmişliğimizdendir.

*

- Üzülmek, pişman olmaktan iyidir.

*

- Hata yapmaktan korkan, doğrusunu öğrenemez.

*

- Hayat çok kısa olabilir ama bu onun çok ilginç ve eğlenceli olmayacağı anlamına gelmez.

*

- Aklına kötü şeyler getirmezsen, kötü şeyler olmaz.

*

- Bugün dünden iyi sadece yarından daha kötüdür.

*

- Söylesem tesir etmiyor, sussam gönlüm razı gelmiyor.

*

- Aslolan, başkasını değil kendini değiştirmektir.

*

- Güce tapan, kana susar.

*

- Kanı kanla değil, suyla yıkarlar.

*

- Şiddet, şiddeti doğurur.

*

- Her şeyin aşırısı, tersini besler.

*

- Her zaman alttan alırsan, altta kalırsın.

*

- Kötülerin kazanması için, iyilerin seyirci kalması gerekir.

*

- Dünyada en güzel şey, olmasını en çok istediğin şeydir.

*

- Tarih, insanın bozduklarıdır.

*

- Tarih, kazananların kaybedenleri yazdığı menkıbelerdir.

*

- Aptallar konuşur, akıllılar dinler.

*

- Öyle insanlar var ki; konuşur, konuşur, konuşur… tâki söyleyecek bir şey buluncaya kadar.

*

- Sevmek, ihtiyaç duyulduğunda bulunman gereken yerde olmaktır.

*

- Aşk, birinin sahip olmak istediği diğerininse köle olmak istemediği ilişkinin adıdır.

*

- Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse!

*

- İnsan, ne kadar reddetse de bir şeylere inanma ihtiyacı duyar.

*

- İnsanlık tarihi, kurallarını tanrının koyduğu medeniyet kurmaca oyunudur.

*

- Tarih, eserlerini iki defa oynarmış; önce trajedi sonra da komedi olarak.

*

- Yarınlar, rahatlarına kıyabilenlerindir.

*

- Sarraf olmayan ne bilsin, zanneder her taş incidir.

*

- Tanrım! Bende düşmanlarımı altedecek cesaret var, sen beni dostlarımdan koru.

*

- Her daim mutlu bir azınlığa hizmet eden, mutsuz bir çoğunluk olmuştur.

*

- Kart kedi, taze sıçandan hoşlanır.

*

- Etme bulursun, inleme ölürsün!

*

- Göz görmeyince gönül katlanırmış.

*

- Sadece olmuşla ölmüşe çare yoktur.

*

- Eğitim; kökleri acı, meyvaları tatlı bir ağaçtır.

*

- Bataklığı kurutmadığınız sürece sivrisinekler olacaktır.

*

- İnsanlarla ilişkin ateşle olduğu gibi olsun! Çok yaklaşma yanarsın, uzaklaşma donarsın.

*

- Uluslararası ilişkilerde haklının gücünden değil, güçlünün haklılığından bahsedilir.

*

- Her millet, layık olduğu şekilde yönetilir.

*

- Zirveye çıkarken yanından geçtiğin insanların yüzüne iyi bak, çünkü dönüşte tekrar karşılaşacaksın!

 

 

DAVİD HUME

Çarşamba, 03 Haziran 2009

   DAVİD HUME ( 1711 – 1776 ) :

 

   ‘ANLAMA YETİSİ ÜZERİNE BİR SORUŞTURMA’ adlı eserinden:

 

   Canlılıklarına ve güçlülüklerine göre insan zihninin algıları ikiye ayrılır:

  1-İzlenimler; şeyler tam algıladığımız an.

   2-İdealar; izlenimlerden sonra oluşanlar.

 

   Locke’da da, Berkeley’de de sadece idealar vardı. Oysa Hume, idealardan önce izlenimlerin olduğunu söylüyor. Locke’da da, Berkeley’de de o anda algı izlenim değil, baktığın nesnenin sendeki ideasının canlanması yani sen kendi ideanı algılıyorsun.

 

  Kuruluşları bakımından da ideaları ikiye ayırır:

  1-Basit idealar; daha fazla ayırma ve bölmeye izin vermeyen izlenim ve idealar.

  2-kompleks idealar; basit izlenim ve ideaların birleşmesiyle meydana gelen idealar (Burda Locke ile paralel görüşte).

  Her basit idea, kendisini dolaysız olarak; kompleks/karmaşık idealarda, dolaylı olarak da kaynaklarını, izlenimlerde bulur.

  Herhangi bir şekilde iç ya da dış duyularla izlenimi olmayan şeyin ideası da olmaz. Düşünmenin bütün malzemesi, iç ya da dış duyumlardan gelir. Duyulardan gelmeyen idea yoktur. Hume bu görüşleriyle, başta Descartes olmak üzere doğuştan idecilere karşı çıkıyor.

  Hume; Locke ve Berkeley’in yaptığı gibi bilginin kaynağı ile ilgilenmez. Bilmenin işlem yapısını çözümlemeye çalışır.

  İzlenimler daha canlı olup, ideaların kaynağıdır. Bu bakımdan idealar, izlenimlerin kopyasıdır. İzlenimleri algı üretir, ideaları da düşünme.

 

  İki ideayı birbirine bağlayan ilkeler:

 1-Benzerlik

 2-Zamanda ya da mekanda yakınlık

 3-Neden ya da etki

    Basit ideaları birleştiren bu ilkeler evrenseldir.

  Hayal gücü için iki sınır:

 1.si hayal gücü için izlenimler şart.

 2.si ise çelişme. Hayal gücü her şeyi uydurabilir ama çelişmeyi uyduramaz. Çünkü; zihin böyle bir ideayı kavrayamaz. Burda çelişme iki ideanın yan yana duramaması. Örneğin hiç kimse vadisiz dağ tasarlayamaz.

  İzlenim ve idea düzeyinde henüz bilme sözkonusu değil, bu düzeyde henüz  bilmeye malzeme hazırlama sözkonusu.

  

   Bilmeye Malzeme Hazırlayanlar :

 

 1-İç duyu ve dış duyu

 2-Hayalgücü; izlenimleri idea olarak tekrar eden yeti.

 3-Bellek; geçmiş algılarımızı geri çağırma

 4-Zihin.

 

Peki ‘bilme’ ne? Ya da bu malzemeleri kim kullanıyor?

 

Bilme ya da bu malzemeleri kullanan yetiler:

1-Anlama yetisi

2-Akıl

3-Yargı gücünün işlemlerini gerektirir bilme.

 

İki çeşit bilme var:

1-Dolaysız bilme (pasiftir); duyuların ve belleğin tanıklığına sahip. Bilenin tanıklığına sahip olmak. Şu anda/zamanda ve mekanda tanık oluyorsun, belirli bir zamanda ve mekanda bildiğine tanık oluyorsun.

2-Dolaylı bilme; akıl yürütmeyle bilme. Bu bilmede duyuların ve belleğin tanıklığının ötesine geçiliyor.

  a) İdea ilişkileri (demostratif akıl yürütme);tanıtlama yoluyla bilme.

  b) Olgu sorunları (moral akıl yürütme); neden-etki ilişkisi sözkonusu.

         /              \

İspat                İhtimal

                       /           \

       Rastlantı ihtimali    Sebepler ihtimali         

 

     TECRÜBE – DENEY FARKI :

 

 Tecrübe edinme, deneyler edinmedir. Tecrübe edinen neden- etki halinde o şeyi görmüştür. Şeyin deneyinin olmaması; neden –etki halinde o şeyin görmemesidir. Tecrübe o andaki zaman ve mekana ait. Akıl yürütme, tecrübelerden yararlanarak o andaki zaman ve mekanın dışında olanları bilmeye çalışmaktadır.

 İdea ilişkileri:

Zamanda ve mekanda değil, zihinsel olarak kuruluyor. Belli bir zaman ve mekanda olmadıklarından her zaman kesindirler. Demostrasyon yoluyla bilme, kesin olarak bilmeyle aynı şey.

 Örneğin; ‘bir dik üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir’. Burada neden- sonuç ilişkisi var.

  Olgu sorunları:

 Burada ileri sürülen bilgi, idea ilişkilerindeki kadar kesin değil ama ona çok yakın. Buradaki bilgi kesin değil; olasılıklı ama olasılığı çok yüksek.

 Örneğin; ‘yarın güneş doğacak’ bunu moral akıl yürütme ile bilebiliyoruz.

 Moral akıl yürütmenin de, demostratif akıl yürütmenin ortaya koyduğu bilgi gibi, gerçeğin o andaki ve mekandaki durumu değil ama o gerçeğe ait ve ona çok yakın.

 Moral akıl yürütmenin ortaya koyduğu bilginin yanlış olma durumu/olasılığı var. Örneğin, ‘yarın güneş doğmayabilir’ gibi tam tersi de söylenebilir. Bunu söylemek mantıksal açıdan da bir çelişki yaratmaz. Bunu üçgenin iç açıları için söylediğimiz de ise bir çelişme yaratır. ‘Üçgenin iç açılarının toplamı 180 derece değildir’ diyemeyiz. Yani idea ilişkilerinde, demostratif akıl yürütmenin ortaya koyduğu bilginin, tersinin olanaksızlığı sözkonusu.

 Olgu sorunları, gerçek varolmayla ilgili ama duyuların ve belleğin tanıklığına sahip değiller.

 Bir olgu sorununun bilinmesi ancak neden- etki bağlantısının kurulması ile olur. Neden- etki bağlantılarını ancak tecrübe ile bilebiliriz. Tecrübe edindikçe, tecrübesini edindiğimiz şeyin benzer durumlarını da bilebiliriz. Tecrübemize dayanarak, geleceğe ait sonuçlar çıkarabiliriz. Bu da geleceğin, geçmişe uygun olacağı sayıltısına dayanır.

 Biz ‘yarın güneş doğacak’ çıkarımını akılla bilmiyoruz. Akılla bilseydik, bu demostratif akıl yürütme olup tecrübeye gerek kalmazdı. O halde geriye sadece tecrübe kalıyor. Güneşin yarın doğacağını biz tecrübe ile biliyoruz.

 

              Neden/etki – Sebep/sonuç :

 

 Hume’a göre, doğadaki neden-etki ile mantıktaki sebep-sonuç karıştırılıyor. Doğa olanı veriyor, geleceği değil. Geleceğin bilgisini biz, moral akıl yürütmeyle elde ediyoruz.

 Mantıktaki sebep-sonuç; olanı da olacak olanı da veriyor. Bunların hepsi bizden geliyor. Oysa neden-etki olayı doğada.

 ‘İnsanlar bir olayın oluşumunu, birçok kez gördüğünde aynı olayın, aynı şartlar altında geliştiğinde yine aynı sonucun olacağını akıl yürütmeyle bilemez. Akıl yürütmeyle bilseydik, Şu nedenin şu sonucu çıkardığını hiç görmeden de yani ilk defasında da bilirdik. O halde biz bunu, alışkanlıkla biliyoruz. Birçok kez, şu nedenin şu sonucu ortaya çıkardığını görüyoruz ve bu bizde bir alışkanlık yaratıyor. Daha sonraki durumları biz bu alışkanlık sayesinde biliyoruz.

 Nedeni gördüğümüzde sonucu bekleme bizde doğuştan içgüdüsel olarak var ama biz bunu akıl yürütme ile bildiğimizi sanıyoruz. Birçok kez o şeyin izlenimine sahip olduktan sonra bizde alışkanlık oluşuyor ve bu alışkanlık sayesinde de o şeyin sonucunun gelecekte de aynı olacağını biliyoruz.

 Bir olayı birden çok gördüğümüzde, bizde nedensellik ilişkisi kuruluyor. Tecrübeyi deneylerle, nedensellik ilişkisini ise alışkanlıklarla ediniyoruz.

 Hume’un tüm derdi; geleceğin, geçmişe uygun olacağı sayıltısına nasıl varıyoruz? Bunu ne akıl yürütmeyle ne de tecrübe ile bilmiyoruz. Mantıksal bir zorunluluğa varıyoruz. Oysa gelecekte mantıksal zorunluluk yok. Biz güneşin her sabah doğacağını ne akıl yürütmeyle ne de tecrübeyle bilmiyoruz sadece alışkanlıkla biliyoruz.

 Güneş yüz kere, bin kere doğuyor ama yarın da doğacağım demiyor. Bizde böyle bir izlenim olmadığı halde biz bir çıkarım yaparak güneşin yarın da doğacağını söylüyoruz. Alışkanlıktan dolayı öyle olacağına inanıyoruz.

 Nedenden etkiye geçiş, alışkanlık yoluyladır. Bu durum sadece insanda değil diğer canlılarda da sözkonusu.

 Doğa bu işi, nedenden etkiye geçişi akıl yürütmeye bırakmamıştır. Çünkü akıl bunu başaramazdı. Doğa bu işi alışkanlığa bırakarak işi sağlama almıştır. Aksi halde akıl yürütmeyle olsaydı; her yapıp etmemiz için akıl yürütecektik.

 En temelde şeyleri bilme yetimiz hayal gücüdür. Hayalgücü, basit ideaları hem birleştirip hem de ayırarak bilmemizi sağlıyor. Bunu da alışkanlık sayesinde biliyoruz.

 Locke, Berkeley ve Hume’un her üçünün de hareket noktaları aynı; ‘bir şey algı konusu/nesnesi olmadan bilgi konusu olamaz’.

 Hume’a göre sadece algıladıklarımızı bilseydik, bir önümüzdekini bir de belleğimizde olanları bilirdik. Oysa algının ötesine de gidiyoruz. Algıladığımızdan fazlasını biliyoruz. Berkeley, algılamada duruyor, ona göre her şey; ‘idea’. Oysa Hume, ‘evet algıladıklarımız var ama algılamadıklarımız da var’  diyerek algıların ötesine geçiyor. Biz nesnelere bir şey katıyoruz da biliyoruz. Bu kattığımız şey ise alışkanlık. Hume’da apriori; edinilmemiş tecrübeden sonuç çıkarmak.

 

DUVAR YAZILARI

Pazar, 31 Mayıs 2009

DUVAR YAZILARI :

- Birini öldürürsen katil, birilerini öldürürsen kahraman,

hepsini öldürürsen tanrı olursun!

- Bir lira çalarsan hırsız, bir trilyon çalarsan beyefendisin!

- Hepimiz eşitiz ama ben biraz daha eşitim!

- Küçük beyinler kişileri, orta beyinler olayları, büyük beyinler fikirleri tartışır.

- Kazanmak insanın gardrobunu, kaybetmekse kişiliğini geliştirir.

- Hiçbir başarı, cezasız kalmaz. 

- Kadın olmak zor şey, erkek gibi düşüneceksin, genç

kız gibi davranacaksın, eşşek gibi çalışacaksın!

Hem zeki hem çalışkan, taktir et.

Zeki ama tembel, ikaz et.

Çalışkan ama aptal, dikkat et.

Hem aptal hem de tembel, imha et.

- Gelme, gelme Mevlana değilim, beni germe!

- Geç geldi desinler, geçmiş olsun demesinler!

- Allahım ya bana bu aklı vermeseydin ya da bunları böyle yaratmasaydın!

- Bazı insanların altı, bazılarının da üstü çizilir!

- Sizin bildiğiniz kadar, benim unuttuğum vardır!

- Bizim yaptıklarımıza sizin hayaliniz yetmez!

- İnsan hımbıllaşmaya görsün; oturma imkanı varsa ayakta durmaz, yatma imkanı varsa da oturmaz!

- Minumum gayret, maksimum fayda!

- Kötü olan kör olmak değil, nankör olmaktır.

- Birşey kısmetten çıkmaya görsün, uçkur bile doksandokuz yerinden kopar, bağlamaya yetişemezsin!

- Dövüşmesinler de sevişsinler!…

- Maşallah danazorlar, dinozorların yokluğunu aratmıyor!

- Demirden korksaydık trene binmezdik!

- İnsana benziyor diye sanma ki, herkes insan!

- Birşeyin doğrusunu mu istiyorsun, kendin yap!

- Hayatım lazım olursa, ben buradayım gel ve al!

- Kayseri’ye giderken pastırma götürmeye gerek yok!

- Başımıza bir kaza bela gelmeden, hayırlısıyla bir ölseydik!

- Hayat biz onu planlarken, akıp geçen zamandır.

- Fırsatlar, trenlere benzer. O trene binmek için de istasyonda olmak gerekir.

- Ülkeler barışta zenginlerin, savaşta fakirlerindir.

- Hiçbir şey bilmiyorsan, haddini bil!

- Akıllısı beni bulmaz, delisi peşimi bırakmaz.

- İte bak, yattığı yere bak!

- Zor, oyunu bozar.

- Benim ağzım sıkıdır, sadece camiyle kahvenin ortasında konuşurum!

- Onlar paralarını, ben anılarımı biriktirdim.

- Tecrübe, yediğin kazıkların toplamıdır.

- Çileye talibiz, ona bile bırakmıyorlar yaşayalım.

- Söylesem tesir etmiyor, sussam gönlüm razı gelmiyor.

- Ne hikmetse, size hak olan bize gelince müstehak oluyor.

- Cümbüş ‘ibadet’, içki ‘bade’, cinayet ‘töre, halay çekmek de ‘devrim’ olmuş!

- Dönmek değil, fırıldak olmak kötüdür.

- Hadi yavrum, hadi çocuğum, kumda oyna gözüne çöp batmasın!

- On tane eşşeğin olacağına, adam gibi bir enişten olsun yeter!

- Seviyorsan bırak gitsin, dönerse senindir, dönmezse

zaten senin değildi!

- Göz uydur vurmaz tüfek yoktur, söz uydur sevmez kadın yoktur.

- Karın iyiyse eğlencede işin ne, düğün kendi evinde. Karın kötüyse cenazede işin ne, ölü kendi evinde!

- Kaza geliyorum, namus gidiyorum demez.

- Küçük kafa, büyük kafayı yer.

- Kaderde varsa düzülmek, neye yarar üzülmek!

- Düzülen hep biz olduktan sonra, düzen değişse ne olur?

- Bir yaprak bir mızrak, gerisi teferruat!

- Dünya delikanlı olsaydı, yuvarlak olmazdı!

- Yüze gülücü, arkadan gömücülere dikkat et!

- Kart kedi, taze sıçandan hoşlanır!

- Genç geriyorsa, yaşlı sevindir daha iyi!

- Gençler bilebilse yaşlılar yapabilse!

- Delikli taş bile yerde durmaz.

- Hasan almaz, basan alır.

- Ziyan olacağına, ver bir fakir sebeblensin!

- Zengin parasıyla, fakir karısıyla oynarmış!

- Erkek yapacak yer, kadınsa yapacak bahane arar!

- Edebsizlikten değil, ihtiyaçtan bu hale geldik!

- Et ile ekmek, eti ete sürtmek, gerisi köpek tüfek!

- Erkeğin kıllısı Ali’den, kadının kıllısı ayıdan!

- İlişkinin 5 aşaması:

“Göz göze, el ele, et ete, göt göte, git öte!”

- Masajın 5 aşaması:

“Ovalama, sıvazlama, itme, çekme, dürtme!”

“Tanrı öldü!”

NİETZSCHE

Yaşasın, Nietzsche öldü!”

TANRI

Tanrı bile yanlış yapsa, itiraz et!”

İBLİS

“Herşeye yer var, tanrıya yok!”

ATEİST

Kızın gözüne gircem diye, tanrının gözünden

düştüm. Üzgünüm, hepsi benim suçum!”

ADEM

- Bağırsak namımız gidiyor, sussak kendimiz!..”

BİR KADIN

 FELSEFE TÜRLERİ

 KLASİK TEPKİ: “Sıraya geç kardeşim!”

NEOKLASİK TEPKİ: “Şeker kardeşim sıraya geçiver…”

REALİST TEPKİ: “Sıra var!”

SURREALİST TEPKİ: “Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay’da, bak bir daha yapıyorlar mı?”

ROMANTİK TEPKİ: “Beyefendi galiba sırayı görmediniz…”

NATURALİST TEPKİ: “Sırana geç!”

MODERN TEPKİ: “Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa’da…”

POST-MODERN: “Sırana geç lan ayı!”

UZLAŞIMCI: “Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi…”

DEVRİMCİ: “Alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek!”

KADERCİ: “İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür…”

FELSEFECİ (septik/kuşkucu): “Ön ve arka kavramları görecelidir.O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir!”

İDEALİST: “Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur!”

KÖTÜMSER VAROLUŞCU: “Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Birgün o adamda ölecek!”

İYİMSER VAROLUŞCU: “Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor!”


 

OSCAR WİLDE - “DORİAN GRAY’İN PORTRESİ”

Pazar, 31 Mayıs 2009

 

OSCAR WILDE:

 

“Ben dehamı hayatıma, eserime ise yalnızca hünerimi koydum”.

 

 

                ‘‘DORİAN GRAY’İN PORTRESİ’’nden:                                       

 

- Liberaller, her şeyin fiyatını bilir ama hiçbir şeyin değerini bilmez…

*

 - Tecrübe, herkesin hatalarına verdiği isimdir.

*

- Mutluluk; ulaşılacak bir istasyon değil, yolculuğun ta kendisidir.

*

 - Ciddiyet, sığlığın tek sığınağıdır.

*

 - Ziyan olmuş hayat yoktur, sadece gelişimi durmuş hayatlar vardır.

*

 - Gelişimi engellenmiş hayattan daha kötüsü yoktur.

*

 - Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlarsa sonuncusu olmak isterler.

*

 - Evliliğin en çekici yanlarından biri, yalan söylemeyi eşler için gerekli kılmasıdır.

*

 - Erkekler yorgunluktan, kadınlar meraktan evlenirler. Sonunda ikisi de hayal kırıklığına uğrar.

*

 - Evlenmenin gerçek kusuru, insanı bencillikten alıkoymasıdır. Oysa bencil olmayanlar renksiz kişilerdir.

*

 - Kadınlar bizde şaheser yaratmak istemini uyandırırlar fakat onları gerçekleştirmemizin durmadan önüne geçerler.

*

 - Güzel kadınların kocaları, adam öldürenlerle birdir.

*

 - Kadınlar, eksiklerimizden dolayı severler bizi. Yeteri kadar kusurluysak her şeyi bağışlarlar bize, zekamızı bile…

*

 - Ilımlılık kötü bir şeydir, yeter dediğimiz yavan bir yemek, aşırı dediğimizse bir şölendir.

*

 - Bağışlatmak elde değilse, unutmak elimizdedir.

*

 - İnsan hayatı, başkalarının yanılgılarını yüklenecek kadar uzun değildir.

*

 - Tanımlamak, sınırlamaktır.

*

 - Her gösterişli hareketiyle insan, bir düşman kazanır. Sevilmek için bayağı olmalı.

 

- Her yolun sonu birdir; hayal kırıklığı.

*

 - Suç, aşağı sınıfların malıdır.

*

 - İnsanın sık sık yaptığı her şey, bir zevk haline gelir.

*

 - Hayatı sanat açısından ele alan adamın kalbi; beynidir.

*

 - Yaşlılığın acı yanı; insanın yaşlanması değil, genç kalmasıdır.

*

 - Kendimi ele verdim mi içimden bir şeyler eksilmiş gibi. İnsan hayranlığını sözlerle anlatmaya kalkışmamalı.

*

 - Tatsız, tuzsuzdur kır hayatı! Yapacak işleri çok olduğu için erken kalkıyorlar, düşünecek işleri olmadığı için de erkenden yatıyorlar.

*

 - Başkaları hakkında iyi düşünmemiz, kendimizden korkmamızdan ötürüdür. İyimserliğin temeli yılgınlıktır.

*

 - İnsan aşık oldumu, işe kendini aldatmakla başlar, başkalarını aldatarak da bitirir.

*

 - İnsanlar en çok kendilerine lazım olan şeyi, başkalarına vermeye pek düşkündür.

*

 - Kitapların ahlakından değil olsa olsa, iyi ya da kötü yazılmış olduğundan bahsedilebilir.

*

 - İnsanların ahlaka aykırı dediği kitaplar, utançlarını yüzlerine vuran kitaplardır.

*

 - Saklarsan, en bayağı şey bile çekici bir nesne haline gelir.

*

 - Bilinçle, korkaklık aynı şeydir.

*

 - Herkesi seviyorsan, hiç kimseyi sevmiyorsun demektir.

*

 - Eksikliklerimizi, kendilerinde gördüğümüz kişilere tahammül edemeyiz.

*

 - Güzellik, dehanın başka bir çeşididir.

*

 - Evrenin gerçek sırrı görünmeyende değil, görünendedir.

*

 - Başkalarının toplayacağından korkmasak, atacağımız bir yığın şey vardır.

*

  - Bütün sanat eserleri, bir yüzey ve sembolden ibarettir. Yüzeyin ötesine geçmeye kalkanlar kendilerini büyük tehlikeye atarlar.

*

—————

                                                     

 

- İki dünya vardır; biri kendinden sözedelim ya da etmeyelim ‘gerçek dünya’, öbürü de sözedilmezse varolamayan ’sanat dünyası’.

*

 - Sanat eseri ile tabiat eseri arasındaki fark; sanat eseri daima tektir, tabiat ise yarattıkları kaybolmasın diye aynı şeyi tekrarlayıp durur.

*

 - Tanrı insanı, insan da sanat eserini yaratır.

*

- Vatanseverlik, gaddar insanların erdemidir.

*

 - Ruh, bedende ihtiyar olarak doğar. Beden, ruhu gençleştirmek için ihtiyarlar. Platon, Sokrates’in gençliğidir…

 

ÖZLÜ SÖZLER -DÜNYADAN

Perşembe, 28 Mayıs 2009

ÖZLÜ SÖZLER

 

 

 

- Düşman, en iyi öğretmendir.

- Bir sorunu çözemiyorsan, üzülmenin de bir faydası yoktur.

 

 TİBET ATASÖZÜ

 

  - Eylem kolay, bilgi zordur.

- Sonsuz olan, sonlu olana indirgenemez.

- Sahiplenmeden üretmek, kendini empoze etmeden hareket etmek, egemen olmadan gelişmek esastır.

- İmparatorluğu at üstünde kazanırsınız ama at üstünden yönetemezsiniz.

- Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın.

 

 ÇİN ATASÖZÜ

 

 - İnsanlık birdir ve insana özgü hiçbir şey, bize yabancı sayılmamalıdır.

- Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür.

- Hayat, bir ‘an’dan ibarettir.

- Bekçilere kim bekçilik edecek?

- Düzen (kozmos), kaostan doğar.

- Başkası birşey kaybetmeden, sizin kazanmanız mümkün değildir.

 

 LATİN ATASÖZÜ

 

- Eğer her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur.

- Gerçek, çoğu zaman tasarımı aşar.

- Uçlar, birbirine dokunur.

 

FRANSIZ ATASÖZÜ

 

  - Kadın gölge gibidir. Kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar.

- Beni anla da istersen öldür.

-Yiğit harpde, dost dertde, olgun adam hiddetde belli olur.

 

ARAP ATASÖZÜ

 

  - Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir.

 

AMERİKAN ATASÖZÜ

 

 - Oğlunu istediğin zaman, kızını istediği zaman evlendir.

- Köpekle yatan pireyle kalkar.

 

İSPANYOL ATASÖZÜ

 

 

 - Henüz ölmemiş birinin, hala bir şansı vardır.

 

LÜBNAN ATASÖZÜ

 

————-

 

- Marifet, iltifata tabidir.

*

- Taç giyen baş uslanır.

*

- Biliyorsan söyle feyz alsınlar, bilmiyorsan sus molla sansınlar.

*

- Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.

*

- Vermeyince mabud, neylesin Sultan Mahmud.

*

- Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste…

*

- Zulüm ile abad olunmaz.

*

- Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan doğar (hakikat ışığı, fikirlerin çarpışmasından doğar).

*

- Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer.

*

- Üslubu beyan, ayniyle insandır.

*

- İyilik yap denize at, balık bilmezse halık (yaratıcı) bilir.

*

- Çok söz yalansız, çok mal haramsız olmaz.

*

- Bir musibet, bin nasihatten iyidir.

*

- Bir dirhem et, bin ayıp örter.

*

- Ahrette iman, dünyada mekan.

*

- Tebdil-i mekanda, ferahlık vardır.

*

- Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.

*

- Mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var.

*

- Her millet, layık olduğu şekilde yönetilir.

*

- Hafızayı beşer, nisyan (unutmak) ile malüldür.

*

- Bazı olayların şuyu (dedikodusu), vukuundan beterdir.

*

- Ölüm gelmiş cihane başağrısı bahane.

*

- Dinsizin hakkından imansız gelir.

*

- Dinime küfreden bari müslüman olsa!

*

- Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.

*

- Dervişin zikri neyse fikri de odur.

*

- Göz görmeyince, gönül katlanır.

*

- Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı.

*

- Kul sıkışmayınca, Hızır yetişmez.

*

- Kervan yolda düzelir.

*

- İt ürür, kervan yürür.

 

 

OSMANLI ATASÖZLERİ

 

 

- Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekildikçe de karıncalar balıkları. Kimse bugünkü üstünlüğüne, gücüne güvenmemeli. Çünkü; kimin kimi yiyeceğine, suyun akışı karar verir.

- Borç verirken ya paranı ya dostunu kaybedersin.

 

AFRİKA ATASÖZÜ

 

 

 

 KIZILDERİLİ ATASÖZLERİ:

 

 

- Bize bu dünya atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.

*

- Beyaz adam geldiğinde onun sadece İncili, bizimse topraklarımız vardı. Sonra, İncil bizim oldu, topraklarımızsa onun.

*

- Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

*

- Kalbimizi biraz daha açarsak, birbirimizi daha iyi anlar, kan dökülmesini biraz daha önleriz.

*

- Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.

*

- Arkamda yürüme ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimizde eşit olabiliriz.

*

- Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.

*

- Ölüler, tecrübe ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.

*

- Senin tanrın bana yapılan bu büyük zulmü hoş görüyorsa, o inandığın tanrı değil.

*

- Beyaz adam, ‘bir’i üç yapan adamdır.

*

- Bana söylersen unutabilirim, gösterirsen anımsayabilirim ama beni de katarsan anlayabilirim.

*

- Küçük derede, büyük balık olmaz.

—/—

 

 

- İnsanlar yaşadığı için değil, yaşamadıkları için yaşlanırlar.

 

PORTEKİZ ATASÖZÜ

 

- Eğer bir fare, kediye gülüyorsa yakınlarda bir delik var demektir.

NİJERYA ATASÖZÜ 

 

- Bizler doğanın bir üyesi olarak, onunla uyum içinde yaşayan gerçek insanlarız. Bize göre varolan her şey, bir başkasının ihtiyacını karşılamak için vardır. Beyaz adamsa, mutasyona uğramış tehlikeli bir varlık, kendisini doğadan daha üstün görüp ona hükmetmek istiyor.

 

ABORJİNLER

 

- Bilgeyi övsen de bir yersen de, fırtına kayaları sarsar mı?

- Dünya, rüya içinde rüyadır.

 

HİNT ATASÖZÜ

 

- Güneş, evliyaları da eşkiyaları da aydınlatır.

 

HİNTLİ ŞARVAKASLARIN SÖZÜ

 

- Ucuz mal alacak kadar zengin değilim.

- Cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir.

- Din şehitlerinin kanı, kilisenin tohumudur.

- Gerçek büyük şeydir, eninde sonunda üstün gelir.

 

İNGİLİZ ATASÖZÜ

 

- Çirkin kadın yoktur, az votka vardır.

 

RUS ATASÖZÜ

 

- İki dost arasına bir kez güvensizlik girerse, birine ya sürgün ya da ölüm düşer.

- İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır.

 

MOĞOL ATASÖZÜ

 

- Daha azını alabilmek için, daha fazlasını istemek gerekir.

 

KIZIL TUGAYLAR

 

 

 

 

 


  • watt
  • liverpool
  • freida pinto zac posen
  • c span yesterdayc span zelaya
  • connecticut department of labor
  • search in vi
  • potter
  • hp support helpline
  • new england patriots 1996 roster
  • new england patriots wiki
  • search tumblr
  • cessna
  • mongoose
  • connecticut limo
  • search engines and flash
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • vince young jay cutler
  • new england patriots 4
  • fastest
  • cspan hosts
  • mtv music awards
  • battleship ipad
  • bengals 80's
  • la ink price list
  • gypsy
  • vince young uncle rico
  • chad ochocinco yesterday
  • bcbg
  • hp support 6310hp support 7200
  • franchise
  • advise
  • freida pinto dev
  • c span youtube obama
  • dis tester
  • melanie
  • connecticut 104.1
  • bangles eternal flame mp3bengals forum
  • hp support 6930p
  • johanson
  • cspan question timecspan radio
  • chicago bears 96
  • bengals 09
  • hp support englandhp support forum
  • bengals forum
  • search engines of the world
  • la ink ink
  • tea party zombies download
  • bea binene
  • new england patriots kim kardashian
  • cricut
  • mtv true life
  • connecticut renaissance faire
  • battleship aurora
  • disconnect
  • bea input output
  • sensei
  • miata
  • battleship aurora
  • chicago bears tattoos
  • search 78search 800 numbers
  • la ink 03x05
  • search 3 bodybuilding other index
  • randy moss wallpaper
  • growing
  • cellphones
  • bea goldfishberg
  • chad ochocinco quotes video
  • closed
  • okidata
  • zara phillips royal wedding picture
  • hp support 2133
  • tea party obama
  • greg olsen puzzles
  • connecticut quarter error
  • bengals kids jersey
  • la ink upcoming episodes
  • greg olsen vikingsgreg olsen wife
  • hp support center
  • violins
  • stardust
  • chicago bears posters
  • chad ochocinco sisterchad ochocinco twitter
  • battleship 3d game
  • randy moss college
  • bengals undraftedbengals vs steelers
  • caffeine
  • olde
  • new england patriots 84
  • connecticut secretary of state
  • cola
  • mtv oddities
  • seaview
  • accessaries
  • bengals football
  • chicago bears training camp
  • chicago bears donation request
  • search 2.0
  • hp support chat
  • handles
  • amtrak
  • bea spells a lot
  • chicago bears 08 record
  • dist 91
  • bea exhibitors
  • chad ochocinco traded
  • bengals cheerleaders tryouts 2011
  • shoulder
  • hearings
  • connecticut post
  • connecticut 7 day weather forecast
  • la ink 3rd season
  • bea 2011 map
  • connecticut law tribune
  • tea party young people
  • vascular
  • tea party medicare
  • c span ii
  • chicago bears 4th phase
  • function
  • bea verdi
  • randy moss bio
  • la ink games online
  • battleship lexington
  • dis n dat band
  • bea oracle
  • tea party birthday
  • vince young football camp
  • chad ochocinco celebrationschad ochocinco dating
  • lightning
  • vince young wiki
  • vince young redskins
  • vince young rumors
  • zara phillips kids
  • mtv 30 years
  • search dog foundation
  • chad ochocinco 15
  • hp support 6500a plus
  • programmer
  • randy moss yahoo stats
  • bengals hard knocks episode 1
  • new england patriots needs
  • lily
  • randy moss football cards
  • search engines visibility
  • c span kozol
  • vince young to eagles
  • la ink corey
  • corrupt
  • virtue
  • trophies
  • operated
  • la ink youtube pixie
  • greg olsen mormon
  • every
  • hp support error 1005
  • vince young 2008
  • pure
  • search with image
  • mtv website
  • chicago bears number 17
  • bea 460 bosch
  • chad ochocinco to detroit
  • wonderful
  • bea test
  • search vim
  • rama
  • search comcast net
  • bengals 09 record
  • new england patriots rumors
  • damascus
  • search engines for jobs
  • hp support quick test pro
  • clasp
  • bea rims
  • new england patriots 65
  • new england patriots 3 4
  • chad ochocinco stats
  • partners
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • freida pinto jeansfreida pinto kissing
  • programing
  • hiker
  • search engines non tracking
  • search 990 filings
  • hp support assistant review
  • cspan streaming
  • bengals xxiii
  • chad ochocinco xpchad ochocinco youtube
  • vince young z
  • chad ochocinco and cheryl burke