‘Toplumsal realizm’ olarak etiketlenmiş yazılar

SANAT FELSEFESİ -2

Perşembe, 23 Temmuz 2009

 Berna Moran’a göre, çağdaş sanat felsefesinde 3 kuram var :

 1-Yansıtma kuramları.

 2-Anlatımcılık kuramı.

 3-Biçimcilik kuramı.

   

 Yansıtma kuramları; sanat felsefesinin ana kuramı. Sanat kavramıyla beraber çıkıp, en yaygın kuram.

     Yansıtma kuramı, iki devreden oluşmaktadır:

a)Rönesansın sonuna kadar (16.yy sonu) olan dönem.

b)150 yıl kadar karanlık bir dönemden sonra 18. yy sonlarından başlayıp 1950′lere kadar gelen devir.

İki devre arasındaki amaç aynı fakat gerçeği yorumlama / yansıtma şekli farklı.

    

  Yansıtma kuramının, Platon’dan Rönesansın sonuna kadar olan dönem de 3’e ayrılır:

  1.Grup; Platon’un başını çektiği “sanat, fenomen/görüngü dünyasını yansıtır”, görüşünü savunan grup.

     a) Realite, görünen dünyadır.

     b) Görünen dünyanın taklidi (mimesis).

     c) Taklit edilenle, açığa çıkan idea.

 2.Grup; sanatın ya geneli ya da özü yansıttığını ifade eden görüş. Bu görüşün de temsilciliğini; Aristoteles yapmaktadır.

    “Sanat eseri ya son derece genel olup herkesi ilgilendirecek ya da çok özel olup yine herkesi ilgilendirecek”.

    Sanatın özel ya da genel olması, alıcıyı da ilgilendirdiğinden ilk defa ‘sanat psikolojisi’, Aristoteles’le birlikte sanat felsefesine girmiştir.

    Aristoteles’e göre sanat; olanı değil, olabilir olanı yansıtır. Sanatçının, objesine bakıp taklit ettiği elma, gerçek değildir. Olanın aynen taklit edilmesi, mümkün değildir. Ancak taklit edilen ‘elma’ objesine en yakın olandır.

 3.Grup; neoklasikler; bunlara göre sanat, ne görüngü dünyasını ne geneli ne de özeli yansıtır. Sanat, ideali yansıtır. Sanat, insan tarafından simgelenen yüce, manevi değerleri, moralleri yansıtır.

   

  Platon; duyumları tahrik edeceğinden sanatı aforoz eder. Aristoteles, ‘hayır’ der; “ruhu eğitir, insana haz verir. Sanatın olandan çok olabilir olanı yansıtması daha fazla haz verir’ der.

  18.yy’lın sonlarına gelindiğinde aydınlanma çağı iyice oturmuştur. Kant’ın değimiyle “artık insan aklını kullanabilmektedir, kendine ve gücüne saygı duymaktadır”.

  

  Yansıtma kuramının ikinci kısmı da 3’e ayrılır:

 

 1-Batı realizmi; “sanat gerçeği yansıtır”. Gerçek, bizim aklımızdan çok duyularımıza gelendir. Sanatçı hiçbir yorum yapmaz, duyularına geleni olduğu gibi yansıtır. Batı realizmi, Rus realizminden bu yanıyla ayrılır.

     E. Zola, bu ekolün kurucusudur. Onun yanısıra H. Balzac.

  2-Rus realizmi; duyular ön planda ancak psişik durumlarda ön plandadır.

      Yargı var; ‘bu doğrudur, şu yanlıştır’ gibi. Bireyden çok toplum ön planda.

      Sanatçının en önemli görevi; eğitme. Belki bu amaçla yargı ortaya çıkıyor.

      Örnekler; Tolstoy, Gorki..

  3-Toplumsal realizm; 1930′lu yıllardan günümüze kadar olan. Babası; Lukacs.

     

      Gerçeğin iki öğesi var:

      a) Toplum, b) Eleştirel bakış.

      “Sanat ancak, toplumsal olursa sanattır”. Açlığı değil, insanların neden aç olduğunu yansıtmak önemli. Lukacs’a göre, toplumsal realizmin en iyi uygulanacağı ülkeler, sosyalist ülkelerdir.

     

      Yansıtma kuramlarının hepsinde sanatın işlevi; eğitmesidir. Yansıtma kuramlarının bir diğer özelliği; sanat eserinin ön plana alınması.

    

   Eleştirel açıdan baktığımızda:

   

  (1)Tarihi eleştiri; yansıtılan gerçek olaylar, olduğu gibi alınır. İster yorum yapılsın veya yapılmasın aynı şey ;(2)Sosyolojik eleştiri için de geçerlidir.

  Son çağdaş eleştiri de(3) Marxist eleştiri; “eser toplumsalsa iyidir, değilse kötüdür”.

 

  Lukacs; “toplumsal eserse iyidir ama her toplumsal eser de iyi değildir”.

  Fischer; “bazı toplumsal eserler iyidir ve bazı toplumsal olmayan eserler de iyidir”. Örneğin Camus’nün, ‘Yabancı’sı gibi.

 

  Anlatımcılık Kuramları:

 

  Bunlar da 3 gruba ayrılır:

1-Romantizm (duyumların ön plana çıkması);Veron’a göre, eser önemli değil, aslolan sanatçıdır. Esas olan gerçeğin dışındaki duygusallıktır. Sanatçı; alıcıyı, devleti düşünmez. Bu dönemdeki espri “sanat, sanat içindir”. Sanatçı, sanatı nasıl anlıyorsa öyle ortaya koyar. Kafadaki bir kurgu bile yeter diyorlar.

2-Sanatı, ‘yaratma’ olarak alan anlatımcılar; bunların en ünlüleri İngiliz Collingwood, İtalyan B. Croce ve Fransız; Ducosse.

  Bunların savına göre anlatım, bir adlandırma değildir. Yaratılan şeyin adı yoktur. Burada sanatçı, senin benim bilmediğim birşeyi yansıtır. Adını sen koyarsın. Bir başkası, başka bir ad koyar.

  İkinci önemli özellik; yaratma, sanat eserinin doğmasından önce yoktur.

 

      B. Croce’de Sanat :

 

  Croce’ye göre, anlatma işi başlamadan herhangi bir duyu yoktur. Duyu anlatılmaya başlanıldığı andan itibaren ortaya çıkar, somutlaşır.

  Üçüncü özellik; yine Croce’ye göre anlatım, anlatıcının bir ihtiyacını karşılamak için anlatım.

 Yine Croce’ye göre sanat; yaratıcı imgelemle ortaya çıkar. Ama bu yaratıcılık akıl yoluyla değil, sezgi yoluyla (sezgisel imgelem). Sezgisel imgelem ne kadar tikel olursa, o sanat eseridir. Tamamen kendine özgü olacak ve sanatsal bir anlatım olacak.

   

 

    Croce’ye göre sanatın oluşumu:

 

  1-Tarihsellik; belli bir oluşum haline gelinceye kadar geçen süreç.

  2-Gözlemcilik; bu oluşum sürecinin adım adım izlenmesi. Croce bu görüşüyle, sanatta metafiziğin olmadığını göstermeye çalışır. Ona göre, tüm sanat insan tarafından  bir oluşumla var. Oluşum, insan ruhunun sonsuzluğunda meydana gelen çatışmalar, anlaşmazlıklar…durumunda görülen bir hal. Her şey insan ömrü boyunca oluşur. Oldu-bitti diye bir şey yoktur. Sanatın reel olması ancak ömrün bitmesi ile olur. Küçük çatışmalar, kaygılar…sonucunda gerçek açığa çıkıyor.

 

 Gerçeğin 2 öğesi:

 

 1-Oluşum sürecinden sonra tamamlanması.

 2-Bir ifade şeklinde görülmesi, söylenmesi. Kaygıyı içimizde çözümlediğimiz an sanat gerçekleşir. Bu oluşum aşamasında insanın hayatı son bulur.

 Croce’ye insanın yaşamının somutlaşması; insanın sonsuz oluşum anında küçük küçük şeyleri gerçekleştirmesi ile somutlaşır.

 

  Croce’ye göre iki bilgi türü vardır:

 

 1-Ruhun akıl tarafından gelen; ‘mantıksal bilgi’.

 2-Sezgi yanından gelen; ‘sezgisel bilgi’.

 

 Mantıksal bilgi; izlenebilir, tekrarlanabilir olgulardan türer. Bu bilgi evrenseldir.

 Sezgisel bilgi; bireyseldir. Croce, bu bilginin eyleme dönüşmesine, ‘sanat’ diyor.

Croce’de imgelem yetmiyor, gerçekleşmesi lazım. Sanat eserinin biçim ve öz olmak üzere iki öğesi vardır. Sanat özünden soyutlandığında ortadan kalkar.

 

  Collingwood’a göre ise yaratıcının duyguları önemli ancak bu duygular psişiktir. Akılsal duyumculuk, sanat değildir. Sanatçı, psişik duygularını önce kendi anlar sonra anlatır.

 

 3-Aktarmacı anlatımcılık; sanatçının yanı sıra alıcıya da önem veren bir yaklaşım. Sanat eserini, alan yoksa o sanat eseri de yoktur. Alıcı olmazsa ne sanat olur ne anlatım.

   Anlatım + Eser + Anlatım + Alıcı

 Daha bir gerçekçiliğe doğru gidiyor ama yine sanatçı ön planda.

 

                                               

  Duygusal Etki kuramı:

 

 Bu kuramda, anlatıcının duygusu yerine alıcının duygusuna yer verilmektedir.

 

   Bu kuram da kendi içinde 3’e ayrılmaktadır:

 

 1-Hedonist yaklaşımlar; sanatı zevk veren bir meta olarak görürler. Sanatı sanat yapan, zevk yaratmasıdır. Zevki, hazdan daha genel ve etkili olarak görüyorlar. Zevk yaratması ve bunun sonucunda eyleme dönüşmesi ile sanat ortaya çıkıyor.

 2-Estetik yaşantı kuramı; bunlara göre bir estetik esere yaklaşırken elimizdeki yegane silah; estetik yargıdır.

 Sanat, keyif verdiği an fonksiyoneldir. Estetik yaşantı; o keyif anı. O keyif anını yakaladığın an, o sanat eseridir, eğiticidir, yönlendiricidir.

 

 3-Richart kuramları; iki grupta incelemek mümkün:

    a)Nesnelci değer kuramı; sanatsal nesneyi esas alır. Sanat eserinden alıcıya gider.

    b)Öznelci değer kuramı; alıcıdan sanat eserine gider.

 

 Nesnelci kurama göre sanat, sanat eserinin kendi içinde vardır ve onun bazı niteliklerinden oluşur.

 Richart’a göre, Croce hatalıdır. Çünkü, güzelin analizi yapılamaz ve sezgisel akılla da savunulamaz. Güzellik, eserde varsa vardır.

 Richart’ın ‘öznelci değer’ kuramı, Santayana’nın  geliştirdiği kurama dayanır; “güzellik nesneye yansıtılmış bir zevktir. Güzellik nesneden gelmez, öznenin atfettiği bir değerdir. Güzelliği ona veren de alan da alıcıdır. Güzellik tamamen psikolojiktir. Bir duygudur. Sanat eserinin buna göre görevi; alıcıda bulunan güzellik duygusunu uyarmak. Sanatın sadece uyarıcı görevi vardır”.

 

 Richart’a göre, sanat eserinin 4 özelliği vardır:

 

 1-Estetik öz,  2-Estetik biçim,  3-Estetik algılama,  4-Estetik ifade

Ancak bu dört öğenin analizi yapılamaz. Güzelin özü tanımlanamaz.

                                  ———

 

 Felsefi değerlendirmeler 3 yolla yapılabilir :

 

 1-En genel anlamı ile ‘izmler’ aracılığı ile yapılabilir.

 2-Ontolojik buluşla,

 3-Sanat kuramlarıyla yapılır.

 

 Eleştiri kuramlarından sonuncusu; ‘biçimcilik’:

 

 Bunlar sanat eserinin, biçim ve özden oluştuğunu söylüyorlar. Diğer kuramların hiçbiri bunları reddetmez.

 Biçimcilerin en büyük özelliği; güzelliğin estetik objede olduğunu söylüyorlar. Biçimcilerde gerçeği yansıtmak önemli değil. Burada bakılan felsefi ideadır. Biçimcilere göre estetik objedeki, estetik değer alıcı tarafından alındığında, estetik bir yaşantı içine giriliyor. Estetik değerini taşıyan, sanat eserini anlayana bir mesajdır.

 

 Yansıtma kuramlarında ağırlık verilen; sanat eseri.

 Anlatımcılık kuramında; sanatçı.

 Duygusal etki kuramında; alıcı.

 Biçimcilik kuramında; sanat eseri.

 

 T. Mengüşoğlu’nda ’sanat’ :

 

 Sanatta ölçüt aramak boşunadır. Sanata, izmler açısından yaklaşmak da sakıncalıdır. Yapmamız gereken; birçok sanat eseri var, bu sanat eserlerine bakıp sorular sormak.

 İnsan için sanatın anlamı nedir? İnsanlar, sanatla neyi gerçekleştirmek istiyorlar? Sanat bir tür bilgi midir? Yoksa boş bir fanteziden başka bir şey değil midir?

 Mengüşoğlu’na göre, sanat eserine böyle yaklaşılır. Ona göre sanat eserlerinde ölçüt, hiç kuşkusuz ‘hoşa gitme’ değildir. Ölçüt, sanat eserlerinde anlatılmak istenen ne? Konu yine insanın hayatı, kendisidir.


  • watt
  • liverpool
  • freida pinto zac posen
  • c span yesterdayc span zelaya
  • connecticut department of labor
  • search in vi
  • potter
  • hp support helpline
  • new england patriots 1996 roster
  • new england patriots wiki
  • search tumblr
  • cessna
  • mongoose
  • connecticut limo
  • search engines and flash
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • vince young jay cutler
  • new england patriots 4
  • fastest
  • cspan hosts
  • mtv music awards
  • battleship ipad
  • bengals 80's
  • la ink price list
  • gypsy
  • vince young uncle rico
  • chad ochocinco yesterday
  • bcbg
  • hp support 6310hp support 7200
  • franchise
  • advise
  • freida pinto dev
  • c span youtube obama
  • dis tester
  • melanie
  • connecticut 104.1
  • bangles eternal flame mp3bengals forum
  • hp support 6930p
  • johanson
  • cspan question timecspan radio
  • chicago bears 96
  • bengals 09
  • hp support englandhp support forum
  • bengals forum
  • search engines of the world
  • la ink ink
  • tea party zombies download
  • bea binene
  • new england patriots kim kardashian
  • cricut
  • mtv true life
  • connecticut renaissance faire
  • battleship aurora
  • disconnect
  • bea input output
  • sensei
  • miata
  • battleship aurora
  • chicago bears tattoos
  • search 78search 800 numbers
  • la ink 03x05
  • search 3 bodybuilding other index
  • randy moss wallpaper
  • growing
  • cellphones
  • bea goldfishberg
  • chad ochocinco quotes video
  • closed
  • okidata
  • zara phillips royal wedding picture
  • hp support 2133
  • tea party obama
  • greg olsen puzzles
  • connecticut quarter error
  • bengals kids jersey
  • la ink upcoming episodes
  • greg olsen vikingsgreg olsen wife
  • hp support center
  • violins
  • stardust
  • chicago bears posters
  • chad ochocinco sisterchad ochocinco twitter
  • battleship 3d game
  • randy moss college
  • bengals undraftedbengals vs steelers
  • caffeine
  • olde
  • new england patriots 84
  • connecticut secretary of state
  • cola
  • mtv oddities
  • seaview
  • accessaries
  • bengals football
  • chicago bears training camp
  • chicago bears donation request
  • search 2.0
  • hp support chat
  • handles
  • amtrak
  • bea spells a lot
  • chicago bears 08 record
  • dist 91
  • bea exhibitors
  • chad ochocinco traded
  • bengals cheerleaders tryouts 2011
  • shoulder
  • hearings
  • connecticut post
  • connecticut 7 day weather forecast
  • la ink 3rd season
  • bea 2011 map
  • connecticut law tribune
  • tea party young people
  • vascular
  • tea party medicare
  • c span ii
  • chicago bears 4th phase
  • function
  • bea verdi
  • randy moss bio
  • la ink games online
  • battleship lexington
  • dis n dat band
  • bea oracle
  • tea party birthday
  • vince young football camp
  • chad ochocinco celebrationschad ochocinco dating
  • lightning
  • vince young wiki
  • vince young redskins
  • vince young rumors
  • zara phillips kids
  • mtv 30 years
  • search dog foundation
  • chad ochocinco 15
  • hp support 6500a plus
  • programmer
  • randy moss yahoo stats
  • bengals hard knocks episode 1
  • new england patriots needs
  • lily
  • randy moss football cards
  • search engines visibility
  • c span kozol
  • vince young to eagles
  • la ink corey
  • corrupt
  • virtue
  • trophies
  • operated
  • la ink youtube pixie
  • greg olsen mormon
  • every
  • hp support error 1005
  • vince young 2008
  • pure
  • search with image
  • mtv website
  • chicago bears number 17
  • bea 460 bosch
  • chad ochocinco to detroit
  • wonderful
  • bea test
  • search vim
  • rama
  • search comcast net
  • bengals 09 record
  • new england patriots rumors
  • damascus
  • search engines for jobs
  • hp support quick test pro
  • clasp
  • bea rims
  • new england patriots 65
  • new england patriots 3 4
  • chad ochocinco stats
  • partners
  • 4pm cspancspan area 51cspan 90.1
  • freida pinto jeansfreida pinto kissing
  • programing
  • hiker
  • search engines non tracking
  • search 990 filings
  • hp support assistant review
  • cspan streaming
  • bengals xxiii
  • chad ochocinco xpchad ochocinco youtube
  • vince young z
  • chad ochocinco and cheryl burke