Archive for the ‘BAĞIMSIZ HAREKET ve YÖNELİM BECERİLERİ’ Category

GÖRME ENGELLİLERDE YÖNELİM VE BAĞIMSIZ HAREKET EĞİTİMİ

Pazartesi, Şubat 19th, 2018

 BAĞIMSIZ HAREKET ve YÖNELİM BECERİLERİ

 (AHMET AĞI) 

Bağımsız hareket; bir başkasına bağımlı olmadan ya da en az yardımla kendi başına istenilen yere gidip gelebilme yeteneğidir. Bu yeteneği açığa çıkarmak için, geliştirilen tekniklerin tümüne birden, “Bağımsız Hareket Eğitimi” diyoruz.

Bağımsız hareket eğitiminde öğretilen tüm davranış ve teknikler, görme engelliler gözlemlenerek, en güvenli ve kolaylık sağlayanın seçilmesi sonucu belirlenmiştir.

Akla ve mantığa aykırı olan, “Bağımsız Hareket” eğitimine de aykırıdır.

İki ana konudan oluşur:

1-Güvenli yürüyüş teknikleri; zamana zemine göre, rehber eşliğinde kenar takibi yaparak yürümektir.

2-Yön bulma (yönelim/oryantasyon/konumlama); zihinsel harita oluşturup, rota belirleyebilmektir.

-GEB (Görme Engelli Birey); daima kendini koruyacak ve yol gösterecek, bir rehberin arkasında yürümelidir.

Rehber, yol göstermesinin yanında, tehlike karşısında da koruyarak yardımcı olmalıdır. Görenler, GEB’e nasıl yardımcı olacağını bilmediği için, onu da yönlendirecek olan, GEB’dir.

- GEB için rehber, başkasının gözünden ya da göz gibi kullanabileceği bir şeyden yararlanmasıdır.

-Rehber, GEB’i bırakmadan, GEB onu bırakmamalıdır.

-Rehber; gören kişi, klavuz köpek, baston, eller, navigasyon cihazları v.s.

-Yön bulmak, kendini konumlandırabilmektir. Bulunduğu yer ile etrafında olanların mesafe ve yönlerini tahmin edebilmektir. Zihinsel haritayla, rota oluşturabilmektir.

-Zihinsel harita; kenar takibi yaparak ipuçlarını değerlendirmek ve işaretleri sıraya koymaktır. Bütünü oluşturan parçaların, birbirleriyle olan bağlantısını kurmaktır. Bir tür “puzzle” yapmaktır. Parçaların birleşimiyle birlikte, bütün hakkında bir imaja sahip olunur.

Dersin amacı:

Yakın hedefler; GEB’i (Görme Engelli Birey) evde ve bahçede ihtiyaç duyduğu yerlere erişebilir hale getirmek.

Orta hedefler; GEB’i evinin caddesi, sokağı ve mahallesinde ihtiyaç duyduğu yerlere erişebilir hale getirmek.

Uzak hedefler; GEB’i ihtiyaç duyduğu her mesafedeki yere erişebilir hale getirmek.

***

Göz; rehberdir, bütünlük algısıyla beraber kendimizi ortamda konumlandırmamızı sağlar. Oryantasyonla (konumlama) beraber stres/kaygı azalır, özgüven artar.

Görmemek her şeyden önce, güvenli yürüme ve yön bulma kabiliyetini sınırlayan hatta ortadan kaldıran bir durumdur. Bu durum, kaygı bozukluğu ile başlayan psikolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Kendini konumlandıramayan, kendini güvende de hissetmez.

Bütün GEB’ler, tamamen görmez değildir.

Görme engelliler; hiç görüşü olmayanlar, ışığı hissedenler ve az görenler olmak üzere üçe ayrılabilir.

-Işığı hissetmek bile, engeller ve mesafeler hakkında bilgi verir.

-Tamamen görmezler, bütünlük algısından yoksun oldukları için, tümevarım yöntemi kullanırlar.

-Az görenler, görüşleri oranında tümdengelim de kullanırlar.

-En çok kazayı az görenler yapar. Az görmek, çoğu kez aldatıcıdır.

-Hareket eksikliği nedeniyle görmezlerde, vücut tembelliği olabilir. Bol bol yürüyüş egzersizi yapmalıdırlar.

-Gözlerini sonradan kaybedenlerin, körlüğünü kabullenmeleri için zamana, bazen de psikolojik desteğe ihtiyaçları vardır. Avantajları ise, geçmiş tecrübeleri ve imajlarından yararlanmaktır.

-Görmezlerin acelesi, varsa da yoktur! Daima kontrollü olmalı, yürüyüş hızının üstüne çıkmamalıdır. Sadece, güvenli yerlerde ve gören birisi varsa daha hızlı olabilirler.

-Kalabalık ve tehlikeli yerlerde, yürüyüş hızlarını bile yavaşlatmalıdırlar.

-Baş, baston gibi önde ya da yere doğru olmamalı daima görmese de ileri bakmalı, tek bir noktaya değil ortama odaklanmalıdır.

-GEB’lerde, geri vites yoktur. Düşmeleri halinde kendilerini koruyamazlar. Düşmeyi de öğrenmeli, son tahlilde güvenli yere doğru, eller önde hamle yapmalıdır.

-Korunma yöntemlerini kullanmalı. Küçük önlemlerle büyük kazaların önüne geçebileceğini bilmeli. Tedbiri, başkasına bırakmadan kendisi almalıdır.

-Yüksek kolu, refleks haline getirmeli, belli işaret ve sesler karşısında derhal yüksek kola geçmelidir.

-Bağımsız harekette ilk kural; can güvenliği, ikinci kuralsa; “kenar takibi”dir.

-İnsanın yaşadığı her yerde, bir plan vardır. GEB ise bu planı, zihinsel haritaya dönüştürür.

Kenar takibi, bina içinde; duvarlar, pencereler, korkuluklardır. Bina dışında; kaldırımlar, yol kenarları ve klavuz yollardır.

Kenar takibi; emniyet, işaret ve istikamettir. Kenardan gitmek, ortadan gitmeye göre daha güvenlidir . Kenar takibi sayesinde işaretler bulunur. İşaretleri sıralı olarak bilmekse, kendini yönlere göre konumlandırmayı sağlar.

-Bina içi ve dışı birbirine benzerdir. Bina içinde katlar, ana koridorlar, yan koridorlar ve odalar (yaşam alanları) vardır. Bina dışında da buna karşılık gelen; kavşaklar, ana caddeler, yan yollar ve adalar (yaşam alanları) vardır.

-Bina içinde öncelik; sağ kenarı takiptir, sağ takip edilemiyorsa, sol. Bina dışında öncelik kaldırım üstünden yürümek hatta varsa klavuz yolları takip etmek. Zorunlu hallerde yol içinden kaldırıma paralel yürümeli.Tehlike karşısında da yardım almalıdır.

-Önceliği, içeride duvar kenarları, dışarıda ise yol kenarları olmalıdır. Klavuz yolların haricinde, mecbur kalmadıkça orta yerden gitmemelidir. Yol kenarı takibinde de öncelik, kaldırım üstünden yola bakan tarafa baston düşürülerek takip yapılmalıdır. Kaldırım üstünden yürüme imkanın olmadığı zorunlu hallerde, trafik akışının aksi istikamette yani araçların baston kullanımını göreceği şekilde, yol içinden kaldırım kenarına paralel şekilde baston vurarak takip yapmalı,  yaklaşan tehlikeyi hissettiği anda da güvenli yere geçmelidir.  Ne kendisinin ne de başkasının can güvenliğini tehlikeye sokacak hal ve hareketlerden kaçınmalı, gerektiğinde de yardım almalıdır. Özetle birinci öncelik;  varsa klavuz yollar olmalı yoksa kaldırım üstünden yola bakan kenar takip edilmeli, ikisini de takip etme imkanı yoksa, can güvenliğini tehlikeye atmadan,  güvenli bir yol buluncaya kadar, yol içinden kaldırıma paralel  kenarı takibi yapılmalıdır.

-Dar yerlerde yan yana yürümemeli, sürekli olarak, ortam analizi yapmalıdır.

-Tehlikeli yerlerde, yürüyüş güzergahlarında bekleme yapmamalı, ihtiyaç halinde çarpmalardan korunmak amacıyla güvenli bir yere geçmelidir.

-Sese göre, mesafe ve yön tayini yapabilmelidir.

-Düz zeminlerden, hiza almalıdır.

- Seslerden yararlanarak, trafiğe paralel yürümeyi öğrenmelidir.

-Trafikte en tehlikeli yerler, karşıdan karşıya geçişlerdir. Geçişler, trafiği kollayarak yol içine doğru yürüdüğümüz tek durumdur. Güvenli anı yakalamadan geçmek, hayati sonuçlara neden olabilir.

Geçişlerde, hiçbir zaman tam köşeden geçilmemelidir. Köşelerden, en az üç dört adım kadar uzaklaşmalı, dik durup dinlemeli ve baston gösterip sarkaçla geçmelidir.

- Kulağımızı; ne sesi, ne taraftan geliyor ve sesin bize olan mesafesini tahmin ederek eğitebiliriz.

-Fırtınamsı havalar, şiddetli yağışlar, iş makinelerinin çıkardığı sesler, çok fazla sesin üst üste binmesi, sesleri ayırt etmeyi, algıda seçiciliği zorlaştırır hatta imkansız kılar. Bu durumda yardım almaktan çekinilmemelidir.

-İpuçlarına erişimde, uzaktan algıyı sağlayan duyularımız; görmek, duymak ve koku almaktır. Görme kaybına, duymanın da eklenmesi GEB’in kendini konumlandırmada ortamla ilişkisini iki kat zorlaştırır.

- Geçiş yapmadan önce, trafiği dinlemede iki duruma çok dikkat edilmelidir. Birincisi; araçlar yaklaşıyor mu yoksa uzaklaşıyor mu? İkinci olarak da yaklaşmakta olan araç, büyük mü yoksa küçük mü? Zira büyük olan araçların sesleri arkalarından gelen küçük araçların sesini bastırır. Bu nedenle, arkasından gelen küçük bir araç olmadığından emin oluncaya kadar uzaklaşmalarını beklemek gerekir.

- Az görenler trafikte görüşlerinden ziyade kulaklarına güvenmelidir. Öncelikle, araçların motor seslerine odaklanmalıdır.

- Beklemede olan ancak motoru çalışan araçların arasına girmemeli, arkasından geçmeye çalışmamalıdır.

-Bölünmemiş yollarda çift taraflı dinleme yapılmalıdır. Bağlantılı olan tali yolları da dinlemelidir. Bir şeritteki araç  GEB için dursa, hatta geçmesi için korna da çalsa, hemen geçmemeli, diğer şeritten gelen olup olmadığından da emin olmalıdır.

-Geçmek için acele etmemeli, emin olmadan asla geçmemelidir. Geçmeye karar verdiğinde de geçeceğini el ya da bastonuyla belli etmeli, oyalanmadan seri bir şekilde, yolu uzatmadan direkt kaşıya geçmelidir. Tehlike seviyesinin yüksek olduğu yerlerde de yardım almaktan çekinmemelidir.

-Her an bir engel çıkacakmış gibi tetikte yürümelidir. Her türlü engelin yanından ya da etrafını kontrol ederek dolaşmalı ama uzaklaşmamalıdır.

-Dönüşleri açılara göre yapmalı, pozisyonunu kaybetmemelidir.

-Yerde bir cisim ararken, saat yönünde, 90 derecelik açılarla  360 dereceye tamamlayarak yapmalıdır.

-Merdiven inerken, tırabzan tarafında, aşağı doğru alçak kol veya baston uzatarak, çıkarken de duvar kenarından yüksek kol veya bastonu yüksek tutarak çıkmalıdır. Dönerli merdivenlerde ise daha geniş olan, iç kısım takip edilmelidir.

-Eğilirken, aşağıdaki nesnelerden korunabilmek için, mutlaka alçak kol ve yüksek kolda eğilmelidir.

-Ellerden, hiç değilse biri serbest olmalıdır. Eller cepte, arkada olmamalı. Kafayı da baston gibi uzatmamalıdır.

-Çanta, sırtta ya da posta çantası gibi çapraz taşınmalıdır.

-Her şeyi sıralı düşünmeli ve sıralı yapmalı. Düzensiz ve dağınık olmamalıdır.

- Başı adeta “radar” gibi olmalı; sürekli etrafı tarayarak ortam ve risk analizi yapmalıdır.

- Ayakları adeta “sonar” gibi olmalı; daima bastığı yerin/zeminin  özelliklerini değerlendirerek yürümelidir.

-Bastonu  adeta kenara yapışmalı; “kenar takibi”  her zaman önceliği olmalı, gerekmedikçe kenardan ayrılmamalıdır.

-GEB  adeta “yarasa” gibi her türlü ses ve yankısını değerlendirerek hareket etmelidir.

-“İnnovatif” olmalı; her konuda olduğu gibi etrafını araştırmada da meraklı ve keşifçi olmalıdır.

-“Kreatif” olmalı; engeller ve sorunlar karşısında yaratıcı çözümler geliştirmelidir.

-Çekingen/utangaç olmamalı, yardım almayı ve kendini korumayı öğrenmelidir.

-GEB’in hareketleri rehberle uyumlu olmalı, kendini “çanta” gibi taşıtmamalıdır.

-GEB; gören rehberle hareketlerinde, seri ve yumuşak olmalıdır. Sert ve abartılı davranışlardan kaçınmalıdır.

***

-GEB’lerde, postür bozukluğu ve uyaran eksikliği nedeniyle de tikler olabilir. Bunların daha da artmaması için, uyarıcı olunmalıdır.

***

-GEB ile ilk ders; tanışmak ve ders hakkında genel bilgi vermektir. İkinci ders, rehberle hareket edebilmektir.

-GEB’in özgeçmişini, sosyo-ekonomik, mental durumu ve biyopsişik özelliklerini bilmek hayati derecede önemlidir. Sağlık şartlarını zorlamak, istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

GEB’e ilk olarak kaldığı yer ve temel ihtiyaçlarını karşılayacağı yerler, uygulamalı olarak gösterilmelidir.

***

Öğrenme yöntemleri:

-Basitten karmaşığa,

-Parçadan bütüne (tümevarım),

-Yakından uzağa,

-Güvenli yerlerden daha az güvenli yerlere (riskli) yerlere doğru olmalıdır.

-Önce tam fiziksel yardımla, sonra yarı fiziksel yardımla, en son olarak da rota vererek kendi başına bırakılmalıdır.

Kullanılan Materyaller:

Baston, maske, kabartma harita, kroki, maketler, navigasyon programları v.s.

Eğitim Alanı; bina içi, bahçe, cadde, sokak, kavşaklar…

***

-İşaretlerden önce, ipuçları gelir.

İpucu, kaynağına götüren duyusal verilerdir:

*Işık, gölge, karanlık, loşluk

*Ses, yankı, gürültü, sessizlik, uğultu

*Sıcak, soğuk, ılık, serin, esintili

*Mesafe, zaman

*Alçak, yüksek, engebeli, çukur

*Açık, kapalı, dar, geniş, bol, hacimli

*Ağır, hafif, yumuşak, sert

*Renk, parlaklık, kontrast renkler

*Her türlü kokular

İşaret; ana ve yardımcı işaretler:

Ana işaretler; bulunduğu yerde sabit, belirgin herhangi bir nesne, ses, koku, ısı ya da dokunsal bilgi kaynağı.

Yardımcı işaretler; sabit ve belirgin olmasa da ana işaretleri destekleyen her türlü nesne.

İyi bir, “bağımsızcı”:

-İyi bir, kenar takipçisidir.

-İşaretlerden önce, ipuçlarını değerlendirir.

- Trafiğe güvenli mesafede paralel yürür.

- Yanında akan sesleri duvar takibi gibi kullanır.

- Ekolokasyon ve hava akımlarını hesap eder.

-Haritacıdır, ezbere gitmez.

-Radar gibidir, etraftaki bütün hareketleri takip eder.

- Sonar gibidir, zemin farklarını dikkate alarak yürür.

- Etrafında olup biteni merak eder, keşfetmeyi sever, sorunlar karşısında çözüm odaklıdır.

-Zamana ve zemine göre, güvenli yürüyüş tekniklerini uygular.

-Risk analizine göre, rota belirler.

-Açının mesafe, mesafenin de zaman olduğunu bilir.

-Tecrübenin performansına bağlı olduğunu, reflekslerin de tecrübeyle geliştiğini bilir.

Bağımsız hareket; zeka, performans, tecrübe ve özgüvendir.

***

Varolan her şey “sanat eseri” gibi tektir. Birbirinin benzeri çoktur ama aynısı olan hiçbir şey yoktur. Bu da GEB için, işaretlerin ayırıcı özellikleridir.

Her şey “matruşka” gibi iç içe geçmiştir (odalar, katlar binada, bina bahçede, bahçe mahallede…). Bu da yöntem verir; merkezden dışarı, dışarıdan merkeze.

BASTON

Baston, en kolay erişilebilir olan rehberdir. GEB’in yerdeki gözüdür.

Rehberden iki şey bekliyoruz; yol göstermesi ve tehlike karşısında koruması. Baston da aynı şeyleri yapar; önde gidip çukur ve yüksek engelleri bulur, kenar takibiyle de yön bulmamıza yardımcı olur.

Baston; ergonomik ağırlıkta, sağlam ve esnek olmalı yolda bırakmamalıdır.

Baston her GEB’in boy ölçüsüne göre, göğüs hizasından daha kısa olmamalıdır.

Göğüs hizasındaki bastonların zaafı, göğüs hizasının üstündeki engeller için koruma sağlamamasıdır. Baş hizasındaki bastonu  ise dar ve alçak yerlerde kontrol etmek zor olabilir.

Duruma, zemine göre baston teknikleri uygulanmalıdır. İç mekanlarda, mekanın büyüklüğüne göre hem çapraz hem de sarkaç teknik uygulanabilir. Dış mekanlarda, sarkaç teknik, kalabalık ve tehlikeli yerlerde (sulu, karlı yerler) ise kalem / mum tutuşu uygulanmalıdır.

 Doğru baston tutuşu = Doğru sarkaç = Doğru adım.

 Doğru baston tutuşu; dirsek karın boşluğuna sabitlenir, kol bel üstü yüksekliğe alınır ve baston sadece el bileği ile hareket ettirilir.

 Doğru sarkaç; “sarkaç mesafesi” omuzları dört parmak (10 cm) aşacak şekilde yapılır.

 Doğru adım; baston sağda ise “sol ayak” ileri atılacak eğer baston sola geçmiş ise “sağ ayak” ileri atılacak.

***

Mental olarak kapasitesi sınırlı olan GEB’in, karmaşık ve kazaya uğrama riski yüksek yerlerde, tek başına trafiğe çıkması sakıncalıdır.

*********

*********

İSTANBUL GÖRME ENGELLİLERDE 

BAĞIMSIZ HAREKET VE YÖN BULMA EĞİTİMİ 

Bağımsız Hareket Becerilerinde Temel İlkeler:
*Bağımsız Hareket becerilerinde önemli olan, güvenli yürüyüş tekniklerini bilmektir.
*Rehber, baston, rehber köpek, bağımsız hareket için kullanılan yöntemlerdendir.
*Amaç, bir başkasına bağımlı olmadan hareket etmektir. Her bireyi, kendi potansiyeli doğrultusunda bir yere getirmektir.
*İlk önce, oryantasyon çalışması yapılır.
*Engelle uyumlu bir şekilde yaşamak amaçlanmaktadır.
*Görme engelli birey, her zaman temkinli ve tedbirli olmalıdır. Kendi hayatının sorumluluğunu almalıdır.
*Görme engelli birey, keşifçi ve yaratıcı olmalıdır.
*Körlerin geri vitesi olmaz. Geri geri yürümemeye dikkat etmelidir.
*En, boy,  derinlik, mesafe, açı, zaman bilinmesi gereken önemli kavramlardır.
*Yankı, ışık, ses, gölge, önemli ipuçlarıdır.
*Bağımsız hareket öğretimi düzenli ve sıralı, kısacası sistematik olmalıdır.
NOT:Rehabilitasyonda 1,5 ay bina içi çalışmalar yapılırken, geriye kalan yaklaşık 4 ayda bina dışı çalışmalar yapılmaktadır. Bina içinde rehberli yürüme, rehbersiz yürüme, çapraz baston teknikleri öğretilirken, bina dışında sarkaç baston tekniği öğretilir.

Becerilerin Öğretim Sıralaması:
-Rehberli teknikler (Rehberle yürüme, rehberle merdiven inme çıkma, rehberle dar yerden geçme -dar geçit-, rehberle yürürken taraf değiştirme, rehberle yürürken 180 derece tersine -geriye- dönme, rehberle kapı açma -kapama, rehberle sandalyeye oturma, rehberle temas kurup ayağa kalkma, yanlış rehber tutuşlarının düzeltilmesi.)
-Korunma teknikleri (alçak kol korunma tekniği ve yüksek kol korunma tekniği)
-Elle duvar takibi yapma
-Odayı veya sınıfı tanıma
-Güneşe göre yön bulma
-Arama teknikleri (paralel arama tekniği ve dairesel arama tekniği)
-Sese göre yön bulma, mesafe tahmini yapma (Örneğin; yere düşen bir nesnenin sesinin geldiği yönü tespit etme ve mesafesini tahmin etme, nesneyi gidip dairesel arama yöntemiyle el veya ayakla arayıp bulma ve alma)

-Baston teknikleri:
1-Çapraz baston tekniği (genelde bina içinde kullanılır.)
-Merdiven inme-çıkma
-Çapraz baston tekniği ile binayı tanıma
2-Sarkaç baston tekniği (genelde bina dışında kullanılır.)
-Bina dışında bastonla ritm çalışması yapma
-Bastonla kenar takibi yapma
-Bastonla ortadan yürüme çalışması yapma (kenar olmayan yerlerde)
-Yol içi çalışması yapma
*İlk önce, kılavuz yol tercih edilmeli, kılavuz yol yoksa kaldırım kenarı takip edilmeli, en son yol içinden yürümek tercih edilmelidir.
-Ada çalışması yapma (İlk önce bahçe içinde, bina içinden bahçeye çıkılır. En son, bahçeden dışarıya çıkılır.)
*Karşıdan karşıya geçme, ada çalışması esnasında da gösterilir.

*Dışarıya çıkıldığında, öğretim aşamaları şu şekildedir:

-İlk önce, etaplar çalışılır.
-Adalar çalışılır.
-Karışık rota çalışması yapılır.
-Taşıtlara binme-inme çalışması yapılır.

Rehberle Yürüme Çalışmaları
Rehberli Tekniklerin Öğretim Sıralaması:
-Rehberle yürüme
-Dargeçit tekniği
-Rehberle taraf değiştirme
-Rehberle merdiven inme-çıkma
-Rehberle 180 derece geriye dönme
-Rehberle kapı açma-kapama
-Rehberle sandalyeye oturma
-Yanlış rehber tutuşlarının düzeltilmesi
*İlk önce, rehberle yürüme teknikleri öğretilmektedir. Rehber, görme engelli bireye yolda yürürken eşlik eden kişidir. Rehber, görme engelli kişinin bir adım önünde yürür.
Bunun nedeni, görme engelli kişinin, rehberin hareketlerini daha kolay takip
edebilmesi (örneğin; merdiven iniş-çıkışlarının anlaşılması gibi…) ve herhangi bir şekilde ani duruşlarda görme engelli kişinin, en fazla gören rehberin yanına gelmesidir.
Görme engelli kişi, hiçbir zaman rehberin yanında veya önünde yürümemelidir. Eğer  böyle bir durum gerçekleşiyorsa, burada yanlış rehber tutuşları söz konusudur. Bu tür durumlarda yanlış rehber tutuşlarının hemen düzeltilmesi ve sonra yola devam
edilmesi gerekmektedir. Rehberle yürürken, doğru rehber tutuşu önemlidir. Doğru rehber tutuşunda rehber, görme engelli bireyin bir adım önündedir. Görme engelli, rehberin dirseğinin üzerinden dört parmağı içeride, baş parmağı dışarıda olacak şekilde tutar. Bu tutuş sırasında rehberin kolunu çok gevşek tutmamalı veya çok sıkmamalıdır.

1-Dar geçit tekniği :
*Bu teknik, görme engelli birey ile gören rehberin aynı anda geçemeyeceği kadar dar, tehlikeli ve kalabalık alanlarda kullanılır.
*Rehberin arkasına geçerken görmeyen kişi, kolunu dümdüz tutmalı iki adım tam arkasından yürümelidir.

2-Rehberle taraf değiştirme:
*Görme engelli birey, bulunduğu konumdan rehberin diğer tarafına geçerken önce rehberin geçmek istediği koluna dokunur. Rehberle teması kesmeden, rehberin arkasından yavaşça geçerek diğer koluna geçer ve hemen daha önce tuttuğu kolunu bırakır.
*Rehberle taraf değiştirirken, rehberle temas kesilmeden ve topuklarına basmadan geçilmelidir.

3-Rehberle kapı açma-kapama:
*Rehberle kapı açılırken, kapının kolunun her zaman rehberin tarafında olmasına dikkat edilmelidir. Kapıyı daima rehber açar, görme engelli kapatır.
*Eğer kapının açılacağı tarafta görme engelli birey bulunuyorsa, mutlaka rehberle taraf değiştirdikten sonra kapı açılmalıdır.
4-Rehberle sandalyeye oturma:
*Rehberle sandalyeye oturma çalışılırken, önce rehber sandalyenin arkalığına vurur, görme engelli sandalyenin arkalığını bulur ve tutar.Sandalyenin arkası tutulduktan hemen sonra rehber bırakılmalıdır.

-Sandalye dönen bir sandalye ise, oturulacak yerini bulmak için diz değdirilip çekilir.

-Sandalyenin oturulacak kısmında bir şey olup olmadığı (oturmaya uygun olup
olmadığı) kontrol edilir. (Elin dış kısmıyla dairesel arama yöntemi kullanılarak, tam ortadan başlayıp soldan sağa, küçükten büyüğe daireler çizerek kontrol edilir.)
-Sandalyenin arka kısmı (sırtın yaslanacağı kısım) aynı şekilde dairesel arama yöntemi kullanılarak kontrol edilir.
-Sandalye, oturmaya uygun görüldüğünde, sandalyeye oturulur.
*Sandalyeden kalkarken, rehberle temas kurulmalıdır. Bu temasın kurulması için önce rehber, kolunu uzatır. Görme engelli, rehberin bileğine dokunarak ayağa kalkar ve kalktığında doğru rehber tutuşuna geçer.

5-Rehberle merdiven inme-çıkma:
*Her zaman güvenli tarafta görme engelli kişi olmalıdır. Merdiven inerken görme engelli, trabzan tarafında, çıkarken de duvar tarafında olacaktır. Gerektiği durumlarda, rehberle taraf değiştirildikten sonra, merdiven inilip çıkılabilir.
*Merdiven inilip çıkılırken güvenli olması halinde sağdan inilip sağdan çıkılmaya dikkat edilmelidir. Korkuluksuz ve daralan sarmal merdivenlerde güvenli iç kısımlar tercih edilmeli.

Korunma Teknikleri:

Yüksek kol korunma tekniği: Özellikle, gövdeyi ve başı korumak için kullanılır. Önce kol, dümdüz uzatılır, sonra 90 derece bükülür ve yüzü koruyacak şekilde biraz çapraz tutularak avuç içi karşıya bakacak şekilde yürünür.
Alçak kol korunma tekniği: Vücudun alt kısmını aşağıdan gelecek tehlikelere karşı korumak için kullanılır. Kol, göbek hizasında, avuç içi vücuda dönük olarak tutularak yürünür.
*Herhangi bir kenar takip edilmediğinde, bir elle yüksek kol korunma tekniği kullanılırken, diğer elle alçak kol korunma tekniği kullanılarak yürünür. Bunun amacı, boşlukta yürünürken görme engelli bireyin kendisini tüm tehlikelere karşı koruyabilmesidir.

Elle Duvar Takibi Yapma:
*Görme engelli bireyler açısından kenar takibi yapmak çok önemlidir.
*Elle duvar takibi yapılırken, elin dış yüzeyi duvara dönük şekilde, parmaklar hafifçe bükülerek, omuzla duvar arasında dört parmak genişliğinde boşluk bırakılarak yürünür.
*Elle duvar takibi yapılırken, kolun mümkün olduğunca düz uzatılması önemlidir.
*Duvar takibi yapılırken, köşeye gelindiğinde, önce kolun dönmesiyle, vücut uygun pozisyonda hareket ettirilir ve dönülür.
*Duvar takibi esnasında, camın açık olması, kalorifer petekleri gibi engellerle karşılaşıldığında, duvardan biraz daha uzaklaşılarak ve kol daha geniş açıyla açılarak yürünmeye devam edilir. Tehlike geçtikten sonra, tekrar uygun pozisyonda yürünür.

Sınıfı veya odayı tanıma:
*Bir mekanı tanırken, zorunlu olmadıkça o mekanı, sağdan sola doğru incelemek gerekir. Bu sıralı öğrenmeyi sağlar. Son olarak da orta kısımlara bakılmalıdır.
*Bir mekanı incelerken, elin dış yüzeyi ile inceleme yapılmalıdır.
*Bir mekanı tanırken ayrıntılı inceleme yapmak gerekir. Görme engelli bireylerde bütüne ulaşma, parçaları birleştirme yoluyla gerçekleşir. Bu şekilde, mekan algısı oluşur.

Güneşe Göre Yönleri Bulma:

*İlk önce, yönler hakkında konuşulur. İçinde bulunulan odada, yüzümüz saat 12’den önce güneşe döndüğümüzde yüzümüz doğuyu sırtımızda batıyı gösterir. Buna göre sağ tarafımız güney, sol tarafımız da kuzeyi gösterir. En son olarak da ara yönler hakkında konuşulur.
*Dönüşler, 90 derecelik açıyla soldan sağa doğru yapılır. Kollarımızla ve ayaklarımızla 90 derecelik açı oluşturulur ve sonra dönüşler yapılır.
*Ayaklarla 90 derecelik açı oluşturmak için önce ayaklar bitişik ve karşıya doğrudur.
Daha sonra, sağ ayak sağa doğru çevrilerek topuklar birbirinden ayrılmadan 90 derecelik açı oluşturulur. Arada kalan (yüzümüzün baktığı) yön hakkında da konuşularak istenilen yöne doğru dönülür. *Dönüşler yapılırken ve istenilen yöne doğru dönülürken, mutlaka bulunduğumuz odada baktığımız yönde, doğuda, batıda,
kuzeyde ve güneyde nereler olduğu hakkında konuşulur. Daha sonra bulunduğumuz ilçenin, İstanbul’un ve hatta Türkiye’nin doğusunda, batısında, kuzeyinde ve güneyinde nereler olduğu hakkında konuşularak yönler anlatılmaya çalışılır.

Binayı Tanıma:
*Bina içinde bulunulan kattan başlanarak tüm sınıfların yerleri, birbirlerine göre konumları çalışılır. İlk önce hangi odanın veya sınıfın yanında hangi oda veya sınıf olduğu üzerine konuşularak çalışılır. Daha sonra hangi sınıfın karşısında hangi sınıfın veya odanın olduğu da gösterilir.
*Bulunulan kat iyice kavrandıktan sonra, bir alt kat ve bir üst katta da hangi odalar olduğu üzerine çalışılır. Katlarda çalışılırken, bulunulan konuma göre, belirtilen sınıf veya odanın altında veya üstünde hangi odanın olduğu da konuşulur.
*Öğrencilerde, bulunulan binanın tamamının zihinsel haritası çıkarılmaya çalışılır.
*Öğrencilerde zihinsel haritanın ve mekansal algının oluşturulmasının ardından, karışık rota çalışması yapılır. Bu çalışmada eğitimci, öğrenciden belirtilen bir odayı veya sınıfı bulmasını ister. Öğrenci, zihninde oluşturduğu harita sayesinde, istenilen odayı bulur.
*Binayı tanıma çalışması yapılırken, bir elle mutlaka duvar takibi yapılır. Duvar takibinin yapılamadığı durumlarda (karşıdan karşıya geçişlerde), bir elle yüksek kol yapılırken, diğer elle alçak kol tekniğine geçilir. Katlar arasında merdiven inerken alçak kol korunma tekniği, merdiven çıkarken ise yüksek kol korunma tekniği kullanılır.
*Bina tanıma çalışması yapılırken, öğrenciler yönler hakkında da konuşulabilir.
Gidilen yönün hangi yön olduğu, herhangi bir oda veya sınıfın hangi yönde bulunduğu gibi konular, öğrencilere düşündürülerek yönlerin daha iyi kavranması sağlanabilir.

Arama Yöntemleri:
*Arama yöntemlerini kullanmaktaki amaç, sıralı ve düzenli bir şekilde arama yapabilmektir. Sıralı ve düzenli arama, sistematik olması bakımından aranan nesneye daha kolay ulaşmayı sağlar.
*Arama yöntemlerini üç grupta toplamak gerekir:
1-Paralel arama yöntemi
2-Izgara arama yöntemi
3-Dairesel arama yöntemi
Arama yöntemleri öğretilirken dikkat edilmesi gerekenler:
*Öncelikli olan her zaman iki elimizi masanın kendimize yakın olan kenarında tam  ortada yan yana getirip baş parmaklarımız masanın üstünde, diğer parmaklar masanın altında olacak şekilde koyup masanın tüm çevresinde elimizi gezdirmektir.
Böylece, hem masanın şekli hem de masanın tüm kenarlarında bir şey olup olmadığı  kontrol edilmiş olur.

*Dikdörtgen ya da kare masada ya da zeminde ilk tercih edilen paralel arama yöntemi olmalıdır. Eğer bir elimiz yaralı, kirli, dolu vb. müsait değilse ya da iki elimizi birden kirletmek istemiyorsak ızgara arama yöntemi tercih edilmelidir.
*Elimizi bir el boyu ilerletirken parmaklarımızı büküp bileğimizi parmaklarımızın olduğu yere getirdikten sonra elimizi ilerletiriz.
*Masanın şekline göre, arama yöntemine karar verilir. Kare ve dikdörtgen şeklindeki masalarda paralel ve ızgara, yuvarlak masalarda, sandalyede ve yerde ise dairesel arama yöntemi ile arama yapılır.
*Dairesel arama yöntemiyle masada arama yapılırken, tek elle ya da iki elle arama yapılabilir.
*Masanın üzeri çok dolu ise, dairesel hareketlerle ızgara arama yöntemi ile arama yapılır. Bunun sebebi, hem masanın üzerindeki eşyalara zarar vermemek hem de aranan nesneyi daha kolay bulabilmektir.
*Ayakla bir nesne aranırken, sol ayak sabit kalır, sağ ayak sol ayağın önüne getirilerek sol ayağın önünden başlayarak soldan sağa, küçükten büyüğe ayağımızın ulaşabildiği noktaya kadar dairesel hareketler yapılarak arama yapılır.
*Ayakla yerde arama yapmayacağımız durumlarda, yine bir elle dairesel arama yapılır.
*Yerde elle arama yapacağımız durumlarda, yere çömelirken mutlaka yüksek kol korunma tekniği kullanılır. Bunun sebebi, yere çömelirken ya da çömeldiğimiz yerden kalkarken, başımızı herhangi bir yere çarpmamaktır.

Ses takibi yapma:
*Ses takibi çalışmalarına başlamadan önce, çevremizde, doğamızda bulunan nesnelerin farklı malzemeleri hakkında konuşulabilir. Örneğin; tahta, plastik, cam, ahşap gibi malzemelerin özellikleri ve bu malzemelerden yapılmış nesnelerin yere düştüklerinde çıkardıkları sesler hakkında konuşulabilir.
*Farklı malzemelerden yapılmış farklı nesneler yere atılarak, görme engelli bireylerden yere düşen nesnenin ne olduğunu tahmin etmeleri ve ismini söylemeleri istenir.
*Ses takibi yapma çalışmalarında ilk önce, sesin geldiği yön elle gösterilir.
*Sonra, adım tahmini yapılır.
*Nesnenin bulunduğu düşünülen yere bir elle gösterilip diğer elle yüksek kolla
gidilerek ve yine yüksek kolla çömelerek dairesel arama yöntemiyle nesne aranır.
*Eğer tahmin edilen yerde nesneye ulaşılamazsa, arama açısı genişletilerek yani biraz daha ilerlenerek yere çömelip aynı aşamalar nesneyi buluncaya kadar tekrar edilir.

Çapraz baston tekniği ile yürüme:
*Çapraz baston tekniği, daha çok kapalı mekanlarda kullanılır.
*Çapraz baston tekniğinde baston, sol elle işaret parmağı bastonun üzerinde diğer parmaklar bastonu kavrayacak şekilde tutulur. Bastonu tutarken kol,öne doğru düz uzatılır ve hiçbir şekilde bükülmeden gergin tutulur.
*Bastonun çapraz tutulması nedeniyle, bu tekniğe, çapraz baston tekniği denmiştir.
*Baston ucu duvarın kenarına dayanır ve yerden kaldırılmadan kullanılır.
Çapraz bastonla aynı anda sağ elle de duvar takibi yapılır.
*Çapraz bastonla yürünürken, nerelerde hangi odaların olduğu hakkında öğrencilerle konuşulur.
*Çapraz bastonla yürünürken, baston hiçbir zaman duvar kenarından uzaklaştırılmaz.
Eğer bir engel varsa, duvar kenarı takip ediliyormuş gibi engelin etrafından geçilir ve tekrar duvar kenarında yürünmeye devam edilir.

*Eğer bir boşlukta yürünecek ise yani bir duvar takip edilemeyecekse, duvara topuklar
yaslanarak ayaklar karşıya bakacak şekilde durulur, sağ elle yüksek kola geçilir ve daha sonra sol elle çapraz baston yapılıp karşı duvara geçilerek tekrar duvar kenarından yürünmeye devam edilir.
*Çapraz baston tekniği kullanarak yürürken, duvara yakın  mesafede olmalıdır.
*Elle duvar takibi yaparken omuzla duvar arasında dört parmak mesafe olmalı, kol dümdüz tutulmalıdır.

Çapraz bastonla merdiven çıkma:
*Çapraz bastonla merdiven çıkarken bastonun ucu, merdivenin ikinci basamağının sağ köşesine gelmelidir.
*Başparmak aşağı bakacak, diğer parmaklar bastonu kavrayacak şekilde tutulur ve bastonu tutan kol dümdüz olur. Çıkarken hiçbir şekilde bükülmez.
*Önce baston sonra görme engelli aynı anda merdiveni çıkar.(Bir baston- bir ayak şeklinde)
*Çıkarken bastonla aramızda iki basamak olmalıdır.
*Merdivenin bir kısmını çıktıktan sonra, düzlüğe gelindiğinde baston, kesinlikle kenardan ayrılmaz, kenarı takip eder, önce baston döner, bastonun hareketine göre de görme engelli birey döner, uygun pozisyonda bastonu merdiven basamağına yerleştirir ve merdiveni çıkmaya devam eder.

Çapraz bastonla merdiven inme:
*Çapraz bastonla merdiven inerken, merdivenin ilk basamağı tespit edildikten sonra  baston göbek hizasından, işaret parmağı yanda tutularak uzatılır ve basamaklardan yaklaşık 5 cm (iki parmak) yukarıda olacak şekilde inilir.
*Merdiven dönüşleri dar bir açıyla baston çok fazla uzatılmadan yapılmalıdır.

Sarkaç baston tekniğini kullanma:
*Sarkaç baston tekniği daha çok bina dışında kullanılır.
*İlk önce, baston tutuş tekniği gösterilir ve sonra bastonla ritm çalışmaları yapılır.
*Ritm çalışmasında amaç, kolu asla hareket ettirmeden, sadece bileği hareket ettirerek ritm tutmaktır. Ritm tutulurken baston, omuzları dört parmak geçecek şekilde yürüme hızında hareket ettirilir.
*Bastonu tutan kolun dirseği, karın boşluğuna yaslanarak sabitlenir. Baston vücudun tam ortasında tutulur ki, sağa sola eşit bir şekilde hareket etsin. Bastonu tutan kol da omuz da hareket ettirilmez. Hareketler sadece bilekten yapılır. Yani, sadece bilek oynatılır.
*Sarkaç baston tutuşunda baskın olan el tercih edilir. Ancak, ihtiyaç duyulan durumlarda el değiştirebilmek açısından, baskın olmayan elle de sarkaç baston kullanma çalışılmalıdır.
*Sarkaç baston tekniği ile yürümeye başlamadan önce, sadece sol kenara yaklaşarak bilek hareketleri çalışılır. Eğer öğrenci, bilek hareketini doğru bir şekilde yapabiliyorsa ve uygun ritmi tutturabildiyse, sarkaç bastonla yürümeye geçilebilir. Öğrencinin ihtiyacına göre, bilek hareketi ve ritm çalışmalarının süresi değişebilir.

Sarkaç baston tekniği ile yürüme:

*Sarkaç bastonla ritm çalışmaları tamamlandıktan sonra, yürümeye geçilir. İlk önce, herhangi bir şekilde kenarı takip etmeden, ortadan yürünür. Amaç, doğru baston tutuşu, doğru sarkaç ve doru adımdır.
*Baston sağa getirildiğinde eş zamanlı olarak sol ayakla adım atılırken, baston sola getirildiğinde yine eş zamanlı olarak sağ ayakla (bir baston-bir ayak şeklinde) adım atılmalıdır. Bastonu sağa aldığımızda sol, sola aldığımızda sağ adımın atılmasının sebebi; bastonun adımı atmadan önce basacağımız alanı tarayıp güvenli olduğundan ve hiçbir engel bulunmadığından bizi haberdar ederek rahat hareket etmemizi sağlamasıdır.
*Bastonla adımlarını uyum içinde atabiliyorsa, artık sarkaç bastonla sol kenarı takip ederek yürünmeye geçilir.
*Sarkaç bastonla zorunlu hallerde sol kenarı takip sebebi, karşıdan gelen aracın, görme engelliyi farketmesi içindir.
*Bastonu sağa veya sola hareket ettirirken, yoldaki çukur ve engebeleri atlamamak için mümkün olduğunca bastonu yerden kaldırmayıp sürükleyerek kullanılmalıdır. Baston, yerden kaldırılmadan sürüklenerek kullanıldığında, engelleri farketmek, daha hızlı ve kolay olacaktır. Ancak bazen zeminin, bastonu sürüklemeye uygun olmadığı durumlarda, bastonu hafifçe kaldırmak ve yine doğru ritm içinde bir sağa bir sola vurmak gerekebilir.

*Bahçe içinde sarkaç baston çalışması yapılırken, sol kenarın takip edilmesine,  adımlarla bastonun uygun ritmde olmasına ve kenarda karşılaşılan yol ayrımlarına da dikkat çekilir. 1.yol ayrımı, 2.yol ayrımı şeklinde öğrencinin de dikkat etmesi sağlanır.
NOT:Sarkaç baston tekniğiyle yürürken ilk önce kılavuz yolu takip etmek, kılavuz yol yoksa kaldırım üstü kenar takibi yapmak, zorunlu hallerde yol içinden kenar takibi yapmalıdır.

Ada çalışmaları (Bahçe içinde);
*Ada çalışması, yön bulma çalışmasıdır ve adayı konumlarken adanın; yönüne, sırasına, ipuçları ve işaretlerine dikkat etmek gerekir.

*Ada çalışmalarında temel kural, yolu önümüze alarak adaları tanıtmaktır. 1.adanın 1. köşesinden başlanarak adanın tüm köşeleri sırayla öğrencilere tanıtılır. Binadan çıkıp sola döndüğümüzde, yolu önümüze aldığımızda, soldaki ilk ada 1., onun sonrasında 2., 1.adanın sağında 3. ada, 3. adanın arkasında4, 3. adanın sağında ise 5. ve 6.adalar  olduğu,zamanı geldikçe anlatılmalıdır. 1.Adadan itibaren çalışılmaya başlandığında, yolu önümüze aldığımızda sağ alt köşe 1, sol alt köşe 4, sağ üst köşe 2 ve sol üst köşe 3 şeklinde sistematik bir sırayla öğretilmelidir.
*Ada çalışmaları yapılırken, köşelerde neler olduğu mutlaka konuşulmalı, mümkün olduğunca öğrenciye dokundurarak inceletilmeli ve ipuçları yakalanmaya çalışılmalıdır.
*Ana işaretler ve yardımcı işaretler hakkında mutlaka bilgi verilmelidir. Ana işaretler, sabit ve belirgin işaretlerdir. Örneğin;  yoldaki cep, bina, duvar, büyükçe ağaç gibi. Yardımcı işaretler ise, değişebilen ya da fabrikasyon olan işaretlerdir. Örneğin; bir araç, bağlı bir köpek, elektrik direkleri gibi. Ayrıca, köşelerde neler olduğu çalışılırken, bulunulan köşeden sağa doğru gidildiğinde neler olduğu hakkında da bilgi verilmelidir. Örneğin,1. köşeden sağa doğru gidildiğinde, bahçe duvarının  olduğu gibi bilgiler, öğrencilere bastonlarıyla dokundurularak gösterilmelidir.

*Ada çalışması yapılırken, köşelerin birbirlerine olan konumları da mutlaka
konuşulmalıdır. Örneğin;1.adanın 2.köşesinden karşıya geçilirse, hangi köşeye geçilmiş olur?
*Adanın etrafında yürünürken, baston farklı bir malzemeye değdiyse (ağaç gibi…), mutlaka baston kullanılmayan elle yüksek kol korunma tekniğine geçilmelidir. Böylece yüz ve baş kısmı korunmuş olacaktır.
*Eğer bir köşeden karşıdaki diğer bir köşeye geçilecekse, köşeden birkaç adım içeriye girildikten sonra, pozisyon alınarak karşıya geçilmelidir.
*Karşıdan karşıya geçme pozisyonunda ilk önce topuklar kenara yaslanır, baston, başparmak aşağıda, dik şekilde, merdiven çıkma pozisyonunda, ayakların arasında tutulur ve yol dinlenir. Eğer araç, insan, hayvan vb. herhangi birşey gelip gitmiyorsa, baston “ben geçeceğim” anlamında hafifçe uzatılır, sarkaca getirilir ve güvenli bir şekilde karşıya geçilir.

*Karşıdan karşıya geçilirken, yolun sağından ve solundan sesler geçmek için güvenli mesafeye uzaklaşıncaya  kadar beklenir ve daha sonra geçilir.
*Ada çalışmaları esnasında, kenar takibi yapılırken, eğer herhangi bir adanın içinde bir cep varsa, kenar bırakılmadan cebe girilir, kenar takip edilerek cepten çıkılır ve tekrar adanın diğer köşesine doğru ilerlenir.
*Eğer bir adanın içinde girilen cepte incelenecek bir yer varsa(Atatürk köşesi gibi), gerekli incelemeler yapıldıktan sonra cepten çıkılarak yürünmeye devam edilir.
*Ada çalışmaları esnasında, merdiven çıkma çalışması da yapılır. Merdiven çıkılırken,baston, sol ele alınır, çapraz biçimde tutulur, merdiven bitince (düz alana gelindiğinde), tekrar sarkaca geçilir ve yürünmeye devam edilir.
*Ada çalışmaları içinde, yüksek bir platformda (bir kenarı boş olan alanda) yürüme çalışması da yapılır. Bu aynı zamanda kaldırım üzerinde yürüme çalışmasıdır. Bu çalışmada, bastonla sol kenar takip edilir. Baston yine sarkaç biçimde kullanılır.
Yüksek zeminlerde bastonun uç kısmı hafifçe düşürülmeli ve baston çok geniş açıyla açılmamalıdır. Buradaki amaç, kenara yakınlığı kontrol ederek, bastonun kontrolünü kaybetmemek ve güvenli bir biçimde tehlikeli alanı geçmeyi öğrenmektir.
*Ada çalışılırken karşıdan karşıya geçilecekse ve eğer kenara park etmiş bir araç varsa ya da tam kenarda duran ve yerinden oynatılamayacak bir nesne varsa arabaya ya da nesneye kenar muamelesi yapılır. Arabanın/nesnenin ucuna kadar gelinir. Baş, hafifçe yola doğru uzatılarak baston dik tutulur, dinleme yapılır, yol müsaitse karşıdan karşıya geçilir.
*Ada çalışmasının en sonunda karışık rota çalışmaları yapılır. Bu çalışmada öğrencilere, öğrenilen tüm adalarla ilgili karışık rotalar verilir. Öğrencilerden, bulundukları noktadan, verilen rotaya gitmeleri istenir. Örneğin, 1.adanın 1.
köşesinde bulunan bir öğrencinin, 3.adanın 4.köşesine en kısa yoldan gitmesi istenebilir.
*Ön bahçedeki adalar tamamlandıktan sonra, arka bahçedeki adalar çalışılmaya başlanır.
*Arka bahçeye geçilirken, binanın duvarı takip edilir, yürüme esnasında geçilen odaların hangi odalar olduğu konuşularak arka bahçeye geçilir.
*Arka bahçedeki adalar da aynen ön bahçedeki gibi sırayla çalışılır. Adaların birbirlerine göre konumları, hangi adanın hangi köşesinde olunduğu gibi çalışmalar yapıldıktan sonra, bahçe içinde ada çalışmaları sona erer.

Bahçe dışına çıkma:
*Bahçe içinde ada çalışmaları tamamlandıktan sonra artık bahçenin dışına çıkılır.
Bahçeden dışarıya çıkılır çıkılmaz ilk önce topuklar duvara yaslanır ve daha sonra baston uygun pozisyonda tutularak karşıya geçilir.
*Karşıdan karşıya geçilirken, çapraz bir biçimde geçilmemesine, yolu uzatmamaya dikkat edilmelidir.
Otopark giriş ve çıkışı olması nedeniyle, karşıdan karşıya geçiş kuralları aynen geçerlidir ve mutlaka karşıya düz bir şekilde geçilmeye çalışılmalıdır. Önce karşı duvar bulunmalı ve daha sonra kılavuz yol takip edilmeye başlanmalıdır.
*Her zaman önce kılavuz yoldan yürünmesi, sonra kaldırım kenarının takip edilmesi, en son mecbur kalındığında yol içinden yürünmesi gerektiği mutlaka hatırlatılmalıdır.
*Okul bahçesinden çıktıktan sonra kılavuz yol takip edilerek ilk yol ayrımına kadar gidilir. Bu sırada, sağda ve solda yol üzerinde nelerin bulunduğu hakkında da konuşulur.

Etaplar Çalışması:
*Bahçe dışına çıkıldıktan sonra çalışılacak güzergah ilk önce, etaplara bölünür ve öğrencilerle etap etap çalışılır. Örneğin, manavın önü birinci etap, daha sonraki kahvehane ikinci etap olarak kabul edilir. Böylece öğretim parçalara bölünmüş olacağından güzergahın öğrenilmesi daha kolay olacaktır.
*Kaldırımda yürünürken öğrencilere mutlaka yürünülen kaldırım üzerinde bulunan mekanlar (market, kasap, postane…) hakkında bilgi verilmelidir. Hatta yürünülen kaldırımın karşısındaki kaldırımda da neler olduğu betimlenmeli ve öğrencide zihinsel bir harita oluşturulmaya çalışılmalıdır.

*Kaldırım üzerinde yürünürken özellikle otobüs duraklarının yeri, yanından geçilen tüm iş yerleri, ışıkların yeri, sesli ışıkların kullanımı konularında da bilgi verilmelidir.
*Kaldırım üzerinde ilerlenirken kılavuz yoldaki uyarıcı işaretlerin ne işe yaradığı da anlatılmalıdır. Uyarıcı zemin, kaldırımın sonuna gelindiği, yol ayrımına gelindiği sağa veya sola dönüleceği ya da merdiven basamaklarının başlayacağı gibi anlamlar içermektedir.
*Kılavuz yol üzerindeki düz çizgiler, yolun düz devam ettiği anlamına gelirken; yuvarlak noktalar, uyarıcı zemin olduğunu göstermektedir.
*Kaldırımın sonuna gelindiğinde hemen karşıya geçilmemelidir. Önce köşeden birkaç adım içeriye girilir, yol iyice dinlenir, herhangi bir tehlike görülmediğinde uygun pozisyonda karşıya geçilir.
*Eğer kaldırımın hemen bitiminde köşede bir araba varsa, arabanın uç kısmına kadar gelinerek uygun pozisyonda karşıya geçilmelidir. Bunun temel sebebi, yoldan gelmekte olan diğer arabaların görme engelli bireyi farketmesini sağlamak ve yolu daha dikkatli dinleyerek güvenli bir şekilde karşıdan karşıya geçebilmektir.
*Kaldırım kenarı takip edilerek yürünürken, bastonun ucu hafifçe kaldırımın kenarından düşürülerek kullanılır. Baston bu şekilde kullanıldığında, ucunun yere çok fazla düşmemesine dikkat edilmelidir. Bastonun ucu çok fazla düşürülürse, bastonun sağa sola hareketi yavaşlayacağından yürüme esnasında görme engelli birey önündeki engelleri taramakta geç kalabilir.
*Kaldırımın kenarından yürünürken dönüşlerde de kenar takip edilerek gidilecek yere ulaşılır.

*Yol içinden yürünürken, kaldırımla aramızda 10 cm kadar mesafe  olmalıdır.
Eğer önümüze bir engel çıkarsa engelin kenarı takip edilerek yürünmeye devam edilir ve engel geçildikten sonra tekrar kaldırımın yanından yürünmeye devam edilir. Eğer yol içinden yürürken önümüze bir araba çıkarsa, arabanın yol tarafındaki uç kısmına kadar gelinir, herhangi bir tehlike gözlenmediğinde aracın yan tarafından elle takip
edilerek yürünür ve tekrar kaldırıma yaklaşılır. Eğer yol içinden yürünürken bir cebe rastlanırsa, cebin içine girilerek takip edilir ve cep bittiğinde cepten çıkılarak tekrar aynı güzergahta yürünmeye devam edilir.

Kavşak çalışması:
*Trafik ışıklarının ilerisinde yol bitiminde bulunan kavşaktaki yollar tek tek öğrencilere anlatılarak tanıtılır .Daha sonra da kavşaktaki yolların tamamı sırayla çalışılarak öğrencilere gösterilir. Bu şekilde, parçadan bütüne gidilerek kavşağın tamamının kavranması sağlanır ve bütünün zihin haritasına ulaşılmış olur. Kavşağı oluşturan yollar tek tek çalışılırken, yol güzergahında bulunan merkezi yerler; market, sağlık ocağı, eczane, camii gibi yerlerin konumları mutlaka öğrencilere tanıtılır.
*Kavşak çalışması sona erdiğinde, ada çalışmalarına geçilir.

Ada Çalışmaları:
*Üçüncü etabın sonunda bulunan ve önemli bir işaret olarak alınan kör ağacından karşıya geçildiğinde adalar başlamaktadır.
*Adaları önümüze aldığımızda, ağacın karşısındaki ilk ada birinci, onun arkasındaki ada ikinci, birinci adanın sağında üçüncü ve dördüncü adalar, ikinci adanın sağında beşinci ve altıncı adalar, üçüncü adanın sağında yedinci, dördüncü adanın sağında sekizinci, beşinci adanın sağında dokuzuncu ve altıncı adanın sağında ise onuncu adalar bulunmaktadır. Kısaca, soldan itibaren 1 ve 2, ortada 3, 4, 5, 6 ve en sağda ise 7, 8, 9, 10. adalar bulunmaktadır.

*Adaları önümüze aldığımızda, sahil önümüzde kalmaktadır. Adaların köşe numaralarını belirtirken her zaman yolu önümüze alarak düşünmemiz gerekmektedir.
*Adaların köşe numaralarının belirlenme biçimi, aynen bahçe içindeki ada çalışmalarında olduğu gibidir. Adayı önümüze aldığımızda, adanın sağ alt köşesi 1,sol alt köşesi 4, sağ üst köşesi 2 ve sol üst köşesi ise 3. köşelerdir.
*Adanın çalışılmasına her zaman 1.köşeden başlanır, sonra 2., 3. ve 4. köşeler çalışılır. En son mutlaka 1.köşeye gelinerek ada çalışması tamamlanmalıdır.
*Ada çalışması esnasında, her köşedeki işaretler ayrıntılı olarak incelenmelidir. Ana işaretler ve yardımcı işaretler, zihin haritasına yerleştirilmeye çalışılmalıdır.
*Adanın etrafında dolaşılırken, köşedeki işaretler dışında yürüme esnasında karşılaşılan belirleyici işaretlere de dikkat edilmelidir. Örneğin, bahçe kapısı, otopark girişi gibi yerler, belirleyici işaretlerdir.