Archive for the ‘ÖZLÜ SÖZLER – DUVAR / 1’ Category

DUVAR YAZILARI – 1

Pazar, Mayıs 31st, 2009

DUVAR YAZILARI :

 

- Birini öldürürsen katil,

binlercesini öldürürsen kahraman,

hepsini öldürürsen tanrı olursun!

*

- İnsan ağlar, tanrı güler. (M.Kundera)

- Tanrı birini cezalandırmak isterse, onun duasını kabul edermiş.

- İki kafadar biraz kafayı bulunca, biri kalkıp ben “peygamberim” demiş. Diğeri de altta kalmayacak ya, “otur yerine ben hiç kimseyi göndermedim!” demiş.

- İlginç olan, “tanrı vardır” diyenlerin çoğunun, “yokmuş gibi” davranması.

- Hayat, kurallarını tanrının koyduğu bir oyundur.

- Kainatın canı; tanrıdır, gelin canlar bir olalım.

- Oyunu oynayan “tanrı”, bizlerse “dama taşı! (Hayyam)

- Tanrı, akıllıları kendine “dost”, aptalları ise “kul” olarak yaratmıştır.

- İnsanlığa bir faydaları varsa Allah bizden alsın onlara versin. Yoksa, bizden uzak Allaha yakın olsunlar.

- Yağmur için dua edersen, çamurla da uğraşırsın.

- Allah zalime “uyuz” versin, “tırnak” vermesin!

- İnsanın bir tek borcu vardır, o da Allaha “can borcu”!

- Huzur istiyorsan üç şeyle kavga etme; “Allahla, devletle, karıyla!”

- Upanişad “tanrısın”, Freud ise “itsin” diyor, kim haklı? (C.Meriç)

- Tanrı yoksa, herşey mübahtır. (Dostoyevski)

- Tanrı olsaydı hiçbirşeyden sorumlu olmazdık. (Sartre)

- Şeytan, tanrının taklitçisidir. (R.Guenon)

- İnsan, tanrının taklitçisidir. (A.Ağı)

- İnsan, insanın tanrısıdır. (Feurbach)

- Madem Allahtan başka kimse yok, bu gürültü de neyin nesi?

- Yalnızlık Allaha mahsustur. O da boş durmuyor.

- Tanrı bile insanlarla yazıyla, kitapla konuşuyor.

- Uçağa binerken ateist, düşerken dindar!

- Cenneti, peşin mi alırsınız yoksa veresiye mi?

“Tanrı”yı sen oynarsan, “günahkar” başkaları olur.

- Marifet; binlerce “sahte tanrı” arasından, doğru olan, o tek tanrıyı bulmaktır.

- Seni mutluluğa götürüyorsa “doğru tanrı”dır, onu bulduysan da “akıllı adamsın.”

- Korkmaya gerek yok! “Aşk” da “seks” de tanrının fikri, sevişen kazanır!

- Tanrı, “barbut” atmaz. (Einstein)

- Eğer öküzler “insan” olsaydı, tanrıları da “öküz biçimi”nde olurdu. (Ksenofanes)

 – Eğer tanrınız yoksa, saygılarınızı Hitler ya da Stalin’e sunmak zorunda kalırsınız. (T.S.Eliot)

- Bir tapınağın olması, “kendine tapınmaktan” iyidir. (Gazzali)

- Allahım ya bana bu aklı vermeseydin ya da bunları böyle yaratmasaydın!

*

- Bir lira çalarsan hırsız,

bir trilyon çalarsan beyefendisin!

-  Para varsa, o iş mantıklıdır.

*

- Hepimiz eşitiz ama ben, biraz daha eşitim!

- En iyisini iste, en kötüsüne hazır ol!

*

- Küçük beyinler kişileri,

 orta beyinler olayları,

büyük beyinler fikirleri tartışır.

*

- İnsan beyni çok basit olsaydı, bizim de onu anlamayacak kadar aptal olmamız gerekirdi.

*

- Kazanmak insanın gardrobunu, kaybetmekse kişiliğini geliştirir.

- Hiçbir “başarı”, cezasız kalmaz.

- Kadın olmak zor şey!

 Erkek gibi düşüneceksin,

genç kız gibi davranacaksın,

eşşek gibi çalışacaksın.

- Kadın mutfakta iyi bir ahçı,

Sokakta tam bir hanımefendi,

Yatakta bir fahişe gibi olmalı.

- Bir kadın “hayır” diyorsa “belki”dir,

“belki” diyorsa “evet” demektir.

**

- Bir kadına bulaştıysan, “sen haklısın” de!

Olmadı, “sus”

O da olmadı, gidinceye kadar “ölü taklidi” yap,

Sonrası bize karanlık, Allah’a ayan

Dört  tip kadın vardır:

- Ne aş yapar ne yaş! (arızalı)

- Aş yapar yaş yapmaz! (ahçı)

- Yaş yapar aş yapmaz! (keyifçi)

- Hem aş yapar hem de yaş! (makbul)

                                                                                                                     …

 - Karın iyi ise eğlencede işin ne?

“Düğün” kendi evinde,

gir oyna, çık oyna!

- Karın kötü ise cenazede işin ne?

 “Ölü” kendi evinde,

gir ağla, çık ağla!

- Göz uydur, vurmaz tüfek yoktur

Söz uydur, sevmez kadın yoktur.

- Kadın bilmeyene “nefis”, bilene “nefestir”.

- Bir kadının en güzel çağı, 39 ile 40 arasındaki yirmi yıldır.

- Kadının, araya kattı mı yakışanı, duvara attı mı yapışanı makbuldür!

Hem zeki hem çalışkan, taktir et.

Zeki ama tembel, ikaz et.

Çalışkan ama aptal, dikkat et.

Hem aptal hem de tembel, imha et.

 Aciz insan, şikayet eder.

Cahil insan, kavga eder.

Basit insan, iftira eder.

Akıllı insan, idare eder.

Mutluyken söz verme.

Üzgünken karar verme.

Öfkeliyken cevap verme

- Duyduğunun hiçbirine,

gördüğünün yarısına,

yaptığının tamamına inan!

*

- Taş var köpek yok,

taş yok köpek var,

taş var köpek var

ama kralın köpek

sıkıysa at taşı!

(Saskritçe bir şiir)

*

- Ehli keyfe keyif verir, kahvenin kaynaması,

Eşşeği yoldan çıkarır, sıpanın oynaması.

*

- Gönül ne kahve ister ne kahvehane,

Gönül eğlence ister, kahve bahane.

Durum elverişsiz fakat ciddi değil.

Durum ciddi fakat vahim değil.

Durum vahim fakat umutsuz değil.

Durum umutsuz, teslim oluyoruz.

Gıdaya sahip olanlar, insanları

Paraya sahip olanlar, ülkeleri

Enerjiye sahip olanlar ise dünyayı yönetir.

- Gelme, gelme Mevlana değilim, beni germe!

- Ya olduğun gibi görün ya da gözüme görünme!

- En akıllımız Mevlana’ydı, o da “döne döne” gitti!

- Geç geldi desinler, “geçmiş olsun” demesinler!

- Gel bağrıma bostan ek, sen de ye ben de yiyim!

- Kimi yürekten çağırırsan, o gelir!

- Hisserdersen, mesafe yoktur.

- “Kalp” bir kez kırıldı mı, bir daha eskisi gibi olmaz!

-İtibarını bir kez kaybedince, bir daha “ağzınla kuş tutsan” yaranamazsın!

- Canlar kırılacağına, “camlar” kırılsın”!

- Neye nasip, neye kısmet!

- Gelin ata binmiş, “ya nasip” demiş!

- Arayan belasını da bulur, mevlasını da.

- Sen “doğru ol”, “eğri” bulur belasını.

- Zaman; hesaplaşma değil, helalleşme zamanıdır.

- Dünya hayatı “darılma” değil, “dayanma” yeridir.

- “Doğrucu Davut” gibi, her doğru her yerde söylenmez.

- Doğru söyleyeni, dokuz köyden kovarlar.

- Dediğim dedik, öttürdüğüm düdük.

- Adın çıkacağına, canın çıksın daha iyi!

- Adım çıkmış dokuza, inmez sekize!

- Vakitsiz öten horozu keserler.

- Dik dur, “dikleşme”!

- Bitaraf olan, “bertaraf” olur.

- “Ayaklar” “baş”, “başlar” “ayak” olmuş.

Aslanı kediye boğduruyorlar!

- “Baht” yıkmadan “taht” sahibi olunmaz.

- Bal tutan parmağını yalar.

- İş bilenin, kılıç kuşananın.

- İmam “salarsa“, cemaat “orta yere” yapar!

- Ben “hadımım” diyorum, sen “kaç çocuğun var?” diyorsun!

- Ben diyorum “Çanakkale Boğazı”, sen diyorsun yandı “İstanbul Boğazı“!

- Ben diyorum “Gümüşhane” sen diyorsun “memişhane”!

- Deliye dert anlatıncaya kadar, akıllıya “ne verirsen ver!”

- Cahille etme sohbet sonra çekersin zahmet!

- Külliyen cahilin cesur!

- Uyandırma kerizi, bulandırır denizi!

- Senin derdin ne kardeşim? Üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?

- İşi gücü; “o ne dedi”, “bu ne dedi”, “gramofonun teki!”

- Hükümetten aylık, Allahtan sağlık, daha belanı mı istiyorsun?

- Ne yapıyorsun? Hiç, bir şey oluncaya kadar bekliyorum!

Leyleğin ömrü “lak lakla”, dervişin ömrü “beklemekle” geçermiş!

- Düğünde zurnada, hamamda kurnada!

- Bizim kız bizden kaçar, başını kapar götünü açar!

- Elin işte, gözü oynaşta olsun!

- İpimle kuşağım…azıcık aşım, ağrısız başım!

- Taksim’den aşşağı Kasımpaşa!

- Bahtsız bedeviyi, çölde kutup ayısı kovalarmış!

- Canım cennette, elim Cevriye’de! Hayat sana güzel, cennet sana var hacı abi.

Sana hak, bize müstehak, Allah günah yazmasın!

- Bura bura ayar versen, osura osura geri atıyorlar!

- Acıma düşküne, döner vurur keline!

- Milyonlarca sperm arasından gel sen birinci ol, ama şu yaşadığımız hayata bak!

- Akıl veren çok olur da para veren olmaz.

- Akıl fukara olunca, fikir ukala olur.

- Kafasında kırk tilki dolaşır, kırkının da kuyruğu birbirine değmez!

- Sakınan göze çöp batar, sakındıkça da duyan gelir, gelen de gitmez!

- Kırmadan yarmadan, kestirmeden küstürmeden, geldi geçti Genç Osman!

- Boşa koysam dolmuyor, doluya koysam almıyor!

- Hayat kısaysa, hiçbir şeyi uzatmanın manası yok!

- Bazı insanların altı, bazılarının da üstü çizilir!

- İçindeki çocuğu öldürmeyen yaşlanmaz.

*

- Sizin bildiğiniz kadar, benim unuttuğum vardır!

- Bizim yaptıklarımıza sizin hayaliniz yetmez!

- Yürüdüğünüz yolların asfaltını biz döktük.

- Siz giderken biz geliyorduk.

*

- Doğmamış çocuğa don biçilmez.

- Alışmamış götte, don durmaz.

- Alışmış kudurmuştan beterdir.

*

- Maydonoza gelince kırt kırt,

sapına gelince meee!

*

- İnsan hımbıllaşmaya görsün;

oturma imkanı varsa ayakta durmaz,

yatma imkanı varsa da oturmaz!

- Minumum gayret, maksimum fayda!

- İstatistik, yanlış rakamların doğru hesaplanmasıdır.

- İstatistikler yalan söylemez,

- İstatistikçiler doğruyu söylemez.

- İstatistik, cehaletin matematiksel teorisidir. (Moris Kline)

- Küçük işlerin “büyük adamı” değil,

büyük işlerin “küçük adamı” ol!

*

- Kötü olan; kör olmak değil, “nankör” olmaktır.

- Sağır duymaz, uydurur!

- Şeytan da kariyerine bir melek” olarak başlamıştı ama şimdi sadece bir  “iblis”.

- Birşey kısmetten çıkmaya görsün, “uçkur” bile doksandokuz yerinden kopar, bağlamaya yetişemezsin!

- Dövüşmesinler de sevişsinler!…

- Horozumu saldım çayıra, tavuğu olan düşünsün!

- Maşallah “danazorlar”, dinozorların yokluğunu aratmıyor!

- Demirden korksaydık, trene binmezdik!

- İnsana benziyor diye sanma ki, herkes “insan”!

- Hayatta “duruşuyla” etkili olamayanlar, vuruşuyla” olmaya çalışır.

- Bir şeyin doğrusunu mu istiyorsun, kendin yap!

- Aptal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.

- İşini doğru yap, çoluk çocuğu kendine nasihat eder hale getirme!

- Sözün tamamı, deliye anlatılır.

*

- Hayatım lazım olursa, ben buradayım, “gel ve al.”

- Herkes niye geldi bilmem, ben neler olduğunu anlamaya geldim!

- Emanetin canı, tez olur.

- Emanete, ihanet olmaz. En çok da diyenden kork!

- Çıkmadık candan, ümit kesilmez.

- Can çıkar, huy çıkmaz. Ufacık boyu var, türlü türlü huyu var!

- Olmadan koparırsan, sormazlar mı, “olmamış şeyi niye getirdin?” diye.

*

- Salla başını al maaşını,

- İşi bilicen işe gitmeyecen,

- Böyle saça, böyle tarak,

- Ne kadar köfte, o kadar iş!

*