Posts Tagged ‘At’

DUVAR – 3

Çarşamba, Eylül 3rd, 2014

- Bazı insanlar vardır; konuşur, konuşur, konuşur, ta ki, söyleyecek bir şey buluncaya kadar!

- Açtırma bayramlık ağzımı, söyletme kötüyü!

Senden gelecek iyilik, Allah’tan gelsin!

Al atını ver tımarımı, senden korkan senin gibi olsun!

- Kiminin ağzından laf alamazsın, kimini de parayla susturamazsın!

*

- Bir yalan söylediğinde, daha fazlasına hazır ol!

- Aşağı indim bir yalan söyledim, yukarı çıktım kendim de inandım!

- Erkeğe maaşı, kadına yaşı sorulmaz!

- Giritlinin biri kalkmış, “bütün Giritliler yalancıdır” demiş!

- Yalandan kim ölmüş!

- Yalancının mumu, mum bitince söner!

- Allahın bildiği kuldan saklanmaz. (İyi, söyle rezil ol.)

- Ateş olmayan yerden, duman çıkmaz!

- Bozacının şahidi şıracı! (Al birini, vur ötekine!)

- Üzümünü ye bağını sorma, bağcıyla da uğraşma…

- Gelene ev önünde, gidene yol önünde…

-

- Yılandan korkmam, yalandan koktuğum kadar!

(Her sene yılandan kaç kişi ölüyor, haberin var mı senin!)

- Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın! (Zaman uzun, dokunur!)

- Yılanın başını küçükken ez, sonra başına bela olmasın!

- Elin ağzı torba değil ki, büzesin!

*

-İdeolojiler, deli gömleğidir.

*

- Değişime ayak uydur ama değişmeyecek olan ilkelerine de sımsıkı sarıl.

- Düşmanı olmayan adam, değersiz adamdır.

- Sahip olduğun en büyük servet, sana en yakın olanlardır.

- Kalbin neredeyse, evin orasıdır.

- Başkasını anlamak, acısını yüklenmektir.

- Eskiden kendimi iyi sanıyordum, şimdi bunları görünce anladım ki, kesinlikle mükemmelim!

*

- Herkese şapur şupur, bize gelince yarabbi şükür!

- Gökten altın yağsa, bizim başımıza taş düşer.

“Düşmedi” diye tam sevinirken, seker gelir yine bulur.

- Gülme komşuna gelir başına!

- Herkes geçer sen takılırsın!

- Av gibi davranırsan, av olursun.

- Denize düşen yılana sarılır.

- Ne kadar çok güldüysen, ağlamaya, kusmaya hazır ol!

- Bir şey olmaz deme, yerin altı onlarla dolu!

- Bir şeyin altını üstüne getirmeye çalışma, üstünün iyi olmadığını kim söylüyor!

- Aklına kötü şeyler getirmezsen, kötü bir şey olmaz! (Zaten, kötüye bir şey olmaz!)

- En çok neyi istersen, o olur!

- Hayatta en güzel şey, olmasını en çok istediğin şeydir.

- Yaşamak seyahate çıkmak, ölmekse eve dönmektir.

- İnsan düşüncedir, ne düşünüyorsa onu yaşar.

- Çocuklar ne kadar karanlıktan korkuyorsa, yetişkinlerin pek çoğu da aydınlıktan korkuyor.

- Gençler maziden, yaşlılar bugünden kaçıyor.

- Hayattaki üç güzel ses; “kadın sesi, su sesi, para sesi”!

- Mutluluk; koşulların değil, tercihlerimizin bir sonucudur. Tercihlerini düşür garanti olsun!

- Yüzüne tükürsen, yağmur zannediyor, bağırınca da gök gürültüsü…

- Sizde yiyip içelim, bizde gülüp oynayalım!

- Bir şeyin oyuncak olmadığını anlamak için, üzerine oturmak mı lazım?

- Bokunu çıkarmak istemiyorsan, fazla kurcalama!

- Görmemişin oğlu olmuş, çekince çükünü koparmış! (Görgüsüzlüğün de bu kadarına pes…)

- İnsanlar birbirine, “dünyanın en ayıp şeyini” yaptıktan sonra daha ne yapmazlar ki?

- Can çıkar huy çıkmaz, canla beraber gider!

- Tembele iş buyur ki, sana akıl öğretsin.

- Cenabetten keramet beklenmez.

- Meyhane iskemlesinde oturmayan, dünyanın kaç bucak olduğunu göremez.

- İşte kapı işte sapı, ister sarıl ister darıl!

- Dediğim düdük, öttürdüğüm düdük. Hem suçlu hem güçlü…

- Ne kadar sallarsan salla, donuna düşer son damla! (Sallama hepsi düşşün!)

*

- “Komutan her zaman haklıdır.”

(Komutan haksız olduğunda, yukarıdaki madde geçerlidir. Ya seve seve ya söve söve!)

- Alavere dalavere, Kürt Memet nöbete!

- Kılıcımız kesmiyorsa onu bileriz ama daha fazla bilenmiyorsa, yenisini yaparız. (Vikingler)

- Yenisi, orjinali bile arıza çıkarırken, eskisiyle, taklidiyle uğraşma!

*

- Kendisi namussuzun önde gidenidir, başkasına gelince “namus bekçisi” kesilir.

- Güzel birini öpmek istiyorsan, onlarca çirkine hazır ol!

- Evlilik, cinselliğin en meşru halidir.

- Evlilik; dışarıdakilerin içeri girmeye, içeridekilerin de dışarı çıkmaya çalıştığı bir müessesedir.

- Adama “nerelisin?” diye sormuşlar, “daha evlenmedim” demiş!

- Bekara “karı boşamak” kolaydır.

- Bekarın parasını it yer, yakasını bit.

- Üşengecin çocuğu olmazmış.

- Ömrün uzun olsun, düğünün güzün olsun, iki kız bir oğlun olsun!

- On tane eşşeğin olacağına, adam gibi bir enişten olsun!

- “Fındık” gibi karım olsun, bir trilyon borcum olsun!

- İnsan ayakkabı alırken bile deniyor, kaldı ki evleniyorsun!

- Ayağına oluyorsa, giy gitsin!

- Ne giyersen, osun!

- Diri yersen diri, ölü yersen ölü gibi olursun!

- Yakacakla, seveceğin kötüsü olmaz! (Külliyen yalan)

- En iyi odun(!), çabuk yanıp geç sönendir!

- Orospuyu mezara koymuşlar, “tek mi yatacam?” demiş.

- Hem uzun olsun hem kalın olsun hem de sulu olsun… başka emrin?

- Nazar etme ne olur, çal-ış senin de olur!

- Atın ölümü arpadan olsun muş! (Sen at mısın?)

- Dere geçerken, at değiştirilmez. (Niye yasak mı?)

- Dereyi görmeden paça sıvanmaz! (Olur…)

- Filler tepişir, çimenler ezilir. (Lafa bak, çimenler eziliyormuş!)

- Eceli gelen köpek, cami duvarına işermiş.

- Allah bir garibi sevindirmek isterse, önce eşşeğini kaybeder sonra da buldururmuş!

- Ayı yavrusunu severken, duvardan duvara vururmuş!

- Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı!

- Seviyorsan bırak gitsin, dönerse senindir dönmezse,

zaten senin değildi! (Yaa yürü git…)

- Ya sev ya terket! (Ortası yok mu?)

- Ne istiyorlarsa ver, ne veriyorlarsa al, kafan rahat olsun!

- Önce “öl”, sonra “öde!” ( Emrin olur…)

- “Sevmek”; gözünün içine bakmak değil, birlikte aynı noktaya bakabilmektir.

- Ossuruktan teyyare, selam söyle o yare!

- Osurmak, dokuz doktora bedeldir.

- Kadın yok, çocuk yok, para yok, sorun yok!

- Ucuz olan “iyi” değildir. İyi olan da “ucuz” değildir.

*

- Mutsuzsan geçmişte,

endişeliysen gelecekte,

huzursuzsan anı yaşarsın.

*

- Az ye, az konuş, çokça sev!

- Ne yardan geçerim ne serden! Dediğim dedik, öttürdüğüm düdük.

- “Sen haklısın” deyince kavga olmazmış!

- Yenilen pehlivan, güreşe doymazmış!

- Ne kadar yavaş gidersen, o kadar hızlı varırsın!

- Şüphe öldürür.

- Fazla tevazu gösterirsen, gerçek zannederler. (Ezik sanırlar..)

- Aşırı tevazu, başkalarına çalışmayı gerektirir. (T.BUĞRA)

- Unutmak, tükenmektir.

- Beklemek kavuşmaktan iyidir.

- Çok uzun beklersen, işkenceye dönüşür.

- Eğer bir tanrı varsa, ayaklarıma kapanıp benden özür dilemeli. (Gestapo kampında duvar yazısı)

- Dindar ol, “dinidar” olma!

- Peygamberler bile tökezler.

- Başkasına “din-iman”, kendilerine gelince “han-hamam!”. Kendine müslüman olma!

- Mücahidden müteahhit olmaz!

- Şimdi değilse ne zaman, sen değilsen kim?

- Eski dost düşman olmazmış. (Allahım sen beni dostlarımdan koru!)

***

- Vuslat ertelendikçe, şehvet artar.

- Kaza geliyorum, namus gidiyorum demez.

- Küçük kafa, büyük kafayı yer!

- Kaderde varsa düzülmek, neye yarar üzülmek!

- Düzülen hep biz olduktan sonra, “düzen” değişse ne olur?

-Tecavüz kaçınılmazsa, zevk almaya bak!

- Bir yaprak bir mızrak, gerisi teferruat!

- Çadırı kur, tavşanı vur!

- Dünya delikanlı olsaydı, yuvarlak olmazdı!

- Yüze gülücü, arkadan gömücülere dikkat et!

- Kart kedi, taze sıçandan hoşlanır!

- Gönül bu, ota da konar, boka da!

- Genç geriyorsa, yaşlı sevindir daha iyi!

(Küçükten yar seveni, cennete gönderiyorlar ya belki seni de alırlar!)

- Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse!

- Gençler ümitle, yaşlılar hatıralarıyla yaşar.

- Yaşlanmak, yavaşlamaktır.

- Yaşlandıkça hafıza zayıflar, kavrayış artar.

- Yaşlanmanın en kötü hali, genç kalmaktır.

*

- “Delikli taş” bile yerde durmaz, illâ ki biri alır bir çiviye takar!

- Allah delmiş, koyvermiş!

- Azıcık daha akıllı olsa, aptal olduğunu anlayacak.

- Ayranı yok içmeye, atla gider çeşmeye!

- İlaç için sürüyüm desen, sürmeye “akıl” yok, bir de herkese akıl vermeye kalkar!

- Kendinde “akıl” yok, herkese akıl vermeye kalkar!

- Kendini değiştirmeden, tüm insanlara ayar vermeye kalkıyor!

- Güt diye “üç kaz” versen, ikisini kaybeder gelir!

- Şakülsüz deliği tutturamaz, kendini idare etmekten acizdir, bir de aleme nizam vermeye kalkar!

- Deliye dert anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur.

- Deliye “dert” anlatıncaya kadar, akıllıya ne verirsen ver!

- Akılsız dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun daha iyi!

- Elalem deliye hasret, biz akıllıya!

- Millet de aramayla, biz de arabayla!

- Dertleri, “ben söyleyim sen yap!”

- Allahım, sen aklıma mukayyed ol!

- Akıllısı beni bulmaz, delisi peşimi bırakmaz.

- Yüz verdik deliye, sıçtı geldi halıya!

- Akıllı olduğunu söyleyenden daha delisini, deli olduğunu söyleyenden de daha akıllısını görmedim!

- Bir deli, bir kuyuya taş atarsa, çıkarmak için en az kırk akıllı lazım!

- Birine kırk gün “deli” dersen, “deli” olur! (Lütfen dikkat edelim!)

- Deliye her gün bayram!

- Gafile kelam, nafile kelamdır.

- Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine, deli ol dünya senin kahrını çeksin!

- “Şans” diye birşey olmasa, bu gerizekalıların onca akıllıdan daha iyi durumda olmasını açıklayamazdık!

- Bazı insanlar, bazen insanlardır.

- Bazı insanların sadakatleri, ihtiyaçlarındandır.

- Yalnız kalmayı iyi beceren insanlar, mutsuz kalabalıklardan uzak dururlar.

- Okulu bitirinceye kadar ailesine, iş hayatında patronuna, emekli olduğunda da tabiata teslimdir.

- Kontrolsüz güç, güç değildir.

- Kaçacağı yerde, sıçacağı geliyor.

- Aklına ne geliyorsa, ya kaçarken ya sıçarken geliyor!

- Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker.

- Kız nişanlı, gelin iki canlı, kocakarının hali belli…

- Hem her gün aynı şeyleri tekrar ediyorlar hem de hayatlarının değişeceğini bekliyorlar…ya sabır!

- Hayat, aynı şeyleri tekrar edecek kadar uzun değildir.

*

- Bahçıvansın biberin yok

Hıyarsın haberin yok

*

- Olmayacak duaya, “amin” denmez.

“Olmuşla ölmüşe” çare yok!

*

- Misafirlik üç gündür:

-İki gün yatak, üçüncü gün toprak!

- Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.

- Çağrılırsan erinme, çağrılmazsan görünme.

- Ayrılamadığın her yer, senin için hapishanedir.

- Misafir; tanrıdır. (Hint Atasözü)

*

- Işığın gölgeyle

geçmişin gelecekle

öfkenin sevgiyle

umudun gerçekle

barıştığı gün

güzel günler göreceğiz.

*

- Kayıt yapmıyorsa, intikal zayıftır.

- Conta yakıyorsa, sigorta atacak demektir.

- Armut piş, ağzıma düş!

- Aç ayı oynamaz.

- Benim kilo problemim yok, sadece boyum kısa…

- Kural, bir lokma eksik, bir adım fazla…

- Gak deyince “et”, guk deyince “süt”. Hayat sana güzel, cennet sana var!

- Yolcudur Abbas, yolda durmaz.

- Yollar yürümekle aşınmaz.

- Herşey olacağına varır, olmuşla ölmüşe çare yok!

- Olacak oğlak, bokundan belli olur.

- Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma!

- Yedisinde neyse, yetmişinde de odur.

- Kan kusarım, kızılcık şerbeti içtim derim!

- Damar olmayan yerde, kan dolaşmaz.

- Soğanın acısını yiyen değil, doğrayan bilir.

- İktidar gelin gibidir, kendine ortak istemez.

- Şeytan ayrıntıda gizlidir.

- Şeytan azapta gerek.

- Titanik bile battıktan sonra…

- Altı kaval üstü şişhane…

- Ön teker nereye, arka teker oraya…

- Hiçbir şey yapmamak, seçim yapmaktır, tarafsız olmak değil.

- Cinayete sessiz kalmak, ona ortak olmaktır.

- Kalkmasını biliyorsan, düşmekten korkma!

- Geç olsun, güç olmasın.

- Geç geldi desinler, geçmiş olsun demesinler.

- Namazda gözü olmayanın, ezanda kulağı olmaz.

- Yaz var kış var ne acele iş var.

- Ölme eşşeğim ölme, yaz gelsin de yonca biçiyim!

- Eşşeğe rakı içirmişler, çulunu bahşiş vermiş!

- Atın ölümü, itin bayramıdır!

- Kıyıdan uzaklaşma riskini alamayan, okyanus geçemez.

- Darılma dayan, sövene dilsiz dövene elsiz ol.

- Deveye diken, insana söven yaraşır!

- Bir hatır, iki hatır, üçüncüye vur yatır!

- Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?

- Baldız, baldan tatlıdır.

*

- Hadi yavrum, hadi çocuğum, kumda oyna gözüne çöp batmasın, kale male yap!

- Darpa, gaspa, fuhşa karışma ne yaparsan yap!

*

- “Hasan” almaz, “basan” alır.

- Kadın serçe gibidir; çok sıkarsan ölür, gevşek bırakırsan uçar!

- Çiçeklere her gün aynı miktarda su ver! Çok verirsen soldurursun, az verirsen öldürürsün…

- Ziyan olacağına, ver bir fakir sebeblensin!

- Bizde yüz yok istemeye, sizde de insanlık yok vermeye, namerde muhtaçlığımız hep bundandır!

- Onca kadın bir adamı namerde muhtaç ediyorsa, bu ayıp onlara yeter!

***

- Amerikan tarihini öğrenmek istiyorsan, bir kitap al. Rus tarihini öğrenmek istiyorsan, bir kürek al!

***

“Hepimiz kızgın tavaya düşmeye, can atan damlalarız.”

CHİCAGO MÜZİKALİNDEN

***

- Odun alırsan meşeden,

dükkan alırsan köşeden,

kız alırsan Ayşe’den

gir oyna, çık oyna, çal oyna…

*

- Ananız koca yüzü mü gördü

Recep, Şaban, Ramazan

Rahmetlik baban

Üç de ondan eveli

*

- Az para dövüştürür, çok para seviştirir!

- Zengin parasıyla, fakir karısıyla oynarmış!

- Para isteme benden, buz gibi soğurum senden!

- Parayı ayağının altına alırsan seni yükseltir, başının üstüne alırsan alçaltır.

- Paradan başka kaybedecek birşeyi olmayan insan, fakirdir.

- Para dediğin nedir ki, itin önüne atsan yemiyor!

- Onuru olan biri asla yoksul değildir.

- Burası borsa, kim kime korsa!

***

- “Cinsellik” olmasa, “dinsellik” de olmazdı.

- Erkek yapacak “yer”, kadınsa yapacak “bahane” arar!

- Evliler balayına, bekârlar alayına gider!

- Edebsizlikten değil, ihtiyaçtan bu hale geldik!

- Biz artık bundan sonra ekmeğin içinden, gençlerin kıçından geçineceğiz!

- Bize bundan sonra yolun inişi, her şeyin genişi lazım!

- Et ile ekmek, eti ete sürtmek, gerisi köpek tüfek!

- Erkeğin kıllısı “Ali”den, kadının kıllısı “ayı”dan!

- Kadın bulmuş, kıllısını arıyor!

- Ha “kel Ali”  ha “Ali kel!”

***

- İlişkinin 5 aşaması:

“Göz göze, el ele, et ete, göt göte, git öte!”

***

- Masajın 5 aşaması:

“Ovalama, sıvazlama, itme, çekme, dürtme!”

HAYVANLAR ALEMİ

Pazar, Temmuz 27th, 2014

 – Deveye sormuşlar, “inişi mi yoksa yokuşu mu seversin?” diye, o da “düzün suyu mu çıktı” demiş.

- Deveye sormuşlar, “boynun niye eğri?” diye, o da “nerem doğru ki?” demiş.

- Deveye diken, insana söven yaraşır.

- Ya bu deveyi güdeceksin ya da bu diyardan gideceksin.

- Deliye laf anlatmak, deveye hendek atlatmaktan zordur.

*

- Kurda sormuşlar, “boynun niye kalın?” diye, o da “kendi işimi kendim görürüm de ondan!” demiş.

- Gezen kurt, yatan kurttan daha iyidir.

 – Kurt kocayınca, itin maskarası olurmuş!

 – Ağacı kurt, insanı dert yer.

- Kurt ol da gel beni ye!

- Kurt, dumanlı havayı sever.

- Kurt kuzuyu yemeye karar verince, kuzunun suyu bulandırdığı bahanedir.

*

- Gelin ata binmiş, “ya nasip” demiş!

- At izi, it izine karışmış.

- Ata et, ite ot verilmez.

- Atın ölümü, arpadan olsun.

- Boş torbaya, kısrak gelmez.

- At, sahibine göre kişner.

- Dere geçerken, at değiştirilmez.

- Hızlı giden atın boku, seyrek düşer.

- Yumuşak atın, çiftesi pek olur.

- Atım at oldu, sahibi malabat oldu.

- Beyden gelen atın dişi sayılmaz.

- Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahmuzla gitmeyen at, kapında varsa hepsini kaldır at!

- Dört ayağı varken, at bile tökezler. (Abhaz Atasözü)

*

- İte bak, yattığı yere bak!

- İt ite, it de kuyruğuna buyuruyor.

 – Isıracak köpek, dişini göstermez.

- Havlayan köpek ısırmaz.

- İti an, çomağı hazırla!

- İt ürür, kervan yürür.

- İt, iti ısırmaz.

- Aç köpek kudurur.

- Eceli gelen köpek, cami duvarına işermiş!

- İt ile dalaşmaktansa çalıyı dolaşmak yeğdir.

- Köpekle yatan, pireyle kalkar. (İspanyol Atasözü)

*

- Taş var köpek yok,

taş yok köpek var,

taş var köpek var

ama kralın köpek

sıkıysa at taşı!

(Saskritçe bir şiir)

*

- El elin eşşeğini, türkü çağırarak arar!

 – Eşşeğin sevmediği ot, burnunun dibinde bitermiş!

- Eşşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir.

- Eşşeği seven, ossuruğuna katlanır!

- Sıpanın oynaması, eşşeği yoldan çıkarır.

 – Eşek ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır.

- Ölmüş eşek, kurttan korkmaz.

- Mektep cehaleti alır, merkeplik (eşeklik) baki kalır.

- Eşşeğin hatırı yoksa, sahibinin de mi yok?

- Adam namussuz olmaya görsün, sevmeyeceği eşşeğin önüne ot koymaz.

- On tane eşşeğin olacağına, adam gibi bir enişten olsun yeter!

- Allah bir garibi sevindirmek isterse, önce eşşeğini kaybettirir, sonra da buldururmuş!

- Eşşeğe içki içrmişler, çulunu bahşiş bırakmış.

*

Ehli keyfe keyif verir, kahvenin kaynaması,

Eşşeği yoldan çıkarır, sıpanın oynaması.

*

- Ömrünün sonuna kadar eşeğe binmektense, bir yıl ata binmek yeğdir. (Hollanda Atasözü)

- Eşek, eşekle dost olur. (Latin Atasözü)

- Bir insan sana eşek derse umursama ama beş kişi diyorsa, git kendine bir semer al. (Amerikan Atasözü)

*

- Bir boklu dana, bütün sürüyü boklamaya yeter.

 – El danasından, öküz olmaz.

- Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa!

- Öküz öldü, ortaklık bozuldu.

*

- Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış!

- Tavşana kaç, tazıya tut diyorlar.

*

- Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer, kürkçü dükkanıdır.

- Kafasında kırk tilki dolaşır, kırkının da kuyruğu birbirine değmez!

*

- Yılanın başını, küçükken ezeceksin.

- Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın.

- Yılandan korkmam, yalandan korktuğum kadar.

*

- Kasap “et” derdinde, koyun “can” derdinde!

- Her koyun, kendi bacağından asılır!

- Maydanoza gelince kırt kırt, sapına gelince mee!

- Ya sürüden olursun ya da çoban.

- Bir kazanda iki koç kaynamaz. (Moğol Atasözü)

*

- Kart kedi, taze sıçandan hoşlanır.

- Kedi kendi götünü görmüş, “ne büyük yaram var!” demiş.

- Kedi uzanamadığı ciğere, “murdar” dermiş.

- Aslan yattığı yerden belli olur.

- Önemli olan kedinin ak ya da kara olması değil,  fareyi yakalamasıdır. (Mao)

- Eğer bir fare, kediye gülüyorsa yakınlarda bir delik var demektir.

(Nijerya Atasözü)

- Aslanlar kendi tarihlerini yazmadıkça, onların tarihini avcılar yazmaya devam edecektir.

(Afrika Atasözü)

- Fareye “aslan nedir?” diye sormuşlar, “kediyi” göstermiş.

(Arnavut atasözü)

*

- Bataklığı kurutmadığınız sürece sivrisinekler olacaktır.

- Pire için, yorgan yakılmaz.

- Pire itte, bit yiğitte bulunur.

- Yavşak büyüdü bit oldu, enik büyüdü it oldu.

- Maşallah “danazorlar”, dinozorların yokluğunu aratmıyor!

- Zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü.

*

- Attığın taş, ürküttüğün kurbağaya değsin.

*

 – Kuyudaki kurbağa, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır.

(Çin Atasözü)

*

- Balık, baştan kokar.

- İyilik yap denize at, balık bilmezse “halık” bilir.

- Kaçan balık, büyük olur.

- Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, “beyaz adam” paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

*

- Küçük derede, büyük balık olmaz.

(Kızılderili Atasözü)

*- Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekildikçe de karıncalar balıkları, kimse bugünkü üstünlüğüne, gücüne güvenmemeli. Çünkü, kimin kimi yiyeceğine, suyun akışı karar verir.

(Afrika Atasözü)

- Dilinde bülbül, kalbinden katil! (Arnavut Atasözü) 

 – Kartal için, bir güvercini mağlup etmek şeref değildir.

(İtalyan Atasözü)

- Kartala ok değmiş, o da kendi yeleğinden.

- Geriye gitsem akbaba, ileri gitsem atmaca!

- Her kuşun eti yenmez!

- Bülbülü altın kafese koymuşlar, yine “vatanım” demiş!

- Bülbülün sustuğu yerde, baykuşlar öter.

- Bıldırcının beyliği, arpa biçimine kadardır.

- Leyleğin ömrü “lak lakla”, dervişin ömrü “beklemekle” geçermiş!

- Kılavuzu karga olanın, burnu boktan kurtulmaz.

- Besle kargayı, oysun gözünü!

- Kargaya yavrusu, kuzgun görünürmüş!

- Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı!

- Kaz gelecek yerden, tavuk esirgenmez.

- Aç tavuk kendini, “darı ambarında” görürmüş!

- Civciv yumurtadan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş.

- Vakitsiz öten horozu, keserler.

*

- Aç ayı oynamaz.

- Armudun iyisini, ayılar yer.

- Köprüyü geçinceye kadar, ayıya “dayı” denir!

- Ayıdan post, düşmandan dost olmaz.

- Ayı yavrusunu severken, duvardan duvara vururmuş!

- Bahtsız bedeviyi, çölde kutup ayısı kovalarmış!

*

ÖZLÜ SÖZLER -DÜNYADAN

Perşembe, Mayıs 28th, 2009

ÖZLÜ SÖZLER

———————————–

-

- Düşman, en iyi öğretmendir.

- Bir sorunu çözemiyorsan, üzülmenin de bir faydası yoktur.

 TİBET ATASÖZÜ

-

 - Eylem kolay, bilgi zordur.

*

- Sonsuz olan, sonlu olana indirgenemez.

*

- Sahiplenmeden üretmek, kendini empoze etmeden hareket etmek, egemen olmadan gelişmek esastır.

*

- İmparatorluğu at üstünde kazanırsınız ama at üstünden yönetemezsiniz.

*

- Gülmesini bilmeyen dükkan açmasın.

 

-Gülerken göbeği oynamayan adama güvenme.

*

- Para, her ayıbı örter.

*

- Dünyada iki kusursuz insan vardır; biri ölmüştür diğeri de henüz doğmamıştır.

*

 - Kadına inanan kendini aldatır, inanmayan da kadını aldatır.

*

 - Evlilik bir kale gibidir; dışardakiler oraya girmek için, içerdekiler de çıkmak için uğraşır.

*

 - Zenginlik gübre gibidir, yalnızca saçıldığı zaman faydalı olur.

*

- Sevinçliyken vaad de bulunma, öfkeliyken de cevap verme!

*

- Bir yerde küçük insanların gölgesi uzuyorsa, orada güneş batmış demektir.

- Kuyudaki kurbağa, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır.

- İnsan, ne yerse odur.

- Dilerim, ilginç günlerde yaşarsın.

- İntikam isteyen, önce iki mezar kazsın.

.

 ÇİN ATASÖZLERİ

-

 - İnsanlık birdir ve insana özgü hiçbir şey, bize yabancı sayılmamalıdır.

*

- Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür.

*

- Bekçilere, kim bekçilik edecek?

*

- Yargıçları, kim yargılayacak?

*

- Düzen (kozmos), kaostan doğar.

*

- Hayat, bir “an”dır.

*

- Ne olacaksa, o olacak.

*

- Başkası birşey kaybetmeden, sizin kazanmanız mümkün değildir.

*

- Tarih öğretir.

- Eşek, eşekle dost olur.

*

- Bir el diğerini temizler.

*

- Eğer barış istiyorsan savaşa hazırlan!

*

- Kuşkunun olduğu yerde, özgürlük vardır.

*

- Sanat, sanat içindir.

*

- Hayat kısa, sanat uzundur.

*

- Sen görevini yap, gerisini tanrıya bırak.

*

- Yapılan bir lütfu kabul etmek, özgürlüğünü satmaktır.

*

- Sakalı ve hırkayı görüyorum ama bilgeyi göremiyorum.

*

- Zevkler ve renkler tartışılmaz.

*

- Zarlar atıldı.

*

- Zorladılar ama ben de istedim!

*

- Güneşin altında yeni birşey yok!

  

LATİN ATASÖZLERİ

-

- En uzun yollar da ilk adımla başlar.

- Pirincin içindeki siyah taşlardan değil, beyaz taşlardan kork!

- Okuduğun herşeye inanacaksan, hiç okuma daha iyi.

- Sanatçıyım diyebilmek için, ustanı geçeceksin ve seni geçecek bir öğrenci yetiştireceksin.

JAPON ATASÖZÜ

-

- Ömrünün sonuna kadar eşeğe binmektense, bir yıl ata binmek yeğdir.

- Bir kere evlenmek ödev, iki kere evlenmek eğlence, üç kere evlenmek çılgınlıktır.

 HOLLANDA ATASÖZLERİ

-

- Kavgada vurma gücü olmayan, kaldıramayacağı taşa sarılır.

AZERİ ATASÖZÜ

-

- Saçları ağarana dek yaşadı ama dünyaya gelmedi.

DAĞISTAN ATASÖZÜ

-

- Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan evladır.

 - Fareye “aslan nedir?” diye sormuşlar, kediyi göstermiş.

- Dilinde bülbül, kalbinden katil!

 ARNAVUT ATASÖZLERİ

-

 - Erkeğin gözyaşı, kanından daha değerlidir.

*

- Candan önce “onur” gelir.

*

- Yüze karşı yapılan övgü, arkadan yapılan yergi gibidir.

*

- Dört ayağı varken, at bile tökezler.

*

- Çıkarılan kama, yerine konmaz.

 ABHAZ ATASÖZLERİ

-

- Eğer her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur!

- Gerçek, çoğu zaman tasarımı aşar.

- Uçlar, birbirine dokunur.

FRANSIZ ATASÖZÜ

-

  - Kadın gölge gibidir; kendisini takip edenden kaçar, önünden gidenin arkasından koşar.

- Beni anla da istersen öldür.

-Yiğit harpde, dost dertde, olgun adam hiddetde belli olur.

ARAP ATASÖZÜ

-

 - Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir.

- Bir insan sana eşek derse umursama ama beş kişi sana eşek derse, git kendine bir semer al.

 AMERİKAN ATASÖZÜ

-

  - Oğlunu istediğin zaman, kızını istediği zaman evlendir.

- Köpekle yatan pireyle kalkar.

-

İSPANYOL ATASÖZÜ

-

 - Henüz ölmemiş birinin, hala bir şansı vardır.

-

LÜBNAN ATASÖZÜ

*

————-

- Marifet, iltifata tabidir.

*

- Taç giyen baş, uslanır.

*

- Biliyorsan söyle feyz alsınlar, bilmiyorsan sus molla sansınlar.

*

- Alimin ölümü, alemin ölümüdür.

*

- Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.

*

- Vermeyince mabud, neylesin Sultan Mahmud.

*

- Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste…

*

- Zulüm ile abad olunmaz.

*

- Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan doğar. (Hakikat ışığı, fikirlerin çarpışmasından doğar)

*

- Efradını cami, ağyarına mani olmalı.(İlgili olanların hepsini içinde toplama, ilgisiz olanları da dışarda bırakma)

*

- Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer.

*

- Üslubu beyan, ayniyle insandır.

*

- İyilik yap denize at, balık bilmezse halık (yaratıcı) bilir.

*

- Sen doğru ol, eğrisi bulur belasını.

*

- Tedbir senden, takdir Allahtandır.

*

- Çok söz yalansız, çok mal haramsız olmaz.

*

- Yavuz hırsız, ev sahibini bastırırmış!

- Aç koyma hırsız olur, Çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.

- Kötü komşu, insanı ev sahibi yaparmış!

*

- Fazla naz, aşık usandırır.

*

 - Bir musibet, bin nasihatten iyidir.

*

- Ehem, mühime tercih edilir.

*

- Bir dirhem et, bin ayıp örter.

- Herkes nasibini yer.

- Neye nasip, neye kısmet!

- Gelin ata binmiş, “ya nasip” demiş!

*

- Ahrette iman, dünyada mekan.

*

- Tebdil-i mekanda, ferahlık vardır.

- Nerde hareket, orda bereket.

*

- Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.

*

- Sora sora, “Bağdat” bulunur.

- Geçti Bor’un pazarı, sür eşşeğini Niğde’ye!

*

- İnsanoğlu çiğ süt emmiş kimse bilmez fendini, her kime iyilik yaptıysan ondan sakın kendini!

*

- İnsan kaybedeceği şeye fazla bağlanmamalı!

*

- Mağrurlanma padişahım, senden büyük Allah var.

*

- Kumaş Hindistan’da, akıl Frengistanda, ihtişam Osmanlıdadır.

*

- Her millet, layık olduğu şekilde yönetilir.

*

- Hafızayı beşer, nisyan (unutmak) ile malüldür.

- Mazisi olmayanın âtisi de olmaz.

*

- Bazı olayların şuyu (dedikodusu), vukuundan beterdir.

*

- Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa!

*

- Korkulu rüya görmektense, uyanık kalmak yeğdir.

*

- Doğmamış çocuğa don biçilmez.

- Alışmamış götte don durmaz.

- Alışmış kudurmuştan beterdir.

*

- Besle kargayı oysun gözünü.

*

- Dinsizin hakkından, imansız gelir!

- Dinime küfreden bari müslüman olsa!

*

- Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.

- Göz görmeyince, gönül katlanır.

*

- Körle yatan, şaşı kalkar!

*

- Dervişin zikri neyse fikri de odur.

- Şeyh uçmaz, mürid uçurur.

*

- Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı!

*

- Adım Hıdır, elimden gelen budur.

- Kul sıkışmayınca, Hızır yetişmez.

*

- Haydan (Allahdan) gelen, Huya (Allaha) gider.

- Ne verirsen elinle, o da gider seninle.

*

- Kervan, yolda düzelir.

*

- İt ürür, kervan yürür.

İt, iti ısırmaz.

- İt ite, it de kuyruğuna buyuruyor.

- Isıracak köpek, dişini göstermez.

- Kurt kocayınca, itin maskarası olurmuş!

*

-Ele verir talkını, kendi yutar salkımı!

*

- Derdini söylemeyen, derman bulamaz.

*

- Mahkeme, kadıya mülk değildir.

*

- Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahmuzla gitmeyen at, kapında varsa hepsini kaldır at!

*

- Ağaca dayanma kurur, insana yaslanma ölür.

*

- Yarım hakim maldan, yarım hekim candan, yarım hoca imandan eder.

*

- Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.

*

- Öfke ile kalkan, zararla oturur.

- Keskin sirke, küpüne zarardır.

*

- Borçlu güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.

- Borç, yiğidin kamçısıdır.

 - Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmektir.

- Borç yiyen, kesesinden yer.

*

 - Büyük dağa kar yağmadıkça, küçük dağa sıra gelmez.

*

- Bu dünya iki kapılı bir handır, gelen bilmez giden bilmez.

*

- Çok alçalma basarlar, çok uçalma asarlar.

*

- Herşey incelikten, insan kabalıktan kırılır.

*

- Arayan belasını da bulur mevlasını da!

- İyi adam, lafının üzerine gelirmiş.

- İti an, çomağı hazırla!

*

- Nerde birlik, orda dirlik. 

- Nerde çokluk, orda bokluk!

*

 - İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur.

- İki çıplak, bir hamama yakışır.

*

- Bedava sirke, baldan tatlıdır!

- Ucuz etin yahnisi, yavan olur!

*

- Bülbülü altın kafese koymuşlar, yine “vatanım” demiş!

*

 - El elin eşeğini, türkü çağırarak arar.

- Eşek ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır.

- Mektep cehaleti alır, merkeplik baki kalır.

- Eşşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir.

- Eşşeğin hatırı yoksa, sahibinin de mi yok?

*

 - Sadece “olmuş”la “ölmüş”e çare yoktur.

- Ölüm gelmiş cihane başağrısı bahane.

.

OSMANLI – TÜRK ATASÖZLERİ

-

 - Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekildikçe de karıncalar balıkları. Kimse bugünkü üstünlüğüne, gücüne güvenmemeli. Çünkü; kimin kimi yiyeceğine, suyun akışı karar verir.

- Borç verirken ya paranı ya dostunu kaybedersin.

- Aslanlar kendi tarihlerini yazmadıkça, onların tarihini avcılar yazmaya devam edecektir.

AFRİKA ATASÖZÜ

*

 KIZILDERİLİ ATASÖZLERİ:

-

- Bize bu dünya atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.

*

- Beyaz adam geldiğinde onun sadece İncili, bizimse topraklarımız vardı. Sonra, İncil bizim oldu, topraklarımızsa onun.

*

- Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; “beyaz adam” paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

*

- Kalbimizi biraz daha açarsak, birbirimizi daha iyi anlar, kan dökülmesini biraz daha önleriz.

*

- Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.

*

- Arkamda yürüme ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Yanımda yürü, böylece ikimizde eşit olabiliriz.

*

- Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.

*

- Ölüler, tecrübe ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.

*

- Senin tanrın bana yapılan bu büyük zulmü hoş görüyorsa, o inandığın tanrı değil.

*

- Beyaz adam, “bir”i üç yapan adamdır.

*

- Bana söylersen unutabilirim, gösterirsen anımsayabilirim ama beni de katarsan anlayabilirim.

*

- Küçük derede, büyük balık olmaz.

*

- Fakir olmak, şerefşiz olmanın yanında küçük bir meseledir.

*

- Hepimizin farklı bir rüya gördüğünü hatırlamakta fayda var.

*

- İnsanın gözleri öyle şeyler anlatır ki, dil onları telaffuz edemez.

*

- İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.

*

- İlkbaharda usul usul yürü, çünkü toprak ona hamiledir.

*

- Yağmur iyilerin de üzerine yağar, kötülerin de!

*

- Yanlışı görüp elini uzatmayan yapan kadar suçludur.

*

- Yapmanız gereken herşeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece düzen yeniden kurulur.

—/—

-

- İnsanlar yaşadığı için değil, yaşamadıkları için yaşlanırlar. 

PORTEKİZ ATASÖZÜ

-

- Yalanın bacağı kısadır.

SLOVAK ATASÖZÜ

-

 - Eğer bir fare, kediye gülüyorsa yakınlarda bir delik var demektir.

NİJERYA ATASÖZÜ

 -

- Duymak istemeyen kadar sağır yoktur.

*

- Büyük acılar sessizdir.

*

- Bin tane ihtimal bir doğru etmez.

*

- Dinlemekten akıl, söylemekten pişmanlık doğar.

*

- Kimin sabrı varsa, dünya onundur.

*

- Kartal için, bir güvercini mağlup etmek şeref değildir.

*

- Rüzgara tüküren, kendi yüzüne tükürür.

*

- Parasız sağlık, yarı yarıya hastalık demektir.

*

- Okumuş cahil kadar, cahil yoktur.

*

- Kadın, kitap, at, ödünç verilmez.

*

- Oyun bitince, şah da piyon da aynı kutuya konur.

.

İTALYAN ATASÖZLERİ

- Bizler doğanın bir üyesi olarak, onunla uyum içinde yaşayan gerçek insanlarız. Bize göre varolan her şey, bir başkasının ihtiyacını karşılamak için vardır. Beyaz adam ise mutasyona uğramış tehlikeli bir varlık, kendisini doğadan daha üstün görüp ona hükmetmek istiyor.

ABORJİNLER

-

- Bilgeyi övsen de bir yersen de, fırtına kayaları sarsar mı?

- Dünya, rüya içinde rüyadır.

- Eğer birileri, oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altına pistlemiştir.

HİNT ATASÖZÜ

-

- Güneş, evliyaları da eşkiyaları da aydınlatır.

HİNTLİ ŞARVAKASLARIN SÖZÜ

-

- Ucuz mal alacak kadar, zengin değilim.

- Kurt kuzu gibi giyinir.

*

- Cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir.

*

- Din şehitlerinin kanı, kilisenin tohumudur.

*

- Gerçek büyük şeydir, eninde sonunda üstün gelir.

İNGİLİZ ATASÖZÜ

-

- Çirkin kadın yoktur, a inz votka vardır.

- Evinin duvarında cam olan, komşusunun duvarını taşlamasın.

- Yalanlar seni ileriye götürür ama asla geri dönemezsin.

RUS ATASÖZÜ

-

- İki dost arasına bir kez güvensizlik girerse, birine ya sürgün ya da ölüm düşer.

- İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır.

- Bir kazanda iki koç kaynamaz.

- Her Moğolun bir yolu vardır.

MOĞOL ATASÖZÜ

-

- Daha azını alabilmek için, daha fazlasını istemek gerekir.

KIZIL TUGAYLAR