- Bazı insanlar bilgiyi yük, beceriyi eziyet olarak görürler.
*
- Dönmek, yanlışta ısrar etmemektir.
*
- Herşeyin ilacı, itidaldir.
*
- Bu ülkede üç sınıf insan vardır; cinselciler, dinselciler ve Atatürkçüler. Biz üçüncü sınıfız.
*
- Harcamadığın para, senin değildir.
*
-Para herkesde durmaz, onu kullanabilecek olan da durur.
*
- Biz alışmışız, az parayla çok para kazanmaya!
*
- Para bok gibi, huzur yok.
*
- Para gayriciddi işlerde vardır, ciddi işlerle para kazanılmaz.
- Derya senin olsa, içeceğin bir bardak su!
- Bir bardak süt için, inek beslenir mi?
- Denizden bir kova su almışsın nedir ki? Denizin suyu mu biter!
- İstanbul’u versem bir gözünü verir misin? Dikkat et, iki İstanbul’a sahipsin!
- Bizim çilemiz, hem insancıklarla olacaksın hem de kızmayacaksın. Kızmak bizi küçültür.
*
- Kendini basit ve sıradan görürsen, tüy kadar hafiflersin. Olduğundan daha fazla görünmeye çalışırsan, o yükün altında ezilirsin.
*
- Ben bilsem ki siz şu kapının arkasındasınız, ben sizi yine de özlerim.
*
- Koskoca generale bir manga asker vermişler, bunlara talim yaptır diyorlar…paşa napsın!
*
- Dur bakalım yok, hadi bakalım.
*
- Beklemek, kavuşmaktan iyidir.
*
- Bir işi yaparken; kırmadan, yarmadan, kestirmeden, küstürmeden yapacağız.
*
- Tamir et diye verirsin; kırar, yarar, bozar, sonra da koyup kenara geçip gider…
*
- Her işimiz; “olmamış ya hadi neyse!”. Bir işinizde tam olsun, yok nerde!..
*
- Çam devirdiklerini çok gördük ama devrimciliklerini hiç görmedik, açlık grevine girerler, kilo alıp çıkarlar!
*
- İşten kaçıp, meydanda halay çekmenin adını; ‘devrimcilik’ koymuşlar!
*
- Ellerinde sinekli şaraplar, esrar tekkesine çevirdikleri dumanaltı yerlerde, her daim ‘devrim’den konuşunca, sanırsın ki; yapmışlar da konuşuyorlar…
*
- İstemenin sonu yok! Herkes kendine göre devlet de ister, her yorulduğu yere han da!
*
- Cümbüşün adını ‘ibadet’, içkininkini ‘bade’, cinayetin adını da ‘töre’ koymuşlar.
*
- Bir iş; konuşulabilir, tartışılabilir, uygulanabilir ve rantabıl olacak, değilse konuşmaya bile gerek yok.
*
- Bazıları büyük doğar, bazıları yaptıkları işlerle büyür, bazılarının da büyüklük üzerinde kalır. Benim üzerimde kaldı!
*
- Kimseye birşey söylemeye gelmiyor, kimseyi değiştiremiyorsun! Bu yüzden, ben hep kendimi değiştirdim.
*
- İnsan önce taşı sevip okşar, hacetten sonra da en uzağa fırlatır. İnsanlar birbirini severken de, önce canım cicim diye kucaklar, sonra da kucaklaya kucaklaya bokunu çıkarırlar. Daha düne kadar birbirlerinin kucağından inmeyenler, bugün yüzlerini bile görmek istemezler.
*
- Herşeye gelirim ama boynumdan çekilmeye gelmem!
*
- Herkesi dinle ama kararı kendin ver.
*
- İşimi yaparım ama kimse kendimi feda etmemi beklemesin!
*
- Bir işe aracı koyarken dikkat et, sana kız istiyorum diye gider, kendine alıp gelir!
*
- Düşkünle, şaşkınla, pişkinle fazla uğraşmaya gelmez. İyilik mi yapacaksın, yap ama fazla durma!
*
- Ne kadar kaçarsan o kadar üzerine gelirler. Sana ait sadece bir çekmece kalsa, yine de yer yokmuş gibi ellerine geçeni oraya atarlar!
*
- Hadi çocuğum, hadi yavrum… kumda oyna gözüne çöp batmasın!
*
- Darpa, gaspa, fuhşa karışma ne yaparsan yap!
*
- Bir kere olsun cepheden gelmeyip hep arkaya dolanıyorsa, çiz gitsin.
*
- Bazıları alet kullanmada bazıları da adam kullanmada daha beceriklidir. Alet kullanamıyorsan, adam kullanmayı iyi bileceksin!
*
- Bazıları kendini sürekli hatırlatmaya çalışırken biz unutturmaya çalışıyoruz. Kendini bilmezlerin seni hatırlamasındansa unutması daha iyidir.
*
Dengelemek istediğinde; önce dört basıp iki çekersin, fazla gelirse de iki basıp dört çekersin!
*
- İnsan uyanık olmaya görsün, zanneder herkes keriz!
*
- Eğer insan rahat değilse, onu en çok yoracak olan sosyal uyumdur. Ben hep iki yakamı bir araya getirmeye çalıştım.
*
- Zayıf insanlar sırt sırta verir, güçlü insan buna ihtiyaç duymaz.
*
- Kara mizah, zayıfların güçlülere karşı kullandığı bir silahtır.
- Bir meseleyi bütün açılardan değerlendirmiyorsan, söylediklerin sadece seni ilgilendirir.
*
- Hayat; üzüntüyle, pişmanlıklarla geçirilecek kadar uzun değildir.
*
- Fazla acırsan, acınacak duruma düşersin.
*
- Sen rakını iç, rahatına bak! ”Memleket elden gidiyor!” diye ne kendini üz ne de bizi. Herşey çalkalana çalkalana mecrasını bulur. Arkası sağlamsa birşey olmaz, değilse de yıkılmaya müstehaktır. Devletlerin tarihinde yirmi yıl, otuz yıl nedir ki?
*
- Ben oltamı atar rakımı içerim, gerisi balığın bileceği iş.
*
- Şans kapısını açık bırak, ola ki gelir de “bulamadım” demesin.
*
- Deha keşfedilmeyi beklemez, o kendi mecrasını bulur gider.
*
- İnsanın kafası rahat değilse, tatile bile gitse götürdüğü sıkıntıdır.
*
- Cek-cak, sak-suk, meli-malı yok, bir işi üzerine aldıysan yapıp getireceksin.
*
- Terbiyesi tam ama tahsili noksan olan, tahsilli terbiyesizlerden daha iyidir.
*
- İnsan uğraştığı işe benzer. Malla, mülkle fazla uğraşmaya gelmez, sonra ‘mal’ olur gidersin!
*
- İnsan gençken, taş yese plastik çıkarır. Bir de yaşlanmaya görsün, şerbet bile içemez hale gelir…
*
- Adetleri bozmayın, büyüklerinizi üzmeyin!
*
- İnsan düşmeye görsün! Duyan illet gelir, gelen de gitmez.
*
- İnsanlığa bir faydaları varsa, Allah bizden alsın onlara versin. Yoksa bizden uzak, Allah’a yakın olsunlar.
*
- İnsanın bir tek borcu vardır, o da Allah’a can borcu!
*
- Allah zalime uyuz versin, tırnak vermesin!
*
- Kafam rahat olsun diyorsan, ne verirlerse al ne istiyorlarsa ver!
*
- Ben size lazım değilsem, siz bana hiç değilsiniz!
*
- Karı karıda, iş işde bulunur.
*
- Huzur istiyorsan üç şeyle kavga etme; Allah’la, devletle, karıyla!
*
- İnsan hayatta üç şeyden gülermiş; ya karıdan ya paradan ya da çocuktan. Üçünden de güldüysen senden iyisi yok…
*
- İleri gidenlerden değil, ileri gelenlerden olun.
*
- İstanbul’un sokaklarında yürümek bile bir eğitimdir.
*
- Açtım ağzımı yumdum gözümü değil, yumdum ağzımı açtım gözümü.
*
- İnsan sürekli problem çıkarmaya alışırsa, kimseyi bulamadığında da kendi gölgesiyle kavga etmeye başlar.
*
- Gidecek adam arkasına bakmaz. Biz arkamızı toplamaktan, kollamaktan önümüze bakamaz olduk.
*
- Verdiği zararı karşılayabiliyorsak, biz onu hoşgörürüz. O zarar verecek biz hoşgöreceğiz. Bizim hayatımız her daim sabır testinden geçmek. Sabır, olgunluğun temelidir.
*
- Ayıpları, kusurları örtmek için Nakşilerin cüppelerinin kolları uzundur. Biz Bektaşiler gibi kimsede kusur, ayıp görmediğimiz için cüppemizin kolları kısadır.
*
- Kendinde akıl yok, başkasına akıl vermeye kalkar.
*
- Zayıf insan için, mevcudu korumak en iyisidir.
*
- Şeyine istikamet veremeyen, iki koyunu güdmekten aciz olan bir de kalkmış şöyle yapacaz, böyle yapacağız diyor. Allahım sen aklıma mukayyed ol!
*
- Kendini idare etmekten acizdir, bir de mercimek kadar aklıyla aleme nizam vermeye kalkar.
*
- Azıcık palazlanan, “ben söyleyim sen yap” diyor. “Ben söyleyim sen yap”. Yok, illa o söyleyecek diğerleri yapacak!
*
- Biz devletde, gidenle değil gelenle ilgileniriz.
*
- Biz eski memuruz, bizde evrak kaybolmaz!
*
- İşinizi ilk gün yapın son güne bırakmayın. Yok! Yumurta şeyin ağzına gelmeden iş yapmazlar sonra da yetişmedi diye dert yanıp taktir beklerler…
*
- İşinizi doğru dürüst yapın, çoluk çocuğu kendinize nasihat eder hale getirmeyin!
*
- Devlet para veriyormuş gibi millet de çalışıyormuş gibi yapıyor. Böyle geçinip gidiyoruz.
*
- Hizmet için geldik derler, herkesi kendilerine hizmet eder hale getirirler.
*
- Bu adam önümüze geçer diye, taktir ederler ama terfi ettirmezler!
*
- Bir makama terfi etmek istiyorsan; karşılaman, ağırlaman ve uğurlaman iyi olacak. Eğilip, bükülmeyi iyi bileceksin!..
*
- Saha işlerini biz yaparız, siz salon işlerine bakın…
*
- Müdürlük, aylak adam işidir, ne kadar işten kaçan adam varsa hepsi müdürdür; “ben söyleyim sen yap!”
*
- Kendini bilmezlerin önünde durulmaz.
*
- On tane eşşeğin olacağına, bir tane enişten olsun daha iyi!
*
- Esnek sistem, dinamik program; sistem ne kadar esnek olursa, kimse de sistem dışı kalmaz.
*
- İstatistik, yanlış rakamların doğru toplanmasıdır.
*
- Bir insanın ya karıcılığı ya paracılığı ya da rakıcılığı iyidir. Bunlar için güçlü bir bünye lazım, benim hep zayıftı.
*
- Kaza geliyorum, namus gidiyorum demez!
*
- Ziyan olacağına ver bir fakir sebeblensin! Yok, ziyan ederler yine de vermezler!
*
- Delikli taş bile yerde durmaz, illa ki biri alır, bir çiviye takar.
*
- Sen bu namussuz aşınacak diye beklerken, o yıkılır gider haberin olmaz!..
*
- Mevta kaldırmak, torba ağzı açmaya benzemez!
*
- İnsan, bazı şeylerin oyuncak olmadığını üzerine oturunca anlar
*
- İnsanlar birbirine dünyanın en ayıp şeyini yaptıktan sonra daha ne yapmazlar ki!..
*
- Genç geriyorsa, yaşlı sevindir daha iyi!
*
- Erkek olmak zor zenaat! Ağır tahriğe maruz kalsan da asla taciz yok, edersen namussuzsun, etmezsen ’sen de erkek misin’ derler…
*
- Et ile ekmek, eti ete sürtmek, gerisi köpek tüfek!
*
- Kart kedi, taze sıçandan hoşlanır!
*
- Bizimkilerin sevmemesi, sevmesinden daha iyidir. Sevdiğinden ya vurası ya da sığdırası gelir! Bir de sevmese kimbilir ne yapar?
*
- Herşey mevsiminde güzel; kuş öterken, diş keserken!..
*
- Bizde yüzsüzlük yok istemeye, sizde de insanlık yok vermeye, namerde muhtaçlığımız hep bundandır.
*
- Yüze gülücü arkadan gömücülere dikkat et!
*
- Elimde bir kova su, “yanıyorum” diyenin taşaklarına serpiyorum. Bir Allah’ın kulu “sen de yanıyor musun?” demez.
*
- Memur esnek, emekli gevrek olur. Emekliye fazla yüklenmeye gelmez, ‘tak’ diye atar.
*
- Kimse üstün değildir. Herkesin arkasında bir kilo bok, önünde de yarım kilo sidik!
*
- Kanı kanla yıkamazlar, suyla yıkarlar…
*
- Herşeye nasıl bakarsan, öyle görürsün.
*
- İçkiyi, sigarayı sağlıklı adam içer. Heyhat! Sonra sağlığını da alır gider haberin olmaz.
*
- Acılarınızla dost olmaya bakın. Acıyorsa hayattasın demektir. Acı sizi olgunlaştırır. Acıyı bilmeyen başkasının halinden anlamaz.
*
- Bize birşey olmaz deme, yerin altı onlarla dolu.
*
- Size hak olan, bize müstehaktır!
*
- Kazanmak isteyen için, fakirin başucunda durmaktan zenginin ayakucunda olmak daha iyidir!
*
- Hırsıza kilit dayanmaz.
*
- Korku, emniyeti geliştirir.
*
- Size yarayan, bize bol gelir!
*
- Ben hadımım diyorum, onlar kaç çocuğun var diyor!
*
- Bizim söyleyecek sözümüz çok, sizin yapacaklarınız çok.
*
- Biz artık bundan sonra ekmeğin içinden, gençlerin kıçından geçineceğiz.
*
- Bir şey olmaz deme, herkes geçer sen takılırsın!
*
- Ne yerler ne içerler, ne miktarda yaparlar bilmem ama başları sıkışınca nerde olsan gelip bulurlar.
*
- Bizimkisi yaşamak değil, ölüm nöbeti!
POLİTİKA :
- Kuzulaştırma siyaseti; “dur yavrum, dur çocuğum bir de şu açıdan bak…”
- Zeytinyağ siyaseti; ”suçüstü bile yapsalar asla itiraf yok, hepsi iftira, asıl suçlu bunu çıkaranlar!”
- Zombi siyaseti; “önce uyut sonra unut!”
- Nuhçu siyaseti; “yanlış olduğunu bilsen bile kesinlikle karardan dönmek yok!”
- Paça bağlama siyaseti; “paçalarını iyi bağla, altından kaçırmasın sonra da giydir gitsin!..”
- Alçıya alma siyaseti; “dönebileceği yerleri sıkıca doldur, dik dursun sağa sola kaymasın!”
- Kıvırma siyaseti; “kıvırma payını her zaman biraz fazla tut, ne olacağı belli olmaz!”
- Yukardan kesme siyaseti; “ne söylüyorsa sen daha fazlasını söyle!”
İvrindili İBRAHİM ÇİFTÇİ