‘Marxizm’ olarak etiketlenmiş yazılar

ÖZLÜ SÖZLER - SOLDAN

Salı, 26 Ekim 2010

 

  - İnsan, özgür doğar ama hayatın her anında zincire mahkum edilir.

 - Bütün kavgaların, felaketlerin, tüm kötülüklerin anası; ‘özel mülkiyet’tir. Özel mülkiyetin olmadığı yerde haksızlık da yoktur.

J.J. ROUSSEAU

 

MARX :

- Tarihi yapan, insandır…

- Alt yapı, üst yapıyı belirler…

- İnsanlık tarihi, sınıf çelişkisinden ibarettir.

- Komünizmin önündeki engel, burjuvazinin eksikliğidir.

- Din, toplumun afyonudur.

- İnsan, ne üretirse ona yabancılaşır.

- Kapitalist, kendisinin kapitalist olmasından sorumlu değildir ama ilişkilerin kurulmasına yardımcı olduğu için sorumludur

- Bir memleket iki şekilde talan edilir; düşmanlar ve bizzat o ülkenin kendi maliyesi tarafından.

- Zorun güzelliği, doğallığındadır.

- Mülkiyet, hırsızlıktır.

———-

 - Batı dışı dünya hakkında Marx ve Engels‘in düşünceleri bütünüyle emperyalisttir…ABD‘nin, Meksika‘nın epeyce toprağını ilhak etmesiyle sonuçlanan savaşı Marx kendi cümleleriyle, “tembel ve çaresiz Meksikalılara karşı uygarlaşmanın lehine bir netice” olarak nitelemiş ve desteklemiştir.

Fransa‘nın Cezayir‘i işgali de “ilerleme ve uygarlık için önemli ve talihli bir olay”dı. Çünkü, “Bedeviler bir haydutlar ulusu” idi.

 

Marx, İngilizlerin Hindistan‘ı işgalini de aynı mantıkla desteklemiştir. Çünkü Hint toplumsal hayatı, Marx’ın tabiriyle “değersiz, durağan ve bitkisel” idi.

 

 RASİM OZAN KÜTAHYALI

 

      - İhtiyaç, icadın anasıdır.

                  - Felsefe, mantık ve diyalektikten oluşur.

 - Erkek burjuvazidir, karısıysa proleteryayı temsil eder.

- Ne mutlu o yoksullara ki, öteki dünya onlarındır ve er ya da geç bu dünyada onların olacaktır.  

ENGELS

  - Az gelişmiş toplumlarda ordu, kendi halkına karşı kullanılmak için vardır. 

 - Her devrimin temel sorunu, iktidar olmak içindir.

- Yumurtalar kırılmadan, omlet (devrim) olmaz.

 LENİN

  G.V.PLEKHANOV:

 Formel mantık, realitede geçer değildir. Hareket, ayniyet ve çelişmezlik prensibine tabi değildir. Çünkü; madde hareketsiz, hareketsiz de madde olmaz. Bütün alemin esası bu hareketli maddedir. Hareket halindeki bir cisim, aynı zamanda hem burada hem de başka yerdedir..Hem vardır hem de yoktur. Bizzat bu değişmenin varlığı, gerçekte çelişmezlik mantığı yerine, çelişme mantığı veya diyalektiğin cari olduğunu gösterir.

 Ya formel mantık doğrudur, o zaman realiteyi inkar etmeli ya da realite doğrudur, o zaman da formel mantık ilkelerinin geçerliliği yoktur.

 Eğer mantığımız doğruysa, Zenon gibi hareketi inkar etmemiz gerekir.

…/…

- Minnettarlık, köpeklerin alışkanlığıdır.

- İki şeyden taviz verilmez; vatan ve ordu.

- En büyük hatalarımdan birisi; imzaladığımız “Güvenlik İşbirliği Antlaşması”na Hitler’in sadık kalacağını düşünmemdir. 

- Bir insanın ölümü trajedi, bir milyonun ölümü ise istatistiktir.

STALİN

- Bir köle olarak yaşamaktansa, bir özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir.

  YILMAZ GÜNEY

- Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz.

    UĞUR MUMCU

 - Marxizm, toplumumuzun gerçeklerine uydurulacak yerde, toplumumuzu kafamızdaki yarım yırtık yani aptallığımızın marxizmine uydurmak istemişizdir…Memleketimizde, 50 yıllık marxizm çabalamalarının içine düşürüldüğü durum, marxizmi tersine çevirdiğimizden ileri gelir…Değişen şartlara göre değişen tedbirler gerekir. Dogmatizm, değişen durumların karşısına eski gerçeklere göre alınmış tedbirlerle çıkmaktır. Dünyada değişmez gerçek yoktur…Batılı toplumlara benzemeyen doğulu toplumlarda durum daha da çapraşık sayılmalı, kesinliklerden, genellemelerden büsbütün kaçınılmalıdır. Bir durumun değiştirilebilmesi için onun genel gerçeklerini bilmek hiçbir işe yaramaz, özelliklerinden yola çıkılmadıkça hiçbir durum işe yaramaz.

- Her ülkenin sosyalistleri, kendi yollarını kendileri bulmak daha açıkçası, kendi sosyalizmlerini kendileri yaratmak zorundadırlar.

  KEMAL TAHİR

- “…Şartlar ne kadar elverişsiz olursa olsun, günün birinde devrimin gerçekleşeceğine inanıyorum da. İş, devrimden sonraki hayatın, insana gereksindiği mutluluğu verip veremeyeceğine geldi mi aklım karışıyor. Neden dersen, toplumun ve doğanın çelişkileri üstüne tutmuş koskoca bir sistem ve felsefe koymuşuz da birey olarak insanın iç çelişkilerini hiç hesaba katmamışız. Senin insan dediğin, kendini doğru ve haklı bir davaya adamış, kalıptan çıkma bir yaratık değil ki! Baştan ayağa karşıtlıklarla dolu bir varlık. Aynı zamanda iğrenç ve saygıdeğer, aşağılık ve yüce, ödlek ve cesur! Bunu demekle zannetme ki, insanı soyut ve değişmez bir kavram olarak alıp, şartlar ne kadar değişirse değişsin, o aynı kalacaktır demek istiyorum. Hayır o da değişiyor, değişiyor ama değişmesi kötüden iyiye, bilgisizden bilgiliye, vahşiden medeniye sürekli yükselen bir eğri çizmiyor. Çizdiği daha çok; iyiyle kötü, günahlarıyla sevap arasında aralıksız bir zikzak. Ayrıca, iyilik ve kötülük kavramları, koşullara göre değişen kavramlar”.

ATİLLA İLHAN “BIÇAĞIN UCU”

 - Türkiye’de sağ soldur, sol da sağdır.

- Türk Kurtuluş savaşı, anti-emperyalist bir savaş değildir. 

        İDRİS KÜÇÜKÖMER

- Herşey değişebilir, herşey tartışmaya açıktır. Ancak dinler, marxistler, Stalin, Hitler bunu kabul etmiyor. Bir tek bilim herşeyi tartışmaya açar. Üstelik onda da amaç, tartışmanın sonunda doğruyu bulmak değil, ona yaklaşmaktır. Bunu da yanlışları eleyerek yapar.

CELAL ŞENGÖR

- Eşitlik yok, yalnızca farklılık vardır.

T. EAGLETON

 - İdeoloji, kendine göre bir mantığı ve tutarlılığı olan, belli bir toplum içinde tarihi bir görevi bulunan, bir tasavvurlar (imajlar, mitler, ve fikirler) bütünüdür.

  - Ayrıca ideoloji; maddi yaşamı din, ahlak ve bir anlamda da felsefe düşüncesiyle açıklayan tasarımlara ilişkindir. Kısaca ideoloji, bilim öncesi düşüncedir. Bilim düşüncesi ise tarihi ve toplumu, maddi yaşamın temel koşullarına göre açıklamaktır.

ALTHUSSER  (Hilmi Yavuz, “Kültür Üzerine”)

 - Bir ülkeye diktayı yapanlar değil, boyun eğenler getirir.

- Sizin yüksekliğiniz bizim eğilmişliğimizdendir. (!)

BÜLENT ECEVİT

 - Önemli olan kedinin ak ya da kara olması değil, fareyi yakalamasıdır.

 MAO

- İnsan, yediği şeydir ve insan insanın tanrısıdır. Tanrı, insanın idealleştirilmiş olarak dışavurumudur.

L. FEURBACH

 

 - İnsanın gelişimi, tanrının yerine kendisini koyabilme çizgisindedir.

*

- Tanrı, sıradan insan entellektüelizminin göğe yansımasıdır.

- Tanrı, insan yaratılarının en kutsal olanıdır.

         YALÇIN KÜÇÜK

Sol, ezilen ve dışlananların sözcüsü olan düşünce akımının adıdır…Ezilen ve dışlananlar 1960′larda işçiler ve köylülerdi. Sol bunların sözcüsü oldu. 70′lerde Kürtleri farkettik ama temelde Kemalist olduğumuz için onlara uzak durduk. 80′lerde bu kategori tüm dünyada fevkalade çeşitlendi; çingeneler, kadınlar, sakatlar, eşcinseller, vicdani redçiler vb. Ama biz bu yıllarda canımızla uğraştığımız için farkında bile olmadık. 90′larda kendimize gelmeye başlayınca baktık ki, bunların yanısıra Türkiye’de Aleviler, üniversiteye sokulmayan başörtülü kızlar, ateistler, gayrimüslimler…hepsi de ezilmişler ve dışlanmışlar kategorisinin has elemanları. Şimdi sol demek, işte bütün bunların sözcüsü demek”.

BASKIN ORAN

“Ancak bir noktada Marx yanıldı. Proleterya ve burjuvaziden oluşan iki kutuplu dünya oluşacak diye beklenirken orta sınıf büyüdü. Bugün dünyayı değiştirecek olan işte bu orta sınıftır, küçük üreticiler ve girişimcilerdir.”

NABİ YAĞCI

 - Burjuva kültürünün demokratlaşmasıyla, niteliği değişmeden çok sayıda insana ulaşıp yaygınlaşmasıyla, ‘mutlu azınlık kültürü’ olmaktan çıkıp, ‘mutlu çoğunluk’ kültürüne dönüşebilir.

- Eğer tanrınız yoksa, saygılarınızı Hitler veya Stalin‘e sunarsınız.

T.S. ELİOT

- Komiserin manivelası; devrim. Dava, alt yapıyı değiştirmek, üst yapı kendiliğinden değişir. Yogi içinse kurtuluş, içimizde. Aksiyon, bir tuzak. 

Zıt yaklaşımlara sahip oldukları için, komiserle yogi uzlaşamaz.

ARTUR KOESTLER

 - Marxizm aşılamaz tek toplum felsefesidir. Benim yaptığım ise, onun unutttuğu bireyi yerine koymaya çalışmaktır.

 SARTRE

- Sol; ilericidir, enternasyonaldir, devrimcidir, hümanisttir. Bizde ise kendisi gibi düşünmeyene, yaşamayana tahammül edemeyen, ‘faşist solcular’ var.

 SİNAN ÇETİN

- Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana, ‘kahraman’ diyorlar. Bunların neden aç olduğunu sorduğum zaman ise bana, ‘komünist’ diyorlar.

Cardinal HELDER PESSOA CAMARA

- Bireye tek olma imkanı vermeyen, kollektivizm şeytandır. Tek insan, tanrı karşısında sorumlu olan insandır.

 KİERKEGAARD

 

ÖZLÜ SÖZLER -3

Perşembe, 18 Şubat 2010

 

 - İnsanlar, olumludan çok olumsuz uyaranlara karşı daha duyarlıdır…Bizi mutlu edecek birkaç şey varken, kendimizi kötü hissettirecek sayısız etkenlere yöneliriz.

        AMOS TVERSKY

 - Sadakat, insanı hergün doğru karar vermek zahmetinden kurtarır.

       THOMAS WATSON

 - Disiplin, kişinin kendisini cezalandırmasıdır.

       M. FOUCOULT

- Kendimizden bir şey üretememek, ne büyük zavallılıktır.

      PİCO DELLA MİRANDOLA

 - Gerçek bir taş kadar sert, bir gonca kadar yumuşaktır.

GANDİ 

- Hiçbir şey, gerçeğin ötesine geçemez.

GENERAL MacARTUR

 - İnsan, bir eksiklikler varlığıdır.

   HERDER

 - İnsan gündüzleri çalışıp didinir, geceleriyse acı içinde kıvranır.

HESEİDOS

- Bazı değerler ve bazı yaşam biçimleri birbirinden ne daha iyi ne daha kötüdür. Olsa olsa farklı şekillerde her biri yine kendi içinde değerli ve kendi içinde anlamlı yaşam biçimleridir.

 - Farklılık ve çeşitliliklerin hoşgörüldüğü bir toplum olmak yeterli değildir. Aynı zamanda bu çeşitliliklerin onaylandığı ve özendirildiği toplumlarda insanlar dolu dolu yaşayabilsin.

     İSAİAH BERLİN

 - Hayatın temelinde, ‘acı’ vardır.

- İbadetler, nafile tekrarlardan ibarettir. Sadece ‘gerçek’ var.

- Sonsuz olan, sonlu olana indirgenemez.

- İnsanların acıları, maddeye ve fikirlere olan bağlılıklarından kaynaklanır.

- En basiti başarmaktır, en zor olan. 

   BUDHA

 - Komiserin manivelası, devrim. Dava, alt yapıyı değiştirmek, üst yapı kendiliğinden değişir.

- Yogi içinse kurtuluş, içimizde. Aksiyon bir tuzak, komiserle yogi uzlaşamaz.

    ARTUR KOESTLER

  HİLMİ ZİYA ÜLKEN:

  “Kendini başka varlıklara irca ederek açıklamak, insanı mahiyetine aykırı bir tarz da düşünmek demektir..Varolanı kendisinin dışında, totolojiye bağlı bir şarta/töze bağladığımızda, onu bütünüyle bu töze indirgeyebilmek için zorunlu olarak bir kozalite ilişkisi geliştirmek durumunda kalıyoruz..

  Mikro düzeyde ise cisim, parçacıklar bütünü olarak görüldüğünden parça-bütün ilişkisi kurulmaya çalışılmaktadır..

 Yeni diyalektik materyalistlerden bazıları, bu esrarlı ve kör maddeden hür insan kişiliğine kadar yükselmenin güçlüklerini fark ettikleri için, elemanter ilk maddede dahi bir ruh ve bilinç unsurunun bulunduğunu ve bu kuvvenin gelişmesinden yüksek realitelerin doğduğunu kabule mecbur kalmışlardır”.

…/…

  - Doğanın dili, matematiktir.

   PİTAGORAS 

 - Yeterince ileri olan herhangi bir teknoloji, sihirden ayırtedilemez.

C. CLARKE

 - Sonsuzlukta her şey, başlangıçtır.

   ELİAS CANETTİ

 - Büyük patlamadan sonraki yarım saniye kimin umurunda!..Asıl çıldırtıcı olan, patlamadan yarım saniye öncesi…

 FAY WELDON

 ATALET / EYLEMSİZLİK YASALARI ve MERKEZKAÇ:

 Eylemsizlik Yasası:

- Uzayda duran bir cisim, harekete geçirilmediği sürece, devinimsiz olarak durur. Hareket halindeki bir cisim de, durdurulmadığı sürece devinime devam eder.

 - Kütleler merkezkaç kuvveti nedeniyle birbirlerini hem çekerler hem de iterler.

NEWTON

———

 - İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.

NEWTON

 

 TERMODİNAMİĞİN YASALARI:

 1.”Enerjinin korunumu yasası”; evrende enerji ne artar ne de eksilir. Birşey varken yok, yokken de varolmaz.

2.”Entropi (bozulma) yasası”; bir cisim, sadece bir kez en yüksek durumunda kalır ve akabinde entropiler başlar.

———

 

 - Bir tapınağın olması, kendine tapınmaktan daha iyidir.

 - İmanın yarısı, şüphedir.

- Musiki; aşığın aşkını, fasığın fıskını artırır. 

 GAZZALİ

 - Hayallerini kendi gücüyle gerçekleştireceğine inanan insan;  şevklidir, inançlıdır ve yaşama sevinci vardır.

 - Kişinin gelecekteki umudu, onun şimdiki gücünün kaynağıdır.

- İnsan, her zaman kendisinden daha güçlü bir bütünün parçası olmak ister.

  DOĞAN CÜCELOĞLU

 - Yaşam ne geçmişte ne de gelecektedir, sadece yaşandığı anda gizlidir.

      TEZER ÖZLÜ

 - Kimse kendisine ayırdığı zamandan daha fazlasını, başkasına ayırmaz.

- İnsan, önüne çıkan herkes ve her şeyle iyi geçinmeli.

- Değişik bilinç durumlarını yaşamakta fayda var.

          EBUBEKİR KURBAN

 ZİG ZİGLAR:

- Herkes evliliğe gözleri açık girer ancak gözlerini kısarsa devam eder.

- Önce gözünün nuru olur sonra gözüne batan bir nokta.

- Aşkını gösteremeyen, aşık değildir.

- Kimin haklı olduğu değil, neyin doğru olduğudur önemli olan.

- Önemli olan birlikte yaşayabileceğimiz biriyle değil, onsuz yaşayamayacağımız biriyle evlenmektir.

- Seks, tanrının fikridir. Yalnız ve mutsuz Adem için Havva’yı yaratmıştır.

- Seksin amacı, yalnızca haz duymak değildir, eşlerin birbirine bağlanıp tek vücut olmalarıdır.

- Haz peşinde koşanlar, sonunda mutluluklarını yitirirler.

                                  …/…

- Sendeki güzellik on para etmez, bendeki bu aşk olmasa…

AŞIK VEYSEL

- Evde biftek varken, hamburger yemeye dışarı çıkmam.

         PAUL NEWMAN

- Mutlu olmak için değil, birbirimizi mutlu etmek için evleniriz.

          ROY SMİTH

Mutluluk koşulların değil, tercihlerimizin bir sonucudur”.

“Yarından korkma, dünden utanma”.

            DORİS SWANN

 - Marxizm, toplumumuzun gerçeklerine uydurulacak yerde, toplumumuzu kafamızdaki yarım yırtık yani aptallığımızın marxizmine uydurmak istemişizdir…Memleketimizde, 50 yıllık marxizm çabalamalarının içine düşürüldüğü durum, marxizmi tersine çevirdiğimizden ileri gelir…Değişen şartlara göre değişen tedbirler gerekir. Dogmatizm, değişen durumların karşısına eski gerçeklere göre alınmış tedbirlerle çıkmaktır. Dünyada değişmez gerçek yoktur…Batılı toplumlara benzemeyen doğulu toplumlarda durum daha da çapraşık sayılmalı, kesinliklerden, genellemelerden büsbütün kaçınılmalıdır. Bir durumun değiştirilebilmesi için onun genel gerçeklerini bilmek hiçbir işe yaramaz, özelliklerinden yola çıkılmadıkça hiçbir durum işe yaramaz.

- Her ülkenin sosyalistleri, kendi yollarını kendileri bulmak daha açıkçası, kendi sosyalizmlerini kendileri yaratmak zorundadırlar.

  KEMAL TAHİR

- “…Şartlar ne kadar elverişsiz olursa olsun, günün birinde devrimin gerçekleşeceğine inanıyorum da. İş, devrimden sonraki hayatın, insana gereksindiği mutluluğu verip veremeyeceğine geldi mi aklım karışıyor. Neden dersen, toplumun ve doğanın çelişkileri üstüne tutmuş koskoca bir sistem ve felsefe koymuşuz da birey olarak insanın iç çelişkilerini hiç hesaba katmamışız. Senin insan dediğin, kendini doğru ve haklı bir davaya adamış, kalıptan çıkma bir yaratık değil ki! Baştan ayağa karşıtlıklarla dolu bir varlık. Aynı zamanda iğrenç ve saygıdeğer, aşağılık ve yüce, ödlek ve cesur! Bunu demekle zannetme ki, insanı soyut ve değişmez bir kavram olarak alıp, şartlar ne kadar değişirse değişsin, o aynı kalacaktır demek istiyorum. Hayır o da değişiyor, değişiyor ama değişmesi kötüden iyiye, bilgisizden bilgiliye, vahşiden medeniye sürekli yükselen bir eğri çizmiyor. Çizdiği daha çok; iyiyle kötü, günahlarıyla sevap arasında aralıksız bir zikzak. Ayrıca, iyilik ve kötülük kavramları, koşullara göre değişen kavramlar”.

ATİLLA İLHAN “BIÇAĞIN UCU”

 - Türkiye’de sağ soldur, sol da sağdır.

- Kurtuluş savaşı, emperyalizme karşı kazanılmış bir savaş değildir. 

        İDRİS KÜÇÜKÖMER

 - Sol; ilericidir, enternasyonaldir, devrimcidir, hümanisttir. Bizde ise kendisi gibi düşünmeyene, yaşamayana tahammül edemeyen, ‘faşist solcular’ var.

 - Türkiye’nin koskoca bir tarihten, Osmanlıdan koparılarak sadece 80 yıllık bir Cumhuriyet tarihine mahkum edilmesi, herşeyden önce bu ülke insanına haksızlıktır.

- İnsanın istemediği birşeyi yapmaya zorlanmaması, kimseden birşey istiyor durumda olmaması, insana huzur veren dünyadaki en güzel duygu.

  SİNAN ÇETİN

 - İdeoloji, kendine göre bir mantığı ve tutarlılığı olan, belli bir toplum içinde tarihi bir görevi bulunan, bir tasavvurlar (imajlar, mitler, ve fikirler) bütünüdür.

 

 - Ayrıca ideoloji; maddi yaşamı din, ahlak ve bir anlamda da felsefe düşüncesiyle açıklayan tasarımlara ilişkindir. Kısaca ideoloji, bilim öncesi düşüncedir. Bilim düşüncesi ise tarihi ve toplumu, maddi yaşamın temel koşullarına göre açıklamaktır.

ALTHUSSER  (Hilmi Yavuz -Kültür Üzerine”) 

  —————

- Çok uzun anlatmak gerekti ve biz sadece ima ile geçtik

 - Bir göl bir güle düşerse, göl değil de gül bulanır

 Acının vergisini verdik, gülün haracını ödedik

 Şimdi hüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra  

     HİLMİ YAVUZ

- Farkındalık, önce ayrıcalığa sonra acıya dönüşür.

- Dilinde olanın, yaşamında yoktur.

- Neden ne kadar şikayet ediyorsanız, o kadar önemsiyorsunuz demektir.

- Dünyanın başına ne bela geliyorsa, dünya görüşü olanlardan geliyor!

- Asıl trajedi, kimse böyle olsun istemezken böyle olmasıdır.

- Dram, yaşayan hariç herkesi zengin eder.

- Alçağın sesi, yüksek çıkar.

- Ruhun tembelliği, dili çalıştırır.

        MEHTAP TERZİOĞLU

  - Manzaranın güzelliği, onun hüznünde saklıdır

 AHMET RASİM

  - İktidar yozlaştırır, mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır.

                               LORD ACTON                                        

  - Küçük işlerle uğraşanlar, çoğu zaman büyük işleri göremeyecek hale gelirler.

  B.FRANKLİN

 - İnsanın hayatta yaptığı üç önemli şey vardır:

Doğmak, yaşamak ve ölmek. Doğumundan habersizdir, ölmeyi ızdırap haline getirir, yaşamayı ise unutur.

   JEAN DE LA BRUYERE

  - Futbol, basit bir oyundur. Zor olan, basit oynamaktır.

   JOHAN CRUYFF

 - Çanların, kimin için çalıyor olduğunu öğrenmeye çalışma hiç. Onlar senin için çalıyor!

    JOHN DONNE

 - İlham nasıl olsa gelir, asıl mesele onu sepetleyebilmekte.

    BAUDALAİRE

  - Bu kadar cehalet, ancak tahsille mümkün olur.

- Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer de ilgisizdir.

- Türkiye’de aydın geçinenler, doğuya doğru seyreden bir geminin güvertesinde, batı yönünde koşturarak batılılaştıklarını sanırlar. 

       CELAL YALINIZ (SAKALLI CELAL)

 - Yolda kal, yoldaşsız kalma.

- Arayanlar bulamaz, bulanlar da aramaya devam eder.

- Her iş, öncesinde düştür.

CUMA GÜMRÜK

 

  

 

 

 

                              

 

 

BİLİM FELSEFESİ-2

Pazartesi, 27 Temmuz 2009

 D. Hume:

 Olgular gelecek hakkında temel sağlayamaz. Geçmişte olup bitenlere bakarak akıl yürütemeyiz. Tümevarım olasılıklıdır, bu yüzden temelsizdir. Sadece olasılıklı olarak bilebiliriz. Nedensellik ilişkisi kurma bizdeki bir alışkanlıktan dolayıdır. Çünkü nedenselliği ne görüyoruz ne de algılıyoruz. Geçmiş yargılarımızın gelecek için temel sağlamadığından dolayı tümevarım temelsizdir.

 Güneşin şimdiye kadar doğmuş olması, her zaman doğacağını gerektirmez.

 

Conventionalizm è Zorunluluk è Dilsel mantıkçılık

 

Pozitivizm è Olumsallık è Deneysellik

 

Pozitivistlere göre doğa yasalarının mantıksal zorunlulukları yoktur.

Conventionalistlere göre ise, uylaşmanın olmasıdır.

W.Wright ise her ikisinden de sözetmek için bir ‘ara’ kavram getiriyor; ‘doğal zorunluluk’.       Zorunluluğun illa mantıksal ve deneysel olması gerekmez, diyor.

 

Zorunluluk:

*Mantıksal; kipler mantığı, zorunlu – olumsal, olanaklı – olanaksız.

*Fiziksel; doğal zorunluluk, A, B’yi yaparsa B hareket eder.

*Tekniksel; her şeyin bir sırası var. A’yı koymadan B’yi koyamazsın.

*Ödevsel; A doğruysa A’yı yap.

 

Pozitivistlere göre evrensel hakikat; deneysel, olumsal olmalı. Conventionalistlere göreyse, mantıksal olarak zorunlu olmalı.

 

Eylemleri, dürtüleri eyleme bağlayan davranış örüleriyle açıklamak, irade özgürlüğünü determinist bir anlayışla açıklamak demektir.

 Hampbell’e göre tarihsel açıklamaların genel yasalara dayandırılması, tarihte yasa olmadığını değil, bulunamadığını bu yasaların henüz keşfedilemediğini gösterir.

 Temel yasalı açıklamanın bir başka savunucusu K.Poper, Hampbell’e yakın bir anlayışa sahip; “tarihte yasaların uygulanamaması, tarihte yasa olmadığını göstermez. Biz bu yasaları keşfedersek ideal bir toplum kurabiliriz. Toplum mühendislerimiz olur”.

 Hampbell!e en büyük tepki W. Dray’den geliyor. Ona göre tarihte yasa yoktur. Tarihsel olaylar genel yasalara dayanmaz.

 Dray’e göre bir eylemi açıklama; bir eylem belli bir durumda yapılan ussal bir açıklamadır.

 Dray, ussal açıklamasını bir takım amaç, eylem ve ereksel olarak koyacak yerde, ussal olan nedir? Neyin yapılması gerekir, ona bakıyor. Brütüs’ün Sezar’ı neden öldürdüğüne bakacağı yerde Brütüs’ün yaptığını değerlendirmeye, yargılamaya kalkıyor.

 

 Eylem felsefesinde tartışmalara yeni bir boyut getiren;

 

  Elizabeth Anscombe :

 

 Bir davranışın açılanmasında o davranışın betimlenmesi çok büyük önem taşır. Bu açıklama, betimleme şu ya da bu şekilde bizim açıklamamızı etkileyecektir. İsteyimsel olarak yapılmış bir davranış başka bir durumda istenmeden yapılmış olabilir.

 Örnek; “buzda yürürken kaydı düştü ve elindeki şemsiye de camı kırdı”. Yapılan açıklama:

 1-Bilerek kayıp kırdı.

 2-Bilmeden, istemeyerek yaptı.

Yapacağımız açıklama o davranışın izahında çok önemli rol oynar. Betimlemeyi farklı yapınca açıklamada farklı oluyor.

 Anscombe’ye göre kimi durumda nedensel açıklama yapılır kimi durumda da isteyimselliğin, ereğin girdiği yerde de ereksel açıklama yapılır.

 Ona göre isteyimsel, erekli bir davranışı açıklayacak olan ‘pratik tasım’dır.

Büyük öncül (istenen şey);“Bütün insanlar ölümlüdür”

Küçük öncül (bir eylem); “Sokrates bir insandır”

Sonuç (bir eylem) ; “Sokrates de ölümlüdür”.

 

 Aristoteles’in dedüktüf tasımına göre öncüller doğruysa, sonuçta zorunlu olarak doğrudur. Pratik tasım da ise öncüllerle sonucun birbirine uygun olması önemli.

 

 W.Wright, Hampbell’in tümel yasalı açıklama modelinin sadece doğa bilimlerinde geçerli olduğunu, insan etkinlikleri alanın da ise pratik tasımın geçerli olduğunu söylüyor.

 

 Marx’ın gençlik dönemini kabul eden Frankfurt okulu, bunlar; Fromme, Adorno, Habermas ve Marcuse.

 Tez; Hampbell

 Antitez; hermeneutik / yorumsamacılar

 Sentez; Yeni Frankfurt okulu.

 

Son olarak W. Wright’ın yaklaşımında çıkarabileceğimiz bilimsel yaklaşımlar:

a)Nedensel açıklama:

  *1.dönem; Compte, J.S.Mill

  *2.dönem; Viyana çevresi, Hampbell

b)Yorumsama / anlama

  *Eski yorumsama; Dilthey

  *Yeni yorumsama; Draysen, P.Winch, A. Anscombe

c)Açıklama+Anlama (eleştiri):

  *19.yy Marx, Freud

  *20.yy Yeni Frankfurt okulu.

 

 Hambell’in modelinde yasaları bildikten sonra öndeyide bulunmak yersiz. Yasalar iyi binmiyorsa öndeyide bulunulur.

 

  KARL POPER :

 

 “Bilimsel olan deney ve gözlemle doğrulanabilir ve bu nedenle güvenilir olan değildir. Deney ve gözlemle doğrulanabilir olması bilimsel olmayı gerektirmez”.

 T. Kuhn; “önyargısızlığın olduğu yerde bilimden sözedilemez”.

 Poper ve Kuhn, yaygın bilim anlayışına karşı çıkıyorlar. Problemleri; bilimsel olala olmayanı nasıl ayıdedeceğiz?

 Poper’a göre yaygın bilim anlayışı, “bilim, deney ve gözlem yöntemiyle metafizikten ayrılır”. Ona göre bilimin yöntemi varsa sözde bilimin de yöntemi vardır. Bu konuda Poper, astrolojiden örnek vererek onun da deney ve gözleme dayandığını söylüyor.

 Kısaca yöntemine bakarak bilim olanla olmayan ayırt edilemez, der.

 Poper bu alanda 4 tür kuramdan sözeder:

 

 1-Marx’ın tarih kuramı,

 2-Freud’un psikanalizi,

 3-A.Adler’in bireysel psikolojisi,

 4-Einstein’ın görelilik kuramı.

 

 Poper’a göre ilk üç kuramın bilimselliğinden şüphe edilebilir ama Einstein’ınkinden şüphe edilemez. Poper diğer üç kuramı ilkel mitoslara benzetir.

 Bu üç kuramın ortak yanları:

 *Olguları öyle bir açıklayışları var ki, dünyada açıklanamayacak tek bir olgu bırakmıyorlar

 *İnsanların yeni bir hakikate gözlerini açması gibi görünüyor.

 *Kuramlarını her defasında doğrulamak. Doğrulukları o kadar açık ki, insanlar bunu görmüyorsa örneğin Marx’a göre ya sınıf çıkarlarına ters düştüğü içindir ya da inanmadıklarından görmüyorlardır.

 *Sözkonusu kuramlar, kendilerini doğrulayan deney ve gözlemlerin bitmez tükenmez olması. Örneğin bir Maxsist hep kendi kuramının doğrulandığını görecektir.

 *Bu kuramların hiçbir zaman yanlışlanamaz ve çürütülemez olduklarını söylüyorlar. Bunun nedeni çok genel kuramlar olması. Öndeyileri tamamen kaypak ve belirsizdir. Şu ya da bu şekilde her şey bu kuramlara sokulabiliyor.

 

 Bunlara karşılık Einstein’ın kuramı sınanabilir dolayısıyla yanlışlanabilirdir.

“Işık ağır cisimler tarafından çekilir”. Bu önerme deney ve gözlemle doğrulanamazsa yanlışlanmış olur.

 Poper’a göre alanımızı ne kadar daraltırsak önermemiz de o kadar güçlü olur. Sürekli olarak önermeyi yanlışlamaya çalışmak, her yanlışlandığında önerme karşımıza daha güçlü çıkar.

 Poper görüşlerinden bir takım sonuçlar çıkarıyor:

 

1-Amacınız doğrulamaksa her kuramı doğrulayabilirsiniz.

2-Doğrulama, öndeyide yanlışlanma riskini göze almışsa bilimseldir.

3-Bir kuram ne kadar yasak koyuyorsa o kadar güçlüdür.

4-Akla gelebilecek bir şeyle o kuramı çürütemiyorsanız o kuram bilimsel değildir.

5-Bir kuramı sınıyorsanız doğrulamaya değil, yanlışlamaya çalışıyorsunuz demektir.

6-Doğrulanmış bir kuram, ussal bir sınayışın sonucuysa o kuram benimsenmemelidir.

7-Bazı sınanabilir kuramlar yanlışlandığında bile taraftarları tarafından terk edilmez. İşte Marx’ın kuramı böyledir. Yanlışlandığı halde kuram hep ek kuramlarla (ad-hock) hep yeniden düzenlenmeye çalışılır.

 Başlangıçta Marx’ın kuramı bilimseldi, sınanabilirdi. Sınandı ve yanlışlandı. Daha sonra izleyicileri tarafından sınanamaz hale getirildi.

 

 Freud ve Adler’in kuramı ise daha başlangıçta bilimsel değildi. Bunlar kaypak birer ilkel mitos olmalarına rağmen bilime katkıda bulunabilrler.

 

 Poper, “ben bilim ile sözde bilim arasında sınır çizmeye çalışıyorum. Bun da demercation problemi diyorum. Ve bu problemin çözümü de benim yanlışlanabilirlik ölçütümdür”.

 

 Poper’a yanlışlanabilirlik ölçütünü Wittegenstein’dan mı aldın diyenlere, “hayır ondan 30 yıl sonra onun ‘anlamlılık’ kuramını çürütmek için geliştirdim”, der.

 

  Wittegenstein’ın anlamlılık kuramı:

 

 Felsefenin ve metafiziğin önermeleri metafiziktir, sözde önermelerdir. Bütün anlamlı önermeler temel ya da atomik önermelere indirgenebilir. Bunlara dayanmayan önermeler, anlamsız önermelerdir. Mümkün bütün önrmleri atomik önermelerle açıklayabiliriz.

 Bütün mümkün durumları gösteren atomik önermeler:

 

       (p,q):                                  (p,q)

 

  1-  (p => q) Λ(q=>p)     8-  pq

 

 2-  (pΛq)                9-   p

 

 3- (q=>p)                10-   q

 

 4- (pvq)                  11-   (pΛq)

 

 5- (q)                    12-   pΛp

 

 6-  p                      13-   qΛp

 

 7-  (pΛq)v(qΛp)     14-   (pΛp)Λ(qΛp)

 

 

 Herhangi bir önerme, bu önermelerle çelişiyorsa bu durumda o önerme anlamsız önermedir.

 Poper’a göre Wittegenstein, bilimi felsefenin karşısına koyuyor. Çünkü ona göre felsefenin önermeleri aşkındır ve üzerinde konuşulamaz. Yukardaki önermelerle temellendirilemezler.

 Poper’a göre ise hiçbir bilimsel kuram gözlem önermelerinden türetilemez. Hiçbir bilimsel kuram gözlem önermelerinin sonucu olamaz. Poper’ın en can alıcı yanı burası.

 “Ben doğrulanabilirliğin yerine yanlışlanabilirliği koymadım çünkü bunlar bakışımsızdır(asimetriktir)”.

 Bir önerme milyonlarca gözlem ile doğrulanabilir ama yine de doğruluğundan emin olamayız. Buna rağmen bir gözlemle doğruluğundan emin olabiliriz.

 Örnek; “bütün kuğular beyazdır” önermesini milyonlarca kuğu bile doğrulayamaz. Buna karşılık tek bir siyah kuğu bu önermeyi yanlışlamaya yeter.

 Neden tümevarım sonucu elde edilmiş sonuçtan emin olamayız. Çünkü Poper’a göre tümevarım temelsizdir.

 Poper’a göre bir önermenin yanlışlanabilir olması onu bilimsel kılar.

 

 Poper’a göre 2 tutum var:

 1-Dogmatik tutum; doğrulamacıdırlar, Viyana çevresi.

 2-Eleştirel tutum; bilimsel tutum. Varsayımları ve sanıları değiştirmeye hatta vazgeçmeye  her zaman hazırdır. Kuramlarımızın ne taşıdığı tümdengelimle ortaya koyabilir ve eleştirel tutumla açıklayabiliriz. Hiçbir kuram gözlem önermeleriyle temellendirilemez. Çünkü gözlem önermeleri tümevarım ile elde edilmiştir. Tümevarım ise mitostur.

 Şu anda bilimin yaptığı iş sanrılarladır. Bir yerde bilim inanç üzerine kurulmuştur.

 Tekrarlanan gözlemler ve deneyimler bilimde sanılarımızın ya da varsayımlarımızın sınanması olarak iş görürler.

 Deney – gözlem, kuramlarımızı doğrulamak için değil çürütmek için bir sınamadır.

 Geleneksel yanlışlık, tümevarımın bir demercation sağladığına inanılır.

 Tümevarım bilimsel doğrulanabilir olanla doğrulanabilir olmayanı sağlıyor.

 Tümevarım, kesi sonuçlar vermez. Olasılıklı bilgi vermesi de birşeyi değiştirmez.

 Sonuç; bir kuramın yanlışlığı ancak deneyden çıkarılabilir. Doğruluğu deney ve gözlemden çıkarılamaz.

 Dogmatik tutum, düşük olasılıklı yüksek kuramları tercih eder.

 Eleştirel tutum, yüksek olasılıklı düşük kuramları tercih eder.

 Poper’a göre öndeyide, kehanette bulunan hep Marxizm ve bazı tarih felsefecileridir:

 1-Tarihsici toplum görüşü

 2-Tarihsici siyaset öğretisi.

 Poper’a göre doğa bilimlerinde öndeyide bulunulabilir. Bilimin önermeleri koşullu/hipotetik önermelerdir.

 Örnek; kızılsa kırmızı lekeler görülür.

             Hasta kızıldır.

             O halde kırmızı lekeler görülecektir. (öndeyi)

 

Öndeyi zaten yasanın mantıksal bir sonucu. Toplumbilimlerinde, doğa bilimlerindeki gibi genel düzenlilikler olmadığı için öndeyide bulunamıyoruz. Örneğin doğa olaylarında; “güneş her yıl şu tarihte tutulur”, diyebiliyoruz. Oysa toplumsal olaylarda örneğin Fransız ihtilalinin ne zaman gerçekleşeceğini bilemeyiz.


  • watt
  • liverpool
  • freida pinto zac posen
  • c span yesterdayc span zelaya
  • connecticut department of labor
  • search in vi
  • potter
  • hp support helpline
  • new england patriots 1996 roster
  • new england patriots wiki
  • search tumblr
  • cessna
  • mongoose
  • connecticut limo
  • search engines and flash
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • vince young jay cutler
  • new england patriots 4
  • fastest
  • cspan hosts
  • mtv music awards
  • battleship ipad
  • bengals 80's
  • la ink price list
  • gypsy
  • vince young uncle rico
  • chad ochocinco yesterday
  • bcbg
  • hp support 6310hp support 7200
  • franchise
  • advise
  • freida pinto dev
  • c span youtube obama
  • dis tester
  • melanie
  • connecticut 104.1
  • bangles eternal flame mp3bengals forum
  • hp support 6930p
  • johanson
  • cspan question timecspan radio
  • chicago bears 96
  • bengals 09
  • hp support englandhp support forum
  • bengals forum
  • search engines of the world
  • la ink ink
  • tea party zombies download
  • bea binene
  • new england patriots kim kardashian
  • cricut
  • mtv true life
  • connecticut renaissance faire
  • battleship aurora
  • disconnect
  • bea input output
  • sensei
  • miata
  • battleship aurora
  • chicago bears tattoos
  • search 78search 800 numbers
  • la ink 03x05
  • search 3 bodybuilding other index
  • randy moss wallpaper
  • growing
  • cellphones
  • bea goldfishberg
  • chad ochocinco quotes video
  • closed
  • okidata
  • zara phillips royal wedding picture
  • hp support 2133
  • tea party obama
  • greg olsen puzzles
  • connecticut quarter error
  • bengals kids jersey
  • la ink upcoming episodes
  • greg olsen vikingsgreg olsen wife
  • hp support center
  • violins
  • stardust
  • chicago bears posters
  • chad ochocinco sisterchad ochocinco twitter
  • battleship 3d game
  • randy moss college
  • bengals undraftedbengals vs steelers
  • caffeine
  • olde
  • new england patriots 84
  • connecticut secretary of state
  • cola
  • mtv oddities
  • seaview
  • accessaries
  • bengals football
  • chicago bears training camp
  • chicago bears donation request
  • search 2.0
  • hp support chat
  • handles
  • amtrak
  • bea spells a lot
  • chicago bears 08 record
  • dist 91
  • bea exhibitors
  • chad ochocinco traded
  • bengals cheerleaders tryouts 2011
  • shoulder
  • hearings
  • connecticut post
  • connecticut 7 day weather forecast
  • la ink 3rd season
  • bea 2011 map
  • connecticut law tribune
  • tea party young people
  • vascular
  • tea party medicare
  • c span ii
  • chicago bears 4th phase
  • function
  • bea verdi
  • randy moss bio
  • la ink games online
  • battleship lexington
  • dis n dat band
  • bea oracle
  • tea party birthday
  • vince young football camp
  • chad ochocinco celebrationschad ochocinco dating
  • lightning
  • vince young wiki
  • vince young redskins
  • vince young rumors
  • zara phillips kids
  • mtv 30 years
  • search dog foundation
  • chad ochocinco 15
  • hp support 6500a plus
  • programmer
  • randy moss yahoo stats
  • bengals hard knocks episode 1
  • new england patriots needs
  • lily
  • randy moss football cards
  • search engines visibility
  • c span kozol
  • vince young to eagles
  • la ink corey
  • corrupt
  • virtue
  • trophies
  • operated
  • la ink youtube pixie
  • greg olsen mormon
  • every
  • hp support error 1005
  • vince young 2008
  • pure
  • search with image
  • mtv website
  • chicago bears number 17
  • bea 460 bosch
  • chad ochocinco to detroit
  • wonderful
  • bea test
  • search vim
  • rama
  • search comcast net
  • bengals 09 record
  • new england patriots rumors
  • damascus
  • search engines for jobs
  • hp support quick test pro
  • clasp
  • bea rims
  • new england patriots 65
  • new england patriots 3 4
  • chad ochocinco stats
  • partners
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • freida pinto jeansfreida pinto kissing
  • programing
  • hiker
  • search engines non tracking
  • search 990 filings
  • hp support assistant review
  • cspan streaming
  • bengals xxiii
  • chad ochocinco xpchad ochocinco youtube
  • vince young z
  • chad ochocinco and cheryl burke